İBB Davası'nda söz alan İnan Güney'den Serkan Öztürk'e sorular
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in sorularını yanıtlayan iş insanı Serkan Öztürk, savcılık ifadesindeki bazı cümlelerin kendisine ait olmadığını söyledi.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik dava görülmeye devam ediyor. Davanın bugünkü oturumunda tutuklu olarak yargılanan reklamcı Serkan Öztürk savunma yaptı.
Daha önceki ifadelerini reddeden Öztürk, "Gözaltına alındığımdan beri 5 ifade verdim, ilk 3'ünde yanımda avukat bile yoktu. Bu ifadelerimde söylediklerim çarpıtılmış, hepsini reddetmemekle birlikte bu ifadeleri kabul etmiyorum, o odadan çıkabilmek için okumadan imzaladım" dedi.
Ek ifade vermek istediğini ancak savcılığın kendisini çağırmadığını söyleyen ve o dönem avukatının İsmail Mirsad Albayrak olduğunu aktaran Öztürk, "Bana 'İnan Güney'i katman lazım, etkin pişmanlık olduğunu söyle hemen çağırırlar' dedi. Yazdım, hemen çağırdılar. Etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim. Etkin pişman olmadım" ifadelerini kullandı.
Daha sonra Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Serkan Öztürk'e sorular yöneltti:
İnan Güney: Serkan öncelikle geçmiş olsun kardeşim Allah çoluğuna çocuğuna kavuştursun inşallah, hepimizle birlikte. İddianamede Rauf Cem Istranca'nın sahibi olduğu ve Serkan Öztürk'ün çalıştığı 3K şirketine usulsüz bir şekilde İBB'den, Kültür AŞ'den açık hava reklam işlerinin verildiği, benim bu sürece Kaan Sürmegöz üzerinden, burada Kaan Bey, Kaan Sürmegöz üzerinden müdahil olduğum ve 3K şirketinin fiili gizli ortağı olduğum iddia edilmekte. Bu nedenle 3K'nın ekli olduğu eylem 70, 72, 117'den benim de yargılanmam gerektiği talep edilmiştir. Dolayısıyla 3K şirketinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile olan ilişkisinin benim tarafımdan yürütüldüğü iddia edilmektedir. Bu bağlamda sormak istiyorum Serkan Bey. Öncelikle Kaan Sürmegöz isimli İBB yetkilisini siz veya firma sahibi Rauf Cem tanıyor musunuz? Tanıyorsanız kaç yıldır tanırsınız? Ondan randevu almak için benim desteğime ihtiyacınız oldu mu?
Serkan Öztürk: Kaan Bey'i 5-6 yıldır tanırım. Cem Bey de 15 yıldır falan tanır. Cem Bey açık hava reklam piyasasında bilindik, uzun yıllardır bu işi yapan birisidir. Sizinle hiçbir alakası yok Sayın Başkanım. Yani biz bir randevu almak için Kaan Bey'den kendimiz alabiliyorduk.
İnan Güney: Zaten Sayın Başkanım, Rauf Cem Isranca'nın emniyet ifadesinde de 12-15 yıldır Sayın Kaan Sürmegöz'ü tanıdığını ifade etmiş. Yine az önce belirttiğiniz, 1 avukatlı 3 avukatsız emniyette, savcılıkta, sulh cezada size eylem 70, 72, 117'den İnan Güney yardımcı oldu mu diye bir soru sorulmamış. Bu soruyu sorma ihtiyacı savcılık makamı o dönem hissetmemiş. İnan Güney'le aranızda bir ilişki var mı diye bir soru gelmemiş. Kasım ayında İBB iddianamesi çıkmış. İBB iddianamesinde yine İnan Güney'in bu eylemlerle ilgili bir dahli olduğuna dair en ufak bir şüphe yok.
Ancak Mart 2026 yılı geldiğinde önceden İBB dosyasından tefrik edilmiş İnan Güney olayı, bir anda Mart 2026'da neden olduğunu anlamadığımız bir şekilde tekrar İBB'ye dahil edildi. Dolayısıyla eylem 70, 72, 117 numaralı eylemlerden aynı şekilde 3K gibi İnan Güney de yargılanmalı dendi. 3K şirketine ihale temin etmek, ihale görüşmesi ayarlamak ya da bu amaçla İBB yetkilileri nezdinde girişimde bulunduğum iddia edildi. Benim böyle bir girişimime şahit oldunuz mu? İBB'de herhangi bir yetkiliyle görüşebilmek için benim aracılığıma ihtiyacınız var mıydı?
Serkan Öztürk: Vallahi direkt hayır diyebileceğim bir şey ama başkanım gerçekten hazır bütün taraflar buradayken şuradan bir tane belediye yetkilisi çıkıp da desin herkes kurtulsun bu cevaptan, ben öyle düşünüyorum. Çünkü öyle bir şey yok yani. Kaan Bey de burada, Murat Ongun Bey de burada, işte diğer arkadaşları burada tanıdım şimdi isimleri gelmiyor aklıma. Hiçbir şekilde hiçbir iş yani hiçbir randevu talebinde öyle bir şey yok başkanım.
İnan Güney: Serkan, seninle üniversite yıllarına dayanan arkadaşlığımız var. Sivas Zara'dan iki komşu köye hemşehri olarak mensubuz. Partili yol arkadaşlığımız, dostluğumuz var. İddianamede savcılık makamı, İnan Güney Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı ve Beyoğlu Belediye Başkanı olduktan sonra bu arkadaşlık ortaklığa dönüştü demektedir ancak en ufak bir delil koyamıyor. Senin şahsınla, çalıştığın şirketle İnan Güney arasında herhangi bir açık veya gizli iş ortaklığı veya bir menfaat ilişkisi oldu mu?
Serkan Öztürk: Hayır, kesinlikle böyle bir şey yok.
İnan Güney: Yine bir soru sormak istiyorum, bu soruyu hem sana hem kendime zul sayarak sormak istiyorum, az önce de aslında cevapladın. Biz seninle dostluk biriktirdik, yoldaşlık biriktirdik, hemşehrilik biriktirdik ancak Sayın Kapki ifadesini geri çekmiş olsa da, helallik istemiş olsa da burada yine huzurda sormak istiyorum. İnan Güney'in veya başka birinin kasası oldunuz mu hayatınızda?
Serkan Öztürk: Başkanım olmadım, zaten hem biz birbirimizi tanırız hem de ben kendi şahsi adım şahsım adına beni de tanıyan bilir. Ben kulun emanetçisi olmamayı, o terbiyeyi almış biriyim. Kimse, zinhar böyle bir teklifte dahi bulunamaz. İnan'la da böyle bir şey yoktur zaten başkanım.
İnan Güney: Bizim iddianamemizde, yani sonradan dahil edilen iddianame Sayın Başkanım, sayfa 52'de savcılık makamı şöyle diyor; Serkan Öztürk'ün dediği gibi İnan Güney bize iş bağlardı, iş paslardı. Sayfa 52'de sizin böyle bir ifadeniz olduğunu söylüyor savcılık makamı. Böyle bir cümle kurduğunuzu yazmış. Siz emniyet, savcılık, sulh ceza veya herhangi bir ifadede öyle bir cümle kurdunuz mu? Bu cümle size mi ait?
Serkan Öztürk: Bunu defaatle söyledim Sayın Başkanım. Hiçbir şekilde böyle bir şey söylemedim. Verilmiş olan tek desteğin, firma havuzuna eklenebilmek için yaptığım görüşme birkaç kere ve bu görüşmeleri ben, Cem Bey ve İnan Bey yaptık. Şunu da ayrıca söylemek istiyorum, atlamış olmayayım. İnan Güney'in verdiği reklamların, reklam haklarının araştırılmasını istiyorum. Bunu sayın savcılara söyledim. Ezici çoğunluğunu almış olmam gerekir. Yüzde 5'ini mi 10'unu mu almışızdır ya da almamışızdır, bir sürü oyuncu var burada Sayın Başkanım ve benim burada suçlanma sebebim veya İnan Bey'in suçlanma sebebi sanki orayı affedersiniz arpalık gibi kullanmışız yönünde. Hiçbirini kabul etmiyorum, hiçbir şekilde böyle bir beyanım olmadı.
İnan Güney: Savcılığın iddianamede izah edilen iddiaları başta Serkan Öztürk, Rauf Cem Istranca, Murat Kapki ifadeleri olmak üzere... Yani benimle ilgili olan iddiaları başta Serkan Öztürk, Rauf Cem Istranca, Murat Kapki ifadeleri olmak üzere HTS baz raporları ve MASAK raporları teyit etmektedir diyor. Yani delil olarak sizlerin ifadesi, HTS baz ve MASAK raporu sunulmuş. Yani savcılığın en önemli dayanak noktası dediği ifadeler, Sayın Kapki'nin ifadesi verildi, sizin ifadeniz verildi. Bahse konu isnatların hiçbirinin doğru olmadığı sizlerin ifadesinde ortaya çıkıyor.
Şimdi savcılığın bir diğer dayanak noktası olan HTS ve baz kayıtlarınızı sormak isterim. Öncelikle, 6 yıl içerisinde sizin firma sahibi olan ve benim gizli ortağım olduğu iddia edilen Rauf Cem Istranca'yla aranızdaki telefon görüşme sayısı sıfır. Yani nasıl bir gizli ortaklık yapmışsak aramızdaki görüşme sayısı 6 yılda sıfır. Ancak 6 yıl içerisinde seninle karşılıklı 100'er kez görüşmüşsünüz, Serkan. Ortaklığın önemli bir delili olarak gösterilen bu görüşmeleri nasıl açıklarsın? Biz seninle sürekli iş mi görüşüyorduk?
Serkan Öztürk: Şimdi buna nasıl cevap vereyim? Yani 6 yılda 100 kere aramışsak zaten az aramışız. Yani ikimizin ayıbı olsun o. Yani özel günlerimiz var, cenazemiz var, düğünümüz var, doğum günümüz var, bayramımız var. Yani iş için de aramışlığım olmuştur ama hayatın içinden normal dostların yaşayabileceği durumlar yani bunlar. Öyle değerlendiriyorum, öyle söylemek zorundayım yani.
İnan Güney: Tabii sen Bursa'dan milletvekili adayısın. Sonuçta partili yol arkadaşlığı var. Dolayısıyla parti kongrelerinden vesairelerden, mitinglerinden dolayı da sık sık bir araya gelmişliğimiz, telefonlaştığımız var. Şimdi 7. soru olarak; telefonlarımızın ortak baz istasyonundan sinyal vermesi, Üçka şirketinin gizli ortağı olduğuma ve bu şirketle lehine davrandığıma kanıt olarak gösterilmektedir. Bir diğer kanıt, baz. Baz istasyonu kesişmesi, ortak baz istasyonu kayıtlarına dayanılarak aramızda iş ilişkisi olduğu sonucuna varılmaktadır. Bunu netleştirmek adına birkaç soru sormak istiyorum. Az önce birkaç şey söyledin ancak bir daha ben tekrar edilmesinde fayda görüyorum. Benim geçen dönem Beşiktaş Beltaş'tayken görevde olduğumda makam odam neredeydi, bilir misiniz?
Serkan Öztürk: MKM'de.
İnan Güney: Hangi semtte oluyor?
Serkan Öztürk: Akatlar.
İnan Güney: Akatlar'da, Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı odası.
Serkan Öztürk: Evet, doğru.
İnan Güney: 3K şirket merkezi nerededir? Arasında kaç metre vardır?
Serkan Öztürk: Akatlar'da. Yani böyle mesafe olarak ne bileyim 300-400 metre mi, tam bilmiyorum.
İnan Güney: Ben söyleyeyim, 600 metre. 3K şirket merkezi Akatlar'da, benim Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı makam odam Akatlar'da, aradaki mesafe 600 metre. Gün içerisinde gelip geçerken sinyal veriyoruz. Ama yeter mi? Yetmeyecek. Yine benim geçen dönem görev yaptığım Beşiktaş Belediyesi Başkanlığı nerede, biliyor musunuz?
Serkan Öztürk: Evet.
İnan Güney: Peki sizin ve Rauf Cem'in evi nerede?
Serkan Öztürk: Rauf Cem'in evi 100 metre... Onu ölçtürdüyseniz söyleyin Başkanım yani 100 metre falan.
İnan Güney: Rauf Cem'in evi de Beşiktaş Belediyesi'nin 200 metre arkasında. Belediye ile arasında Rauf Cem'in evinin 200 metre var. Siz orada kalır mıydınız Rauf Cem'in yanında?
Serkan Öztürk: Çok kalırdım.
İnan Güney: Evet. Peki Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı Akatlar'da. Beltaş Genel Müdürlüğü neredeydi bilir misiniz? Yani bizim insan kaynaklarının, muhasebenin, satın almanın olduğu birimlerde?
Serkan Öztürk: Onu da biliyorum. O da Cem'in evinin karşısı, 50 metre.
İnan Güney: Evet. Beltaş Genel Müdürlüğü ile Rauf Cem'in evinin arası da 42 metre Sayın Başkanım. Yani ben sabah Beltaş Genel Müdürlüğü'ne gittiğimde Rauf Cem evindeyse, Serkan onunla birlikteyse baz veririz. Ben belediyedeyken onlarla baz veririz. Hiçbir şey yok, ben Beltaş'a geçerken onlar 3K şirketindeyken baz veririz. Öğlen yemeğe çıksalar yine 1,5 kilometre bir alan içerisinde size arz etmiştik bir harita Sayın Başkanım, dosyada mevcuttur. Dolayısıyla bu baz verme herhangi bir yan yana gelmenin değil, aynı coğrafyayı kullanmış olmanın gerektirdiği, hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Bunun altını çizmek istedim. Tekrar Allah kurtarsın diyorum, teşekkür ediyorum.
Kaynak:Haber Merkezi