Gazeteci Ercüment Akdeniz beraat etti
HDK soruşturması kapsamında tutuklanan ve 8 ay cezaevinde kalmasının ardından tahliye edilen gazeteci Ercüment Akdeniz, davanın bugün görülen dördüncü duruşmasında beraat etti.
GAZETE PENCERE - Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 22 Şubat 2025'te tutuklanan ve 243 gün hapsedilen gazeteci Ercüment Akdeniz, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dördüncü kez hakim karşısına çıktı.
10 Şubat’taki üçüncü duruşmada, Akdeniz’in yurtdışı çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyayı savcılığa göndermişti. Savcılık celse arasında mütalaasını sundu. Mütalaada, Akdeniz’in “örgüt üyeliği”nden cezalandırılması talep edildi.
Duruşmada, Ercüment Akdeniz ve avukatları, basın meslek örgütleriyle gazeteciler hazır bulundu.
“ÇOK TUHAF BİR YARGILAMAYLA KARŞI KARŞIYAYIM”
Medyascope’tan Furkan Karabay’ın haberine göre Ercüment Akdeniz, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulundu. “Çok tuhaf bir yargılamayla karşı karşıyayım” diyen Akdeniz, devletin en üst katında dahi HDK’nın bir suç olarak görülmediğine dikkat çekti.
HDK’nin örgüt olduğuna dair Yargıtay kararı olmadığını söyleyen Akdeniz, “Ayrıca ben HDK’de yokum, burada bir görevim de yok. Ben Kürt sorunun barışçıl çözümünün yanındayım. Barış çabalarının kriminalize edilmesini doğru bulmuyorum” dedi.
“Bu yargılama Emek Partisi yargılamasına dönüştü” diyen Akdeniz, “İddia makamı yeni bir suç üretmiştir. Bu mütalaaya baktığınız zaman her Emek Partisi faaliyetini, yani Emek Partisi’nin her faaliyetini HDK’nin faaliyeti gibi saymış. Öyle yargılama olur mu? Olmaz. Kanaatimce olmaz” diye belirtti.
Akdeniz devamında şunları söyledi:
“Suçlamaların ne kadar yersiz, ne kadar isabetsiz olduğunu bence mütalaa metni de biliyor. Bu ruh hissedebiliyor. Bu yüzden torbanın içine Gezi’den de bir şeyler kalsın, mahkeme heyeti üzerinde bir algı oluşturalım diye düşünüldü. Bir de Gezi döneminde o alanda bir televizyona yönelik orada da gazetecilik kapsamında bulunuyordum. Gazetecilik suç değildir. Bunu her yerde dile getiriyorum, dile getiriyoruz.
Benim bir siyasi partide başkanlık yapmış olmam mı suç, benim gazeteci olmam mı suç? Bunu düşünüyorum herhalde. Yani toplumun önünde bir siyasi parti başkanlığı yapmış bir gazeteci insan, böyle asılsız, mesnetsiz suçlamalarla ceza alırsa insanlar siyasetten soğuyacak, belki siyasette daha ileri gitmeyecek, başkan olamayacak. İletişim fakültesindeki genç arkadaşlarımız gazetecilik yapmaktan korkacak. Bu ülkenin demokrasisi için ciddi bir durumdur. Hepimizin çocukları için hukukun üstün olduğu bir düzende yaşamak gerekiyor.”
NE OLMUŞTU?
İstanbul başsavcılığı tarafından yürütülen HDK soruşturması kapsamında 50 kişi 18 Şubat 2025’te gözaltına alınmıştı.
DBP, DEM Parti, Devrimci Parti, EMEP, ESP, HDK, SYKP, Yeşil Sol Parti üyesi çok sayıda kişi Vatan Emniyet’e götürülmüştü.
21 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’ne getirilen Atila Özdoğan, Ece Yıldız Karabacak, Özlem Feza Sezer Bayram, Yakup Kadri Karabacak, Aynur Cengiz, Ayşe Bengi Çelik, Dilek Posl, Erkin Barın Göylüler, Kardelen Taş, Melek Kızılcaok, Şengül Erdoğan, Elif Akgül, İlknur Melengeç, Mehmet Saltoğlu, Ayşe Panuş, Ercüment Akdeniz, İbrahim Halit Elçi, Tarık Yıldız, Zeyfu Fakir, Alya Akkuş, Esengül Demir, Melih Kayhan Pala, Osman Zorba, Pınar Aydınlar, Saime Oğuzhan, Sema Barbaros Durmuş, Semiha Şahin, Ahmet Saymadi, Berfin Azdal ve Emrecan Bayram tutuklanmıştı.
Savcılık, Akdeniz ve gözaltına alınan diğer kişilerin “HDK yapılanması içinde İstanbul’da faaliyet gösterdiğini” iddia etmişti.
Kaynak:Haber Merkezi