İBB Davası'nda 55. gün

İBB Davası'nda söz alan Ekrem İmamoğlu, Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasıyla ilgili olarak "Herkesi uyarıyorum, bu mesele çok mühimdir" dedi.

İBB Davası'nda 55. gün

GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın ilk duruşması 55. gününde devam ediyor. 414 sanıklı dava, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülüyor.

İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, duruşmanın başında söz alarak İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılması hakkında konuştu.

"Ağır işkenceye maruz kalmış, 36 saat susuz bırakılmış, tırnakları çekilmiş. Burada bulunan insanların aileleri hedef olmuştur, zan altındadır. Hiçbir suç duyurusu karşılık bulmadı" diyen İmamoğlu, "Herkesi uyarıyorum, bu mesele çok mühimdir. Can tehdidini, işkenceden cinayete varana kadar ileri götüren, harekete geçiren iftiracıların, pişmanlıkçıkların hakkında gerekenin yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun ardından Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer savunmasına devam etti.

Duruşmada bugün yaşananlar şöyle:

19.20 | EMEKLİ MAAŞLARI ÜZERİNDEKİ TEDBİRLER KALDIRILDI

Yapılan başvuru üzerine Fatoş Pınar Türker’in taşınmazları ve Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu da dahil olmak üzere tüm sanıkların emekli maaşları üzerine konulan tedbirler kaldırıldı.

16.25 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

İtirafçı olan ve hiçbir sorumluluğu bulunmadığını iddia eden eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın ortaya attığı iddiaların doğru olmadığını, tek amacının cezaevinden çıkmak olduğunu belirten avukat Bürgehan Emrağ, "Bu kadar sözde usulsüzlüğün olduğu bir şirkette hiçbir şeyden haberdar değilmiş. Ortaya attığı her şey yalan" dedi.

Emrağ’ın savunması bitti ve mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

16.00 | "DAHA CİROYLA GELİRİN NE OLDUĞUNU BİLMEYEN BİR RAPOR YAZILMIŞ"

Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Bürgehan Emrağ, müvekkilinin 26 eylemle suçlanmasını eleştirerek, "Vallahi ben merak ediyorum, savcılığı kim durdurdu, hangi motivasyonla durdurdu? Daha çok eylemle suçlanabilirdi aslında" dedi.

Dava dosyasına giren tevdi raporunda 490 milyon liralık ciroya bakıldığını belirten Emrağ, "Yalnızca tevdi raporuyla müvekkilime suç atfedilmesi kabul edilemez. Daha ciroyla gelirin ne olduğunu bilmeyen bir bilirkişi rapor yazmış" diye konuştu.

15.05 | "ÖNCE ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKIP, SOMUT OLDU YOKKEN TUTUKLADILAR"

Doğan Hamit Doğruer'in ardından avukatı Bürgehan Emrağ'ın savunması başladı. Emrağ, müvekkilinin 19 Mart'ta adli kontrolle serbest bırakıldığını, mahkemenin o aşamada "Tutuklama gerekli değil" dediğini ifade etti.

Daha sonra müvekkilinin tutuklandığını hatırlatan Emrağ, Doğruer'in tutuklanmasını zorunlu kılan herhangi bir somut olgunun bulunmadığını belirterek, "Tutuklama bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih haline gelmiştir" dedi.

14.45 | İMAMOĞLU'NDAN 'JAMMER' TEPKİSİ

Doğan Hamit Doğruer'in savunmasının ardından mahkeme başkanı ve duruşma savcısı soru sormadı.

Ekrem İmamoğlu söz aldı ve para dolu olduğu iddia edilen ancak içinden jammer yani sinyal kesici cihaz çıkan valizlere atıf yaptı.

İmamoğlu, yakalanan bir IŞİD üyesinin teröristin ifadesindeki "İmamoğlu'na suikast planlıyorduk" sözlerine değindi ve "IŞİD'li biri beni tehdit etmiş ama siz hala benim koruma müdürüme 'Neden jammer kullanıyorsun' diyorsunuz" diye konuştu.

14.30 | "BU DAVA HAYATIMDA İLK HAKSIZLIĞA UĞRADIĞIM AN DEĞİL"

Geçmişte bir bankada 7 yıl boyunca müfettişlik yaptığını, yaptığı bir teftişin sonunda çok yüksek miktarda, yolsuzluk denebilecek bir işlem tespit ettiğini söyleyen Doğan Hamit Doğruer, rapor yazdıktan sonra Malatya'ya sürüldüğünü belirtti.

Doğruer, bankanın genel müdür yardımcısının kendisine "Adamı böyle Malatya'ya sürerler" dediğini ifade etti ve "Burada da haksız bir şekilde suçlamalarla karşınızdayım. Bu dava benim hayatımda ilk haksızlığa uğradığım an değil" ifadelerini kullandı.

Ailesine bakmakla yükümlü olduğunu, cilt kanseri atlattığını, nüksetme olasılığının ortaya çıktığını, anjiyo olması gerektiğini ancak tutuklandığı için yapılamadığını belirten Doğruer, "Buradan ne zaman ve nasıl çıkacağımı bilmiyorum ama buradan çıktığımda betonun içinde yaşadıklarımı dışarıda telafi etmeye çalışacağım" dedi.

Doğruer, mahkemeden hakkındaki iddiaların somut delillerle değerlendirilmesini talep etti.

14.10 | "BURADA KARŞINIZDA DİMDİK DURUYORUM"

Dijital Deneyim Müzesi'nin yapım sürecinde Murat Abbas'ın izne çıktığını, ihalenin yapılacağı zaman imza yetkisinin kendisinde olduğunu ifade eden Doğan Hamit Doğruer, "Yetki devri değil, imza devri yapıldı" dedi.

Murat Ongun'un talimatı ile alt ihaleleri dağıttığı iddiasına yanıt veren Doğruer, "Bunu yapsaydım Murat Ongun ile ikiden fazla telefon görüşmem olmaz mıydı?" ifadelerini kullandı.

"Ben genel müdürün ve yönetim kurulunun çizdiği çerçevede hareket ederim. Tek başıma şartnameleri, davet edilen firmaları nasıl ayarlayabilirim?" diyen Doğruer, iftiracı olarak nitelediği itirafçıların kendilerini kurtarmak için ifade verdiklerini ancak hiçbir delil sunamadıklarını vurguladı.

Doğruer, "Burada karşınızda dimdik duruyorum. Bana iftira atanlar hakkında iki cihanda da davacı olacağım" diye konuştu.

12.15 | YANGIN ALARMI ÇALDI, DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Doğan Hamit Doğruer, Kültür A.Ş.'de işten çıkartılan Selman Narman’ın, "İlbak Holding’e kıyak yapıldığını" iddia ettiğine değindi ve "Kıyak yaptıysak İlbaklar bu iddianamede neden yok?" diye sordu.

Doğruer savunmasına devam ederken duruşma salonunda yangın alarmı çaldı. Alarm kapatılamayınca mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

12.00 | "KENDİSİNİ KURTARMAK İÇİN BİZE İFTİRADA BULUNDU"

Murat Abbas'ın etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdiği ifadede, "Kültür A.Ş.'nin genel müdürü gibi değil de şirketin çaycısı veya arada ziyaret eden biriymiş gibi konuştuğunu söyleyen Doğan Hamit Doğruer, "Kendisini kurtarmak için benim adımı ortaya atmış, benim üzerimden tüm değerli arkadaşlarıma iftirada bulunmuş" dedi.

11.50 | "KÜLTÜR A.Ş.'Yİ İHALEYE SOKAN İTİRAFÇI MURAT ABBAS'IN KENDİSİDİR"

Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas'ın iftiracı olduğunu hatırlatan Doğan Hamit Doğruer, "Kültür A.Ş.’yi ihalelere sokan bizzat kendisidir. Buna rağmen ihaleleri 'Doğan düzenlerdi' demektedir. İhale komisyonunda yer aldığım için en avantajlı teklif veren firmayı belirledikten sonra komisyon olarak onay veririz ve dosyayı Abbas'ın onayına sunarız. Benim görevim şirketleri belirlemek değil, süreçlerin şirket yönergelerine uygun yürütülüp yürütülmediğini kontrol etmektir" ifadelerini kullandı.

İhalelerde muhammen bedel ve firmaların belirlenmesinde hiçbir sorumluluğu olmadığına değinen Doğruer, "Aile olarak bir ev ve bir araba sahibiyiz. Bu da bir suç olmasa gerek. Hep maaşlı çalışan bir insan oldum, MASAK raporlarında ismim dahi geçmemektedir. Olağandışı para hareketi yoktur" dedi.

11.30 | DOĞRUER: HER SENE SAYIŞTAY DENETLİYOR, İHALELERLE İLGİLİ ELEŞTİRİ ALMADIK

Ekrem İmamoğlu'nun ardından dün savunması yarım kalan Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer kürsüye çıktı. Savunmasına başlayan Doğruer, kaçırılıp işkence edilen Erhan Karaal'ı çok yakından tanıdığını, yaşadıklarına çok üzüldüğünü ifade etti.

Doğruer, Kültür A.Ş.'de 2019 yılından bu yana her sene Sayıştay denetimi yapıldığını, düzenledikleri istisna ihaleleri için herhangi bir eleştiri dahi almadıklarını belirtti.

11.20 | "BU MESELE ÇOK MÜHİM"

"Herkesi uyarıyorum, bu mesele çok mühimdir" diyen İmamoğlu, "Can tehdidini, işkenceden cinayete varana kadar ileri götüren, harekete geçiren iftiracıların, pişmanlıkcıkların hakkında gerekenin yapılmasını istiyorum. Bizim ne ayakkabı kutularımız ne kasalarımız vardır" şeklinde konuştu.

11.10 | DURUŞMA BAŞLADI, İMAMOĞLU SÖZ ALDI

Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, duruşmanın başında söz aldı ve Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin konuştu.

İmamoğlu, "Ağır işkenceye maruz kalmış, 36 saat susuz bırakılmış, tırnakları çekilmiş. Burada bulunan insanların aileleri hedef olmuştur, zan altındadır. Hiçbir suç duyurusu karşılık bulmadı" dedi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar