İBB iddianamesinde butlanın izleri: 6 ay öncesinden belliydi...
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, kaleme aldığı yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame ile CHP kurultayına ilişkin verilen mutlak butlan kararı arasındaki bağlantıyı hatırlattı.
GAZETE PENCERE - Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, CHP kurultayına ilişkin tartışmaları değerlendirdiği yazısında, İBB soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin mutlak butlan kararından aylar önce benzer bir kabul içerdiğini öne sürdü. "İBB iddianamesi, mahkeme kararından 6 ay önce butlanın gerçekleşmiş olduğunu kabul ediyor." ifadelerini kullanan Terkoğlu, son dönemdeki yargı süreçlerinin ve soruşturmaların CHP lideri Özgür Özel liderliğini hedef alan yeni bir aşamaya işaret ettiğini savundu.
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, kaleme aldığı yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame ile CHP kurultayına ilişkin verilen mutlak butlan kararı arasında dikkat çekici bir bağlantı bulunduğunu ileri sürdü. Terkoğlu, 11 Kasım 2024 tarihinde tamamlandığını belirttiği iddianamede, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin yönlendirilerek Özgür Özel lehine oy kullandırıldığı yönünde değerlendirmelere yer verildiğini hatırlatarak, bunun mahkemenin daha sonra verdiği butlan kararından yaklaşık altı ay önce aynı sonucu işaret ettiğini savundu.
Terkoğlu, şöyle yazdı:
"Aslında ipucu butlan kararından 6 ay önce, 11 Kasım’da tamamlanan İBB iddianamesinde var: '38. İstanbul il kongresinde ‘delegeleri satın alarak’ desteklediği il başkanının seçilmesini sağlayan örgüt liderinin, 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP 38. Olağan Kongresi’nde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday olarak Özgür Özel’i belirlediği, İstanbul il başkanlığı seçimlerinde yaşanan sürecin benzerinin genel kurultayda da yaşandığı, ‘delegelerin satın alınarak’ Özgür Özel lehine oy kullanmaları sağlanmıştır.'
İBB iddianamesi, mahkeme kararından 6 ay önce butlanın gerçekleşmiş olduğunu kabul ediyor.
Nitekim...
İddianame, Özgür Özel’i 'seçilmiş bir genel başkan' değil, 'örgüt lideri' diye tarif ettiği Ekrem İmamoğlu’nun atadığı bir kişi olarak görüyor: 'CHP’nin olağan kurultayında Özgür Özel’in aday olmasını ve genel başkan seçilmesini sağlayan kişi örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’dur. (...) Örgüt liderinin CHP’nin 2023 yılında yapılan olağan kurultayında aday gösterdiği kişinin genel başkan olması üzerine CHP’nin yönetimini ele geçirdiği...'
Bütün bu satırlar yazılırken adalet bakanı, iddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başındaydı. 11 Şubat itibarıyla bakanlık koltuğuna oturdu. Nitekim bu tarihten sonra savcılıklardan atılan oklar Özgür Özel liderliğini hedef almaya başladı."
Terkoğlu, yazısının devamında Uşak ve Antalya merkezli soruşturmalar ile kamuoyuna yansıyan bazı tanık ve etkin pişmanlık ifadelerinin ortak bir doğrultuda ilerlediğini iddia etti. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak görülen İmamoğlu'nun etkisizleştirilmesinin ardından yeni sürecin doğrudan Özgür Özel ve parti yönetimine yöneldiğini savunan Terkoğlu, şöyle yazdı:
"CHP’ye yönelik operasyonlar 30 Ekim 2024’te Esenyurt ile başladı, Beşiktaş ile sürdü. İmamoğlu ve ekibinin hapsedilmesi ile ilk büyük hedefine ulaştı. Yani CHP’nin cumhurbaşkanı adayı saf dışı bırakıldı.
Son üç ayda ise açıkça Veli Ağbaba’dan Burhanettin Bulut’a, Ali Mahir Başarır’dan Umut Akdoğan’a kadar Özgür Özel liderliğine yöneliyor. Butlan kararı ve ardından CHP Genel Merkezi’ne polisin girmesine bakarak müdahalenin tavana vurduğunu sanıyoruz. Oysa tersine, bütün bu adımlar açık ki daha kritik bir hamlenin habercisi. Kamuoyu Özel’in CHP içinde mi yoksa yeni partiyle mi yol yürüyeceğini konuşurken belli ki yargı da Özel liderliğine darbe vurmanın zeminini hazırlayacak dosya altyapısı hazırlığında. Her yerden sızdırılan ifade, dosya, operasyon kokusu bize bunu gösteriyor. Öyle anlaşılıyor ki süreç milletvekili dokunulmazlığı sınırlarına dayanmış, bunun nasıl aşılacağının konuşulduğu aşamada. Konuştuğum CHP’liler dahil kimse 'olmaz olmaz' demiyor."
Kaynak:Haber Merkezi