İBB davası, 53. gününde
İBB Davası’nın 53’üncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti; tutuklu sanıklar Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Ahmet Güldü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu, Halit Burak Atalan hakkında tahliye kararı verdi
GAZETE PENCERE - Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 53. gününde devam ediyor.
Bugün İBB’nin tutuklu İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in yarın kalan savunması devam edecek. Ardından sorgusu yapılacak ve avukatlarının savunmasına geçilecek. Daha sonra dosyada tutukluluk incelemesi yapılacak. Savcılık 5 kişi hakkında tahliye talep etti.
Duruşmada yaşananlar:
18.17 - 9 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE KARARI
İBB Davası’nın 53’üncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti; tutuklu sanıklar Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Ahmet Güldü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu, Halit Burak Atalan hakkında tahliye kararı verdi.
17.10 - MURAT ONGUN’DAN MAHKEMEDE ‘TAVUK’ ÇIKIŞI
Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun söz aldı ve hesaplardaki tedbirlerin kalkmasını istedi. Ongun, “Tavukların tedbiri 3 günde kalktı bizimki kalkmadı” dedi. Mahkeme başkanı “Emekli maaşlarındaki tedbirin kalkması için yazı yazacağız” yanıtını verdi.
17.00 - SAVCIDAN TAHLİYE TALEPLERİ
Duruşma savcısı tutukluluk incelemesiyle ilgili mütalaasını verdi. Savcı, Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, Elif İpek Atayman ve Alper Aydın’ın tahliyesini, diğer tutukluların tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme başkanı karar için duruşmaya ara verdi
İşte o isimler ve görevleri:
İş insanı Yunus Göçer
İş insanı Hasan Yalaz
İBB Çalışanı Erdinç Çolak
Medya AŞ Eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman
İş insanı Alper Aydın
13.00 - İMAMOĞLU SÖZ ALDI
İmamoğlu Ramazan Gülten'e soru sordu.
Fatoş Erdoğan'ın aktardıklarına göre diyalog şöyle gelişti:
Bakın ilan ediyorum. Benim babam da orada, 70 yıllık esnaftır. Oradan izliyor, o da yargılanıyor.
Emekli maaşına bile bloke koydunuz. Her gelire bloke koydunuz. Hala da devam ettiriyorsunuz, ettirin. Ettirin sakın geri almayınız. O da oradan izliyor. Tek bir gün o kapıları çalmadım, Allah'a şükürler olsun.
Mahkeme Başkanı: Sorunuza gelin.
Ekrem İmamoğlu: Soruma geleceğim.
Sevgili Ramazan Bey, diğer arkadaşlarıma da soracağım.
7 yıl boyunca bir tek parselin, bir tek, kişiye özel imar artışı ya da tek bir kurum, bakın bir diyorum, bir, iki demiyorum, beş demiyorum.
Yani geçmişte 6 bin tane yerde yapıldı.
Bizde de en fazla 100 tane yapılmıştır demiyorum bakın.
Bir tek parselin imar artışı için, herhangi bir imar uygulaması için size bir talebi getirip önünüze bu dosyayı koyup "Şunu yapın, ruhsattan geçirin veya işte ne bileyim adına meclisten geçirin." ki evet doğrudur, 5 yılı AK Parti dönemidir ki o dönemde AK Parti grubu kendi meclis marifetiyle meclise imar artışı getirdi de biz İmar Müdürlüğünden engellemeye çalıştık, o hayâsızlığı bile engelledik.
Tek bir parsel sizin önünüze koyup "Bunu yapmalısınız, yapacaksınız." diye teklif getirdik mi?
Ramazan Gülten: Hayır Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: 7 sene. Bakın 7 sene.
Başka bir dönem, başka bir dönemden bahsediyorum.
Son soru… Az önce yine suçlandığınız eylemlerde, irtikap veya işte başka eylemlerle, rüşvet vesaire diye tanımlanan... Şu adamın imzasını imzalamayın, şu işte şirketin dosyasını bekletin veya şunu şöyle yapın veya bunu böyle yapın... Daha önceki büyük gibi gözüken, reis denen minim adamların yaptığının tam tersi.
Ekrem İmamoğlu size şunun dosyasını engelleyin, şunu imzalamayın, şunu bekletin... Sizin konumunuzda daire başkanını, şahitlik anlatarak sorumu soracağım, sizin konumunuzdaki daire başkanını...
Mazbatamı iptal edilmeden önceki 18 günde masama çağırıp şunu sordum Sayın Başkan, bunu delil olarak anlatıyorum soracağım, şunu sordum.
Yahu dedim, Beylikdüzü'nde Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi yapacağız, Yakuplu'da.
Buranın da sadece alan proje onayı var önünüzde. Bak, ben belediye başkanı seçildim, Beylikdüzü'ndeydim.
Sayın Mehmet Murat Çalık da burada, bütün süreci biliyor. 2,5 senedir önünüzde bu dosya bekliyor, bunu niye imzalamadınız dedim.
Benimle aynı yaşta, karşımda oturuyor, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu bir beyefendi.
Çağırdım… 18 gün sonra mazbata aldım. Soru sordum.
Bir daha sordum. Bir daha sordum. 45 dakika karşımda konuşmayan bir adam oturdu.
45 dakika! Niye imzalamadınız dedim, eksiği ne dedim? 2,5 sene millete Yakuplu'da en az oy aldığımız, yüzde 7 oy aldığımız mahallede, bir kamuya ait yerde, kamuya uygun bir Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi yapacağız dedim.
Bunu hemen imzalayın dedim. Ben görevden alınacağım ve 3 gün yine direndi, 3 gün sonra imzaladı.
Ve şimdi orada Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi var, altında pazar yeri var.
Tek bir imzayı bekleteceksiniz, şuna imza atmayın ya da bekleyin, şunu yapsın ondan sonra imza atın diye size herhangi bir talimatı direkt ya da dolaylı verdim mi Ramazan Bey?
Ramazan Gülten: Vermediniz Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Bu ülkede namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar, bin katı kadar cesur olmak zorundadır.
Teşekkür ederim, iyi ki varsın Ramazan Bey."
11.00 - Ramazan Gülten'in savunması devam ediyor
Gülten dün yarım kalan savunmasının ardından bugün kaldığı yerden devam etti. Gülten şu ifadeleri kullandı:
"Ben kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra, avukat görüş kabininde öğrendim. "Baba" dediğini mahkeme salonunda öğrendim.
Ben, gecemi gündüzüme katarak bu kentin daha yaşanabilir olması, insanların daha iyi koşullarda yaşaması için çalıştım.
Son olarak ifade etmek isterim ki; detayıyla açıkladığım üzere bu dosyada hakkımda ileri sürülen iddiaların hiçbirinin beni işaret eden somut bir delile dayanmadığı artık bütün açıklığıyla ortadadır.
Hakkımda anlatılan olayların hiçbirinde doğrudan tarafı olduğum bir eylem ortaya konulmamış; isnatlar yalnızca görev unvanım ve yürüttüğüm idari süreçler üzerinden kurulmaya çalışılmıştır.
Bir kamu görevlisinin, sadece yaptığı görev ve taşıdığı unvan üzerinden suçla ilişkilendirilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Hemingway’in İhtiyar Balıkçı’sında Santiago, içindeki umutla okyanusun azgın sularına karşı mücadele eder.
Günler süren çabanın ardından yakaladığı dev balığı teknesine bağlayıp limana doğru yola çıkar. Ancak yol boyunca köpek balıkları saldırır; balıktan parçalar koparır, emeğini yok etmeye çalışırlar.
Santiago pes etmez ve limana ulaşır.
Limanda insanlar, parçalanmış ve geriye büyük ölçüde iskeleti kalmış balığı hayranlıkla seyreder.
Çünkü herkes bilir ki o, köyün gördüğü en büyük ve en güzel balıktır.
Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.
Belediyeciliğin yalnızca beton, kaldırım ve asfalttan ibaret sayıldığı bir dönemde; kreşlerle, kent lokantalarıyla, engelli kamplarıyla, halk süt, askıda fatura uygulamalarıyla, meydanlarla ve yaşam vadileriyle dayanışmayı, eşitliği ve adaleti büyüten bir anlayış ortaya konmuştur.
KİŞİSEL MENFAAT GÖZETMEDİM
Bu anlayış, ulusal ve uluslararası ölçekte de yerel yönetimlere örnek olmuştur.
Nasıl ki Santiago’nun balığından yol boyunca parçalar koparılmışsa, bugün de bu büyük emeğin bütününden iftiralarla ve suçlamalarla parçalar koparılmaya çalışılmaktadır.
Ancak dosya kapsamındaki hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde, ortaya konulan emeğin ve hizmetlerin değeri varlığını korumaktadır.
Ben, gecemi gündüzüme katarak bu kentin daha yaşanabilir olması, insanların daha iyi koşullarda yaşaması için çalıştım.
Bizi yetiştiren Cumhuriyet’e, vergileriyle maaşımızı ödeyen halkımıza ve beni bugünlere getiren aileme karşı sorumluluğumu yerine getirmeye gayret ettim.
Hiçbir zaman kişisel menfaat gözetmedim.
Hakkımda yapılan incelemeler de bunu açıkça ortaya koymaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki altı yıllık görevim ve toplamda 17 yıllık kamu hizmetim boyunca edindiğim mal varlığım ortadadır."
DAVADA NE OLDU?
İlk duruşmadan bugüne 42 sanık tahliye edildi
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.
Tutuklu sanık sayısı 68'e düştü
21 Mayıs'ta yapılan tutukluluk incelemesi sonucu Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davadaki tutuklu sanık sayısı 68'e düştü.
Kaynak:Haber Merkezi