İBB Davası'nda 26. gün

İBB Davası'nda, bugün Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yapacak.

İBB Davası'nda 26. gün

GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 92'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı dava devam ediyor.

Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde görülen ilk duruşmanın 26. gününde, tutuklu yargılanan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun avukatı Kaan Karcılıoğlu savunmasına devam etti.

Beyanların ardından Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunmasına geçildi. Pehlivan’a destek olmak için çok sayıda avukat Silivri’ye geldi. Jandarma, duruşma salonu girişinde vekalet kontrolü yaptı.

Bugünkü celseyi Hollanda Başkonsolosluğu yetkilileri, Uluslararası Af Örgütü Türkiye yöneticisi Milena Büyüm ile DEM Parti milletvekili Cengiz Çiçek de takip ediyor.

Duruşmada bugün yaşananlar şöyle:

19.22 | ADEM SOYTEKİN'E SALONDAN TEPKİ

Duruşmada Adem Soytekin'in konuşmaya başlaması çok büyük tepkiyle karşılandı. Soytekin'in "Söylediklerimi duymak istemedikleri için beni engellemelere çalışıyorlar" demesi üzerine salondan sesler yükseldi.

Murat Kapki'nin de Soytekin'e tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı araya girerek güvenlik önlemi aldırdı ve duruşmayı bitirdi. Soytekin içeri alındı. Böylelikle davanın 7'nci haftası sona erdi.

Duruşma Pazartesi günü Mehmet Pehlivan'ın savunmasıyla devam edecek.

19.10 | DURUŞMADA TARTIŞMA

Mahkeme Başkanı Adem Soytekin'e mikrofon göndermesi üzerine tartışma çıktı. Avukatlar ve Ekrem İmamoğlu'nun itirazları üzerine Hakim, "Sizden izin istemeyeceğim" dedi.

Mahkeme Başkanı, "Adem Soytekin 2 gün önce bana dilekçe verdi onu teyitlemek için mikrofon verdim" dedi.

17.45 | "MASKENİN ARKASINDAKİ GERÇEK YÜZ BİR GÜN BU SALONDA OLACAK"

Örgüt suçlamasına ilişkin "Kasiyere, şoföre örgüt kurdururken bunun ne kadar gülünç bir tablo ortaya çıkaracağını hiç düşünmediniz mi? Günlük hayatın olağan akışını, ceza hukuku kurgusuna dönüştürürken bir yerde durmak gerekmez miydi?" sorularını yönelten Mehmet Pehlivan, Aziz İhsan Aktaş davasına atıf yaptı ve "Sistem lafını ilk telaffuz eden Aziz İhsan Aktaş'tır. Adamın kendi adına örgütü olduğu yetmiyor bir de gelip bizim örgüte isim koyuyor" dedi.

"Örgüt yöneticisi dediğiniz Adem Soytekin bile size diz çöktüğü ifadesinde 'Sistem'i gözaltına alındığında öğrendiğini söylüyor" diyen Pehlivan, şunları söyledi:

"Bu kurgusal maskenin ön yüzünde Adem, Ertan, Aziz İhsan Aktaş ve diğerleri var. Fakat o maskenin arkasındaki gerçek yüzün, bir gün bu salonda, bugün bizim durduğumuz bu sanık kürsüsünde duracağından zerre kadar şüphemiz yok!"

17.30 | "BİR SUÇ ÖRGÜTÜ VAR ETMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ"

Aranın sonrasında savunmasına devam eden Mehmet Pehlivan, "İspatlamaya çalıştığınız şey, bir suç örgütünün varlığı. Her yolun mübah olduğu etkin pişman yaratma modeli ise ontolojik bir ihtiyaç. Bir suç örgütü var etmeye çalışıyorsunuz" dedi.

Pehlivan ayrıca, "Gelin itiraf edelim, yargılama iddiasında olduğunuz müvekkilim Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının kurmuş olduğu bir suç örgütü yok. Bu örgütün kurucusu, etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler ve iştirak halindeki savcılardır" ifadelerini kullandı.

16.10 | "ADALET BAKANI'NIN SÖZLERİ YALAN"

İtirafçılardan Ümit Polat'ın kendi aleyhinde olan beyanlara ilişkin, "Serbest kalmaya çalıştıkları için yalan söylüyorlar" dediğini, itirafçı Murat Kapki'nin mahkemeye dilekçe sunarak iftira attığını söylediğini ifade eden Pehlivan, "Şu yargılama sürecine bir bakın. İtirafçı olmayan, yani iddia makamının önüne koyduğu bu kurguyu imzalamayan hiç kimse serbest kalmadı. Özgürlüğüne kavuşmanın tek yolu, savcılığın senaryosuna boyun eğmek" diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "İtirafçı beyanlarını tek başına ele almıyoruz. HTS'yle doğruluyoruz" dediğini hatırlatan Pehlivan, "Bu bir yalan hem de kuyruklu yalan" dedi.

Pehlivan, kendisinin itirafçı ifadesiyle 19 Haziran'da tutuklandığını, HTS'lerine ise 7 Ekim'de bakıldığını söyledi ve "Hani itirafçının sözüyle iş yapılmıyordu? Hani HTS’yle doğruluyordunuz? Hani kuyumcu terazisi? Hani nerde? Bu arada aylar sonra HTS’ye bakıldığında da itirafçının yalan söylediği bilmem kaç bininci kez ispatlandı" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Ara sona erince Mehmet Pehlivan savunmasına devam edecek.

15.55 | "İTİRAFÇI ADINI ZİKRETTİĞİ BOĞAZİÇİ İMAR MÜDÜRÜ'NÜ KADIN SANIYOR"

Dosyanın evrakla doldurulduğunu ancak ne baz kaydının anlamlı bir sonuç verdiğini ne de MASAK raporlarında herhangi bir bulguya rastlandığını savunan Mehmet Pehlivan, "Çalınan bir kuruş gösteremediler" dedi.

İtirafçılardan Servet Yıldırım'ın beyanlarına da değinen Pehlivan, "Alt tarafı dosyada adı geçen Hüseyin Köksal'ın şoförlerinden biri. Yani direksiyon başında bekleyen bir çalışan. Ancak savcılığın kurgusuna ve adamın anlattıklarına bakarsanız; şoför koltuğunda değil, adeta bu hayali örgütün kozmik odasında oturuyor" diye konuştu.

İtirafçı Servet Yıldırım'ın Cebeci'deki maden sahasından Medya A.Ş.'ye ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne kadar birçok konuda detaylı anlatımları olduğunu söyleyen Pehlivan, "Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün en derin sırlarına vakıf olduğunu iddia eden, bu kadar kendinden emin konuşan bu adam; röportaj verirken adını zikrettiği Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nu kadın sanıyor" dedi.

Pehlivan, dosyada aleyhteki beyanların hepsinin tahliye menfaati üzerine kurulu olduğunu da belirtti.

15.40 | "GİZLİ TANIK VAZGEÇTİ AMA İDDİANAMEDE 61 KEZ ATIF YAPILDI"

İBB soruşturmasının başlangıcında tanık olarak ifade veren kişilere değinen Mehmet Pehlivan, "21.10.2024’te dolandırıcılık sabıkalı Uğur Güngör, 23.10.2024’te Hasan Hüseyin Şenyurt isimli cinsel taciz, hırsızlık, dolandırıcılık sabıkalı kişi tanık yapılmıştır" dedi.

Soruşturma kapsamında 21 gizli tanık ifadesinin alındığını aktaran Pehlivan, ilk gizli tanık olan "İlke"nin ifadesinden 2 gün sonra gizli tanıklıktan çekildiğini hatırlatarak, "Savcı, tanık ve gizli tanık kendisini inkar ediyor" ifadelerini kullandı.

Gizli tanık "İlke"nin ifadesinin daha sonra aynı şekilde gizli tanık "Meşe" adıyla kullanıldığını söyleyen Pehlivan, "Bu ifadeyle 28 farklı kişi suçlandı ama iddianamede Meşe buharlaştı. Onlarca kişi haksız yere gözaltına alınıp tutuklandı" diye konuştu.

"İlke"nin gizli tanıklıktan vazgeçmiş olmasına karşın iddianamede 61 kez atıf yapıldığına dikkat çeken Pehlivan, "Bu anlattığım salt bir hukuka aykırılık zinciri değil, düpedüz sahtecilik ve inkar zinciridir" dedi.

İBB dosyasında toplam 160 kişinin tutuklandığını, 60 kişinin tahliye olduğunu hatırlatan Pehlivan, "Keşke savcılık hatasını anladı da tahliyelerini istedi diyebilseydik. Bu 60 kişinin neredeyse tamamının ortak özelliği, ifadelerini savcılığın beklentisi doğrultusunda değiştirmeleri" ifadelerini kullandı.

15.30 | "DAYANILAN HÜKÜM 90'LI YILLARIN SONUNDA YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTI"

Mahkeme heyetine "Yaptığınız hukuk ve teamül dışı işlemlere baktığımda hangi amaçla teşekkül edildiğinizi anlıyorum" diyen Mehmet Pehlivan, yargılamanın yapıldığı yerin cezaevi kampüsü içinde olduğunu hatırlattı.

Pehlivan, "Mahkeme koğuşunda yaptığınız her işle ve kararla ilgili şüpheyle karşılanmayı peşinen kabul ediyor olmalısınız" ifadelerini kullandı.

"Özel vasfa haiz" tanımlamasının eski Türk Ceza Kanunu'nda olduğunu söyleyen Mehmet Pehlivan, "Dayanılan bu hüküm 1990'lı yılların sonunda yürürlükten kaldırılmıştı" dedi.

İBB Davası'nın savcılarından Cahit Cihat Sarı'nın masasında yer alan beyaz Toros aracın maketine atıf yapan Pehlivan, "Anlaşılan o ki sadece hukuk metinleri değil, zihinler de 90’larda kalmış; tıpkı masalarındaki beyaz Toroslar gibi" dedi.

15.10 | "BU İDDİANAMEYİ NASIL KABUL ETTİNİZ"

Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimi için başvuru yaptığı gün, diploma iptaline giden soruşturma sürecinin başlatıldığını hatırlatan Mehmet Pehlivan, kanundaki 4 günlük gözaltı süresini gözeterek, ön seçime 4 gün kala İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davalarda 12 kez hakim değişikliği yapıldığını kaydeden Pehlivan, mahkeme heyetine seslenerek, "Siz de öylesiniz. Değiştirilmiş değil ancak teşekkül edilmiş bir heyetsiniz" dedi.

"Bu iddianameyi nasıl kabul ettiniz?" diye soran Pehlivan, "İddianame kabul kararını savcılık açıkladı, tutukluluğun devam edip etmediğini savcılık açıkladı, duruşma tarihini savcılık açıkladı. Savcılığın sözcü ve amir gibi davranmasına ses etmediniz" ifadelerini kullandı.

14.45 | "LULA DA SİLVA'NIN YAŞADIĞI SÜREÇLE TIPA TIP BENZİYOR"

Mustafa Pehlivan, cezaevindeyken kaleme aldığı "Yargı Silahı" kitabında da anlattığı Brezilya'daki "lawfare" sürecine değindi. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın partisini yolsuzluk gelirleriyle ele geçirmekle suçlandığını dile getiren Pehlivan, "Merak edenler için hemen söyleyeyim bu suçlamaların siyasi bir komplo olduğu ispatlandı" dedi.

Pehlivan ayrıca, Lula da Silva'nın oğlunun da tıpkı Selim İmamoğlu gibi suçlandığını, avukatının da itirafçının birine baskı yaptığı iddiasıyla tutuklandığını belirtti. Pehlivan, "Lula’nın oğlu Luis de suçlamalardan nasibini aldı. Lula'ya da ahtapot dediler. Yaşadığımız süreçle tıpatıp aynı olduğunu inkar etmek mümkün mü?" diye sordu.

Lula da Silva'nın 2018 seçimlerine girmesinin engellediğini hatırlatan Pehlivan, "Seçimleri Trump’ın desteklediği aşırı sağcı Bolsonaro kazandı. Bolsonaro ilk iş olarak, Lula’ya yönelik yargı taarruzunu yöneten Yargıç Sergio Moro’yu Adalet Bakanı olarak atadı. Benzerlikler o kadar çıplaktır ki, inkar etmek için özel çaba gerekir. Brezilya’da enseyi karartmayanlar çok zaman geçmeden bir avuç azınlığın yargıyı ele geçiremediğini gördüler. Nihayetinde yolsuzlukla, rüşvetle, kara parayla suçlanan, hapsedilen, mahkum edilen Lula da Silva, 2022 yılında Brezilya halkının yarısından fazlasının oyunu alarak Brezilya Devlet Başkanı seçilmiştir. Halen görevinin başındadır" şeklinde konuştu.

14.35 | "BİR YERDE SAVUNMA YOKSA HÜKÜM PEŞİNDİR"

İddianamede kendisine yönelik suçlamanın müvekkili lehine en iyi savunmayı yapmak olduğunu söyleyen Mehmet Pehlivan, "Bir yerde savunma yoksa savunma değersizse orada hüküm peşindir. Hüküm peşinse yargılama bürokratik bir formalitedir. O halde geriye kalan tek şey sanığın kendi ağzından itiraf alarak hükmü tescil ettirmektir" dedi.

Pehlivan ayrıca, tutuklandığı gün sulh ceza hakimine "Avukatlığın nasıl yapılacağını savcılıktan öğrenmeyeceğim" dediğini ve bugün de aynı noktada olduğunu söyledi.

14.25 | "SANIK SIFATINI KABUL ETMİYORUM"

Avukat olduğu için yargılandığını savunan Mehmet Pehlivan, "Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması gerektiğini de kabul etmiyorum. Avukatlığın sanık sandalyesine oturtulmasını kabul edemiyorum. Kapatılmamızın gerçek sebebinin ne olduğunu milyonlar biliyor" diye konuştu.

İtirafçı Adem Soytekin'in ifadesi nedeniyle tutuklandığını söyleyen Pehlivan, "Savcı Cahit Cihat Sarı Adem'in ifadesinin yalan olduğunu biliyordu. Benim ayarladığımın iddia edildiği avukat Onur Büyükhatipoğlu, Adem'in 10 yıldır avukatı. Mahkemenizin bana biçtiği sanık sıfatını da kabul etmiyorum. Burada Sayın İmamoğlu'nun avukatı olarak bulunuyorum" dedi.

Soytekin'in kendisiyle ilgili avukat organizasyonu yaptığı iddiasına değinen Pehlivan, "asıl organizasyonun Soytekin'in avukatı Selcen Akar tarafından yapıldığını" söyledi.

Pehlivan, "Dosyanızdaki Güngör, Serkan, Berat isimli kişilerin ifadelerini bir açıp bakın. Selcen Akar için avukat organizasyonundan da tehditten de açıkça bahsetmişler" ifadelerini kullandı.

14.10 | "BURADAYIM ÇÜNKÜ EKREM İMAMOĞLU'NUN AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİM"

Tutuklanana kadar hapishaneyi sadece avukat olarak ziyaret ettiğini söyleyen Mehmet Pehlivan, "Bu ziyaretleri insanı kapatılma duygusuna alıştırmıyor. Tarihin doğru yerinde durduğum için başına iş alan ilk kişi değilim. Kimse beni zorlamadı, bilinçle tercih ettim. Buradayım çünkü Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını üstlendim" dedi.

"Reddedebilir, vazgeçebilirdim. Ama öyle yapmadım" diyen Pehlivan, "Yoksulluğun ülkenin her sathını işgal ettiği, hukuksuzluk ve adaletsizliğin hayatın doğal akışı haline geldiği topraklarda, bu düzenin müsebbibi olan iktidarı 4 kez yenen ve yine yenmeye hazırlanan Ekrem İmamoğlu’nun savunmanlığını bilinçle üstlendim" şeklinde konuştu.

14.00 | AVUKAT MEHMET PEHLİVAN'IN SAVUNMASINA GEÇİLDİ

Ara sonrasında Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunmasını yapmak için sanık kürsüsüne geldi. Mahkeme salonunda bulunan avukatlar ve izleyiciler Pehlivan'a alkışlarla destek oldu. Savunmasının 6 bölümden oluştuğunu söyleyen Pehlivan, "10 aydır yüksek güvenlikli bir hapishanede kapatılmış durumdayım" diyerek sözlerine başladı.

12.30 | "İDDİANAME TUTUKLUYA CD İLE GÖNDERİLDİ"

Elçin Karaoğlu'nun telefonunda suçlamalara dair delil çıkmadığını belirten avukat Kaan Karcılıoğlu, "Müvekkilimin Murat Özyeğin'i Yakup Öner’e yönlendirdiği iddia ediliyor. Özyeğin kendisi, 'ben Yakup Öner’i önceden tanıdığım için doğrudan kendisini aradım' diyor. Müvekkilim haberi bile olmayan diyalogdan nasıl rüşvete teşebbüs etmiş oluyor? Şifrelerini teslim ettiği telefonunda hiçbir şey çıkmadı" dedi.

Müvekkilinin telefonunun şifresini verdiğini ve inceleme yapıldığını hatırlatan Karcılıoğlu, "2014'ten beri dahil olduğu iddia edilen örgüte ilişkin hiçbir delil, şüphe uyandırabilecek bir saptama dahi yok, bu mümkün olabilir mi?" diye konuştu.

Karcılıoğlu, tutuklu olan müvekkiline iddianameyi CD ile gönderildiğini ifade etti ve "Cezaevi koşullarında günlük hayatımızda sahip olduğumuz imkanlar yok. Tebliğ koşulunun yerine geldiğini düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı.

11.40 | "RUS OLİGARKIN MALİKANESİ: BİZ SUÇLANIYORUZ AMA BAKANLIK VE KURUL BEKLETMİŞ"

Kaan Karcılıoğlu, Adnan Oktar’dan Rus oligark Boris Borishenko'ya geçen Vaniköy’deki malikanesinin tadilatına değindi.

Lehte delil olan mülkiye müfettişi raporunun iddianamede yer almadığını belirten Karcılıoğlu, "Burada yetkili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tabiatla ilgili komisyonu. Biz hep bekletmekle ilgili sorumlu tutuluyoruz. Bakanlık ve kurul burada 42 gün bekletmiş" dedi.

İtirafçı Muhittin Palazoğlu'nun ifadesinde Boğaziçi’nden bir yerden bahsetmediğini ve Tuzla’daki inşaattan bahsettiğini belirten Kaan Karcılıoğlu, "Boğaziçi imar alanını ilgilendiren bir mesele yok. Nasıl oluyorsa konu, eylem değerlendirme aşamasında Yakup Öner’in beyanıyla Palazoğlu soyadlı bir hanımın boğazdaki gayrimenkulüne bağlanıyor" diye konuştu.

11.20 | "BAKANLIĞIN GALATAPORT RAPORUNDA AYKIRILIK OLMADIĞI TESCİLLENDİ"

Galataport'ta bir mekana verilen güçlendirme ruhsatına değinen Kaan Karcılıoğlu, "Alan kazandırma söz konusu değil. Bakanlığın raporunda da usule aykırı bir durum olmadığı tescil edildi" dedi.

Rüşvet iddiasına değinen Karcılıoğlu, "İddianameye göre; Doğuş Grubu'nun CEO’su almış eline hediye çeklerini, müvekkil ile buluşmuş, bu çekleri, Boğaziçi İmar Müdürü'ne elden teslim etmiş. Ne zaman etmiş, nerede etmiş, ne amaçla vermiş bunları o da belli değil" ifadelerini kullandı.

10.45 | DURUŞMA BAŞLADI

Duruşma avukat Kaan Karcılıoğlu, yarım kalan savunmasıyla başladı. Müvekkilinin hakkındaki suçlamaları iddianame çıkınca öğrendiklerini söyleyen Karcılıoğlu, Elçin Karaoğlu'nun memur olduğunu ve görevini yaptığını belirtti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar