Gisèle Pelicot’nun dünyayı sarsan tecavüz davası kitap oldu
Fransa’da ülke tarihinin en büyük toplu tecavüz davası olarak anılan on yılı aşkın süre boyunca kocası Dominique Pelicot tarafından uyuşturularak bayıltılan ve onlarca erkeğin tecavüzüne uğrayan Gisèle Pelicot’ nun yaşadıklarını kitap haline getirdi.
GAZETE PENCERE - Eşi tarafından yıllarca sistematik istismara uğratılan Gisèle Pelicot’nun yaşadıklarını anlattığı Yaşama Övgü: Utanç Taraf Değiştirmeli, 17 Şubat’ta Türkiye’de yayımlanacak. Fransa’da açılan davayla tüm dünyada yankı uyandıran Gisèle Pelicot’nun yaşadıklarını anlattığı kitabı Yaşama Övgü: Utanç Taraf Değiştirmeli, Everest Yayınları tarafından 17 Şubat 2026’da Türkiye’de yayımlanacak. Kitap, dünya ile aynı anda Türkçe olarak okurla buluşacak.
Pelicot’nun anlatısı, yalnızca kişisel bir travmanın kaydı değil, uzun yıllar boyunca mahremiyet perdesi arkasında sürdürülen sistematik şiddetin görünür hale gelmesine katkı sunan bir tanıklık olarak değerlendiriliyor.
DURUŞMALARIN KAPALI YAPILMASINI REDDETTİ
Gisèle Pelicot, 2020 yılında, yaklaşık elli yıldır evli olduğu eşinin kendisini yıllarca ilaçlarla uyutarak farklı erkeklerin istismarına maruz bıraktığını öğrendi. Fransız yasalarının mağdurlara tanıdığı kapalı duruşma hakkını kullanmak yerine, davanın kamuya açık görülmesini talep etti.
Bu karar, davayı yalnızca hukuki bir süreç olmaktan çıkarıp, toplumsal bir yüzleşmeye dönüştürdü. Pelicot, kitabında yaşadıklarını anlatırken, “Utanç taraf değiştirmeli” diyerek, mağdurların değil faillerin yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor.
“SIRADAN” GÖRÜNEN FAİLLERLE YÜZLEŞME
Kitapta dikkat çeken unsurlardan biri de istismara karışan kişilerin toplumun dışına itilmiş figürler değil, gündelik yaşamın içindeki erkekler olması. Pelicot, yaşadıklarını anlatırken şiddetin yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda toplumsal bir sessizlik ve koruma mekanizması içinde mümkün hale geldiğini tartışmaya açıyor.

BİR HAYATTA KALMA VE DİRENME HİKÂYESİ
Yaşama Övgü: Utanç Taraf Değiştirmeli, yalnızca yaşanan istismarın anlatımıyla sınırlı kalmıyor. Pelicot, çocukluğundan evliliğine, ihanetin ortaya çıkışından dava sürecine kadar yaşadığı kırılmaları ve yeniden ayağa kalkma sürecini de aktarıyor.
Kitap, bir mağduriyet anlatısından çok, sessiz kalmayı reddeden bir kadının tanıklığı olarak öne çıkıyor. Pelicot’nun hikâyesi, yalnızca kişisel bir mücadele değil, aynı zamanda kadınlara yönelik şiddetin görünür kılınması açısından da önemli bir metin olarak değerlendiriliyor.
Kaynak:Haber Merkezi