Gazeteci Selahattin Günday: 'Şüpheli ölüm' olarak yazan ilk gazeteciyim

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci Selahattin Günday ifade verdi. Günday, "Kazinoğlu'nun ölümünü şüpheli ölüm olarak basına yansıtan ilk gazeteciyim" dedi.

Gazeteci Selahattin Günday: 'Şüpheli ölüm' olarak yazan ilk gazeteciyim

GAZETE PENCERE - Gazeteci Selahattin Günday, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Günday ifadesinde dikkat çeken ifadeler kullandı.

Kazinoğlu'nun ölümünü basına şüpheli ölüm olarak duyuran ilk kişi olduğunu söyleyen Günday, "Gazetecilik dışında başka bir amacım olamaz" dedi.

'ELBİSELİ KİŞİLER PROTOKOL KAPISINDAN İÇERİ GİRDİ'

“Ben 2002 yılından bu yana basın sektöründe çeşitli birimlerinde çalıştım. Yaklaşık 7-8 aydır çalışmıyorum. Bana sormuş olduğunuz soruyu anladım. Ben Kaşif KOZİNOĞLU' nun adliyeye geldiği gün Kameraman arkadaşım İdris TİFTİKÇİ ile birlikte adliye de görevliydik. O tarihte basında Oda Tv Soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında bazı devlet görevlileri Özel Yetkili Savcılığa ifade vermek için Beşiktaş' da bulunan adliyeye geliyordu.

Biz de bu soruşturmayı adliye muhabiri olarak adliye önünde haber yapmak için yakından takip ediyorduk. Kaşif Bey adliyeye geldiğinde elliyi aşkın haberci adliyenin protokol kapısı önünde bekliyorduk. Bir grup gazetecide duruşma salonlarına (üniversite tarafi) girilen alt kapı önünde bekliyordu. Bu soruşturma kapsamında MIT görevlisi Kaşif KOZİNOĞLU' nun ifade vermek için adliyeye geleceği basında haber olarak yer almıştı.

Adliyeye geleceği saati bilmediğimiz için beklemeye başladık. Ayrıca Kaşif Bey'in eşkalini ben ve
Kameraman arkadaşım İdris bilmiyorduk. Adliyeye giriş yapan herkesi orada bulunan tüm gazeteciler ile
birlikte biz de kayda alıyorduk. Protokol girişine camları koyu filmli bilmediğimiz bir ya da iki araç giriş
yaptı. Araçların içinden takım elbiseli üç dört kişi inerek hızla protokol kapısından adliyeye girdi. Burada
bulunan bütün gazeteciler bu girişi kayda aldı. Ancak İdris TIFTIKCI nin görüntü alıp alamadığını
hatırlamıyorum. Ben hemen haber merkezini arayarak içeri iki araç girdiğini ve araçtan inenleri kayda
aldığımızı ancak Kaşif KOZİNOĞLU' nun adliyeye giren bu kişilerin içerisinde olup olmadığını
tanıyamadığımı ilettim. Bu esnada benim olmadığım arka kapıda bır koşuşturma bılgisi geldi. Bız protokol gırışınde bulunan tüm gazeteciler olarak arka kapıya hızla koşarak gittık.

'ARACA BİNİP UZAKŞTILAR'

Ben uzun boylu, pardösülü, kır saçlı bir şahsın bindiğini arka tarafından gördüm/S ira orada bulunan muhabirlere ne olduğunu ve araca binenin kim olduğunu sordum. Onlarda bana "iki kişinin adliyenin arka kapısına geldiğini girişte bariyerli olan dar bir koridordan yürüyerek adliyeye girmek istediğini burada bulunan adliye polisi tarafindan "Kimsiniz" diyerek durdurulduklarını bu esnada burada bulunan gazetecilerin dikkatini çektiğini ve konuşmaya kulak kabartarak biraz daha yanlarına yaklaştıklarını polise adliyeye gelen kişilerin savcılıkla görüşeceğiz gibi sözler söylemesi üzerine gazeteciler Kaşif KOZİNOĞLU olabilir diye çekim yapmaya başladıklarını hatta gazetecilerinde "Kaşif Bey" diye seslenmesi üzerine tedirgin bir şekilde koşar vaziyette araca binip uzaklaştıklarını" söylediler.

'TUTUKLANDIĞI İÇİN GÖRÜNTÜLENEMEDİ'

Daha sonra biz de görüntüyü çekemedik diye üzüldük. Ben tekrar protokol kapısı önünde bulunan
bölgeye gazeteciler ile birlikte döndük. Beklemeye devam ettik. Hatırladığım kadarıyla 10-15 dk içerisinde protokol kapısına bir araç giriş yaparken bazı gazetecilerin "Aaa.. tekrar geldi" dediklerini duydum. Elime telefonumu aldım ve merkeze hızla bilgi verdim o esnada Kaşif KOZİNOGLU olduğunu sonradan anladığım kişi araçtan inerek sakin bir şekilde yürüyerek protokol girişinden adliyeye girdi ve bu protokol girişinden olan görüntüyü kameraman İdris TİFTİKCİ kayda aldı. Hatta o görüntüde siyah Adidas logolu bereyi takan benim ve yanımdakiler de benim gibi gazetecilerdir. Sonra da Kaşif KOZİNOĞLU aynı gün tutuklandığı için bir daha görüntülenemedi. Protokol kapısında çekilen İdris' in çektiği görüntüyü merkeze ulaştırdık ve son dakika bilgisi olarak haberleştirildi. Ancak merkeze gönderdiğimiz görüntü arka taraftan giriş yapılan görüntü değil diye hatırlıyorum. Ancak ben Kaşif

KOZİNOĞLU'nun adliyeye geldiğini haber merkezine bildirdim. Haber merkezi de orada arka kapısı görüntüsünü kayda alan diğer haber ajanslarından veya biz arka kapıda çekim yapan diğer gazetecilerden bu görüntüyü alıp haberleştirmiş olabiliriz ancak ben bu hususu tam olarak
hatırlamıyorum. Bahse konu kaydı ben almadım. İdris'in alıp almadığını bilmiyorum.

'ŞÜPHELİ ÖLÜM OLABİLECEĞİNİ BASINA YANSITAN İLK GAZETECİYİM'

Kaşif KOZİNOĞLU'nun adliye girişi ile ilgili adliye içerisinde kimseden bilgi almadım. Bana sormuş olduğunuz Fikret SEÇEN isimli eski Cumhuriyet Savcısını o dönem Ergenekon soruşturması savcılarından biri olarak bilirim. Bunun dışında kendisiyle ilgili diyaloğum yoktur. Hatta Kaşif KOZİNOĞLU' nun ölümüyle ilgili genel olarak basında doğal ölüm, kalp krizi haberleri yapılırken ben şüpheli ölüm olabileceğini Avukatı Hüseyin Derin YARSUVAT ile yaptığım röportajlarla basına yansıtan ilk gazeteciyim. Buna ilişkin toplam 12 sayfadan oluşan 21 Kasım 2011, 22 Kasım 2011 ve 12 Aralık 2011 tarihlerinde yapmış olduğum haberleri dosyaya eklenmek üzere ifademin ekine sunuyorum. Gazetecilik etiğine sıkı sıkı bağlı birisiyim. Gazetecilik dışında başka bir amacım olamaz. Tüm bildiklerim bundan ibarettir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Görüntüleri ben çekmedim."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar