GÜNDEMAR'dan anket eleştirisine yanıt: Verilerimiz 'iyimser bir modelleme' değil seçmen eğilimi olarak okunmalı

Veri analisti Murat Kızılboğa, GÜNDEMAR Araştırma şirketinin Nisan ayı genel seçim anketini eleştirdi. GÜNDEMAR Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Bolat da eleştirilere yanıt verdi.

GÜNDEMAR'dan anket eleştirisine yanıt: Verilerimiz 'iyimser bir modelleme' değil seçmen eğilimi olarak okunmalı

GAZETE PENCERE - Veri analisti Murat Kızılboğa, GÜNDEMAR Araştırma şirketinin Nisan ayında yaptığı genel seçim anketini eleştirdi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kızılboğa, "GÜNDEMAR Araştırma’nın Nisan 2026 tablosu, CHP’yi yüzde 36,10 ile yerel seçimlerdeki tavan puanının bile üzerine taşımış. Ancak veri analitiği, tek bir partinin yükselişine değil, o yükselişin diğer partiler üzerindeki maliyetine bakar. Burada ise maliyeti üstlenen kimse yok gibi görünüyor" dedi.

"TABLO TEKNİK BİR AÇMAZA İŞARET EDİYOR"

"CHP bu denli rekor bir seviyeye ulaşıyorsa, oy geçişkenliğinin en yoğun olduğu DEM Parti, İYİ Parti, Zafer Partisi ve TİP gibi yapılarda bir eksilme görmemiz gerekir" diyen Kızılboğa, "Oysa bu partilerin hepsi kendi oylarını korumakla kalmamış, yerel seçim performanslarının da üzerine çıkmış" ifadelerini kullandı.

Sadece AK Parti'nin oy kaybettiği varsayımının yeterli olmayacağını belirten Murat Kızılboğa, şunları söyledi:

"Bu tablo teknik bir çıkmazı işaret ediyor. Hem ana muhalefetin tarihi bir sıçrama yapması hem de ona oy kaptırması beklenen tüm partilerin aynı anda büyümesi, sahanın doğal akışıyla örtüşmüyor. Matematiksel olarak, pastadaki paylar büyürken pastanın kendisinin sabit kalması mümkün değildir. Denklemde sadece AK Parti’nin puan kaybettiği varsayımıyla bu tabloyu açıklamak yetersiz kalıyor."

"FAZLA İYİMSER BİR MODELLEMEYE DAYANDIĞINI SÖYLEYEBİLİRİZ"

"Eğer iktidardan kopan her puan, CHP, Anahtar Parti ve Zafer Partisi arasında pay ediliyorsa, bu durum seçmenin bir akış içinde değil, adeta rastgele bir saçılma içinde olduğunu varsayar ki bu da siyasi gerçeklikle çelişir.

Gündemar’ın sunduğu rakamlar, partiler arası etkileşimi ve geçiş maliyetlerini hesaba katmayan, her yapıya cömertçe pay dağıtılmış bir projeksiyonu andırıyor. Bir veri seti, bir tarafı zirveye taşırken diğer havuzları eksiltmiyorsa, o verinin rasyonel bir zeminden ziyade, fazla iyimser bir modellemeye dayandığını söyleyebiliriz."

TAMER BOLAT: ÇALIŞMA BİR PROJEKSİYON DEĞİL

GÜNDEMAR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Bolat da sosyal medya hesabından Murat Kızılboğa'nın eleştirilerine yanıt verdi.

Bolat, "Öncelikle belirtmek gerekir ki GÜNDEMAR’ın Nisan 2026 araştırması bir 'projeksiyon' değildir. Araştırma, 23-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 2 bin 250 kişiyle, 60 ilde gerçekleştirilmiş bir kamuoyu ölçümüdür. Veriler CATI ve CAWI yöntemleriyle toplanmış; araştırma yüzde 95 güven düzeyinde ±2,07 hata payı ile yürütülmüştür. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, partilere 'pay dağıtılan' bir modelleme değil; belirli bir soru formuna verilen yanıtların sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri çerçevesinde analiz edilmesidir" dedi.

"YEREL SEÇİMLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİNDE SEÇMEN DAVRANIŞI FARKLI OLUR"

Katılımcılara "Bu pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?" sorusunun yöneltildiğini hatırlatan Bolat, "Dolayısıyla bu sorunun doğal referans noktası 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri değil, 14 Mayıs 2023 Milletvekili Genel Seçimleridir. Yerel seçimler; aday profili, belediye hizmet algısı, yerel ittifaklar, protesto davranışı ve şehir bazlı dinamikler nedeniyle genel seçimlerden farklı bir seçmen davranışı üretir" ifadelerini kullandı.

"BİR TARAF YÜKSELİRKEN DİĞER HAVUZLAR EKSİLMİYOR DEĞERLENDİRMESİ GEÇERLİ DEĞİL"

Seçmenin CHP'ye yönelmesiyle diğer partilerde oy kaybı olduğunu söyleyen Tamer Bolat, şöyle devam etti:

"2023 milletvekili seçimleri referans alındığında tablo daha doğru okunmaktadır. Nisan 2026 bulgularında CHP’nin oy oranı artarken; AK Parti, MHP, İYİ Parti, DEM Parti, YRP, TİP ve Diğer kategorilerinde gerileme görülmektedir. Dolayısıyla 'bir taraf yükselirken diğer havuzlar eksilmiyor' değerlendirmesi, doğru referans noktası kullanıldığında geçerli değildir."

"CHP'YE YÖNELİM YALNIZCA AK PARTİ'DEN DEĞİL"

"Toplam oy oranları partilerin araştırma anındaki düzeyini gösterir; ancak seçmenin hangi partiden hangi partiye yöneldiğini tek başına göstermez. Bunun için çapraz tabloların incelenmesi gerekir.

Nisan 2026 verilerimizde 2023’te AK Parti’ye oy veren katılımcıların önemli bir bölümü yeniden AK Parti’ye oy verme eğilimini korurken, bir kısmı CHP’ye ve diğer partilere yönelmektedir. Benzer biçimde CHP seçmeninde yüksek bir konsolidasyon görülmektedir. CHP’ye yönelim yalnızca AK Parti’den değil; MHP, İYİ Parti, TİP ve Diğer seçmen kümelerinden de farklı düzeylerde gelmektedir.

Bu tablo, rastgele bir saçılmadan çok, seçmen sadakati ile partiler arası sınırlı ama anlamlı geçişlerin birlikte işlediği bir siyasal hareketliliğe işaret etmektedir."

"AĞIRLIKLANDIRMA KEYFİ BİR İŞLEM DEĞİL"

"Yöntem açısından ağırlıklandırma konusunun da doğru anlaşılması gerekir. Ağırlıklandırma, herhangi bir partinin oy oranını artırmak ya da azaltmak için yapılan keyfi bir işlem değildir. Araştırmalarda ağırlıklandırma, saha örneklemini araştırma evrenine daha uygun hale getirmek için kullanılan standart bir istatistiksel prosedürdür.

GÜNDEMAR araştırmalarında ağırlıklandırma yapılırken TÜİK’in ADNKS ait NUTS1 bölge dağılımı, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve 2023 genel seçim oy verme davranışı dikkate alınmaktadır. Amaç, örneklemdeki temsil sapmalarını azaltmak ve verinin Türkiye seçmen evrenini daha sağlıklı yansıtmasını sağlamaktır."

"TARTIŞMANIN KATKI SAĞLAYACAĞINA İNANIYORUZ"

"Kamuoyu araştırmaları elbette tartışmaya açıktır. Sosyal bilimlerde hiçbir ölçüm hatasız değildir. Önemli olan; araştırmanın örneklemini, saha tarihini, hata payını, ağırlıklandırma ölçütlerini ve kullanılan referansları açık biçimde paylaşmaktır. GÜNDEMAR olarak raporlarımızda bu bilgileri düzenli biçimde sunuyoruz.

Sonuç olarak, Nisan 2026 verilerimiz 'fazla iyimser bir modelleme' ya da 'partilere pay dağıtımı' olarak değil; belirli bir tarihte, belirli bir soru üzerinden ölçülen seçmen eğilimi olarak okunmalıdır. Sağlıklı bir değerlendirme için önce sorunun hangi seçim türüne ilişkin olduğu, hangi referans noktasının kullanılacağı ve geçişlerin hangi tablolar üzerinden yorumlanacağı netleştirilmelidir. Bu tartışmaların kamuoyu araştırmalarının daha doğru anlaşılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar