İmamoğlu’ndan duruşmada 'Çete' itirazı: 'Ortada iftiraname var'

İBB davasında tanık kürsüsüne çıkan Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a yönelik "talimatla hareket ediyor" iddialarını mahkemede çürüttü. Şahan’ın meclis üyesi listesine dahi müdahale etmediğini belirten İmamoğlu, "Ben o sıralardan

İmamoğlu’ndan duruşmada 'Çete' itirazı: 'Ortada iftiraname var'

GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yargılandığı davanın duruşmasında önemli açıklamalarda bulundu. İddianamedeki "örgüt" ve "hiyerarşi" suçlamalarına değinen İmamoğlu, Şahan ile olan çalışma ilişkisinin tamamen profesyonel ve hukuki bir zeminde olduğunu vurguladı.

Mahkeme başkanına hitaben konuşan İmamoğlu, yerel yönetimlerin özerkliğine olan inancını şu sözlerle ifade etti:

"Şişli’de 31 meclis üyesi seçildi. Bir kişi dahi size 'Şunu belediye meclis üyesi yapın' dedi mi? Demedim. Çünkü kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi başkasına yapmam, bu benim mizacım değil. Eğer ben bir örgüt kuruyorsam ve Şişli’ye onu gönderiyorsam, 'git orada ne yaparsan yap' demem gerekir; ama biz istişareye inanırız."

SAVCIDAN HER DEDİĞİNİ YAPIYOR MUSUN?" SORUSU

Resul Emrah Şahan ise tutuklama sürecinde savcının kendisine, "Ekrem İmamoğlu'nun her dediğini yapıyor musun?" diye sorduğunu açıkladı. Şahan, mahkemede bu soruya verdiği cevabı yineledi: "Yok öyle bir şey. Biz masada doğruya doğru, yanlışa yanlış deriz." Ayrıca İmamoğlu’nun kendisine hiçbir zaman bir firmayı veya şahsı "iş verin" diyerek yönlendirmediğini belirten Şahan, esprili bir dille "Zaten belediyemizde para yok" yanıtını verdi.

İmamoğlu'nun Şahan'a soruları ve mahkeme heyetine seslenişi şöyle

Ekrem İmamoğlu: Teşekkürler Sayın Hakimim, değerli heyet üyeleri. Sevgili Emrah Şahan Başkanım, sunumun için teşekkür ederiz. Tabii bizim yaklaşık 12 yıldır devam eden değerli bir yol arkadaşlığımız, bir kader birliğimiz var. Sayın Hakim’in huzurunda burada bulunan hem hukukçularımıza hem de bizi dinleyen misafirlerimize ve Türk milletine niçin bu soruları sorduğumu kısa bir özetle özellikle belirtmek istiyorum. Sonuçta ortaya konan iftiranamenin net ifadesi; ‘çete’! Yani bir 'örgütlü yapı' ve ‘suç örgütü’ şeklinde tarifleniyor ve bu örgütlü yapıda da suç örgötünün lideri olarak da ben tanımlanıyorum. Hatta affınıza sığınarak Sayın Hâkim, şunu sormak isterim. Bilginiz vardır tabi. Ben de dün öğrendiğim. Bir iddianame daha eklenmiş galiba, bizim mahkemeye sevk edilmiş. Şimdi oradaki, eğer kabul edilirse 30 küsur yıl daha mı eklenecek bana? Yeni bir iddianame mi olacak? Yoksa nasıl bir şey? Küsurata bakmayalım artık bundan sonra? Çünkü Kuşadası’nda bir şeyler yazılmış falan, böyle ilginç bir durumla karşı karşıyayız.

Hâkim: Onunla ilgili henüz bir birleştirme kararımız yok, kabul kararımız var sadece, iddianamenin kabulü. Henüz bir birleştirmemiz yok.

Ekrem İmamoğlu: O zaman biz gene aynı rakamda durabiliriz bir süre daha. Tamam.

Hâkim: Siz sorularınızı sorun…

Ekrem İmamoğlu: Peki. Sevgili Emrah Başkanım, Şişli’de gerçekten nasıl başarılı, azimli ve kararlı bir şekilde, birtakım olaylara yaklaşımını görüyorum ve yakından takip ettim. Her ilçeyi gezdim. Gezdiğim ilçeler arasında tabii Şişli de var. Yanılmıyorsam Şişli Belediye binasında iki defa toplantı yaptık; geniş bir toplantı. Birtakım projeleri ve yaklaşımlarınızı bana aktardınız. Bu toplantılara da mümkün olduğu kadar belediyemizin bürokratları ve yine sizin bürokratlarınızla müşterek yaptığımız toplantılar şeklinde buluşmalarımız oldu.

Ben hani bu girizgahı yapıyorum; şundan: Ekrem İmamoğlu olarak, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, beraber görev yaptığımız dönemde, size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında, davranışında bulundum mu? Bunu sormak istiyorum size.

Resul Emrah Şahan: Olmadı. Tabii ki bulunmadınız Başkanım. Ben... Yani savcılık tutuklamasında da böyle bir soru soruldu. Yani Sayın Savcı beni tutuklarken şöyle bir soru sordu... Başkanım kusura bakmayın... Dedi ki Sayın Başkan, “Ekrem İmamoğlu her dediğini yapıyor musun?" dedi. Soru buydu. Dedim: "Yok öyle bir şey. Biz doğruya doğru, yanlışa yanlış deriz masada."

Ekrem İmamoğlu: Şimdi bir başka husus... Tabii Emrah Bey’le bir "işe alım süreci" gibi bir şey sormayacağım. Çünkü o dönemi biz Beylikdüzü’nde geçirdik ve o dönemde daha farklı bir birimde çalışan genç bir kardeşimiz olarak, emeğini de çok yakinen tanıdığım, çok da takdir ettiğim bir performans dönemi olmuştu Beylikdüzü’nde. Onun için oradaki süreçte bir yönetici kimliği olmadığı için o tarafa girmiyorum ama. Yönetici kimliği olan arkadaşlarıma biliyorsunuz insan kaynaklarıyla ilgili de soru soruyorum; çünkü hiyerarşik yapıyı ilgilendiren bir pozisyon bu örgüt suçlaması. Bu çerçevede Belediye Başkanı oldunuz, Şişli’de, İstanbul’un göbeğinde. Aday yapıldınız partimizin takdiriyle birlikte ve meclis üyesi listesi oluştu. Tabii bunu bilmeyenlere söyleyelim; meclis üyesi listesi de aslında ilçe örgütü çalışır, elbette adayın bir yaklaşımı dikkate alınır ve sonra bu listeler de yine Genel Merkez’de oylanarak liste kabul edilir. Mesela ben, bir kişi dahi… Ki yanılmıyorsam ilçe başkanımız da o dönem buradaydı, avukat kendisi... Şimdi farklı bir görevi var. Bir kişi dahi size "Şunu belediye meclis üyesi yapın" dedi mi?

Resul Emrah Şahan: Yok, olmadı.

Ekrem İmamoğlu: Bakınız, ben bunu özellikle soruyorum. Hani bu bizim partide de başka partilerde de yanlış anlaşılabilir. Ekrem İmamoğlu, gerçekten böyle biridir. Yani 39 ilçeye de bu soru sorulabilir yani, bunu da ifade etmek istiyorum. Çünkü Sayın Hâkim, yanlış anlamayın, şunu niye soruyorum? Şaşırabilirler, "Yok ya yapmıştır" diyebilirler... Bunu sorarken Emrah Bey’e bunu sorabilirim ama bunu bütün ilçe belediye başkanlarına da çok rahatlıkla sorabilirim. Çünkü kendime yapılmasını istemediğim... Ben o sıralardan da geçtim; ilçe başkanı oldum, ilçe belediye başkanı oldum. O sıralardan da geçtiğim için, öyle bir densizliği yapmam. Yerel idareye çok inanırım, güvenirim. Sadece tarif ederim. Yani "Lütfen istişare edin, örgütle konuşun, birlikte konuşun." Bunu ben yapmam, yani bu benim mizacım. Hiç yapmadım; İstanbul’da iki dönemdir büyükşehir seçimine giren bir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak yapmadım. Emrah Bey o yüzden soruyorum, yanlış anlaşılmasın. Hani ben bir örgüt kuruyorsam ve Şişli’ye de onu gönderiyorsam; yani ne kadar bir şey diyeyim ki, tek başına yolladım yani. "Emrah, sen git orada artık ne yap" yani. O anlama geliyor çünkü. Sonuçta kaç meclis üyeniz var Sayın Başkanım.

Resul Emrah Şahan: 30 küsur Sayın Başkanım. 36.

Ekrem İmamoğlu: 36’nın kaçı seçildi? 31 CHP’liden bir tane bile yok yani. İyi bilgi edinin diye Sayın Hâkimim. Bu önemli çünkü.

Mahkeme Başkanı: Onu net öğrendik…

Ekrem İmamoğlu: Gerçekten çok önemli. Bakınız niye diyorum? Has üye. Yani Emrah için "has üye" diyor, yani sözünü yapar. Ne derse yapar yani. Böyle bir şey! O ne derse yapar’ Ben hayatta hiç kimsenin ne de bir şey yapan birisi olmadım. Bana öyle yaklaşan adamı da Allah muhafaza yani, hiç yanıma yaklaşmasın. Onların hepsi Ankara’ya gitsin, burada olmasın yani.

2 konum da… Yine Sevgili Başkanım, size Ekrem İmamoğlu olarak bir firmayı ya da bir kişiyi yönlendirip "Buna iş ver," işte "ihale alsın"… Son iddianame o şekilde... Hem de Beyoğlu yeni bir şeyi, bakalım yeni başka ne çıkacak? 3-4-5 belediye başkanımızdan iddianame bekliyor. Muhtemelen Ekrem’le ilişki kurmaya çalışıyorlar. Kuşadası’nı öyle bir kılçık atmışlar mesela. Adamın biri öyle demiş; "Paraları biz verdik, Ekrem İmamoğlu’na gidecek" diye. Ama 2025’te vermişler yani, hani nasıl bağlayacaklar bilmiyorum.

Mahkeme Başkanı: Mevcut soruyu alalım.

Ekrem İmamoğlu: Uğraşacaklar biraz. Şimdi böyle bir kişiyi size yollayıp, para kazansın, ihale alsın vesaire dedi mi?

Emrah Şahan: Yok Başkanım. Zaten belediyemizde para yok.

Ekrem İmamoğlu: Bir de son olarak ismi geçen, işte farklı isimler vesaireler, şunlar bunlar... Bunlar bize deniyor çünkü. Ben de insanları tabii ki bazı makamlara yönlendiririm yani. Bir dilim vardır ama. Önce soruyu sorayım, yani dilimi de sizden duymak istiyorum yani. Size bir talimat gibi Sayın Başkan; "İşte şunu yolluyorum, bunun işini hallet" tarzında bir yaklaşımım oldu mu? Ya da bir vatandaşın sorunu varsa -bu iş insanı da olabilir, başka bir şeyde de olabilir- nasıl yollarım size? Yani nasıl bir ifadeyle yollarım? Nasıl bir dille yollarım? Bunu da söylerseniz ama ilkine cevap verin yani. Bir talimat şeklinde "Bunun işini yapın" diye bir şey kullandım mı?

Emrah Şahan: Şöyle yani, tabii bu insanların hepsi buradaki süreçlerini çözemeyince hemen Büyükşehir’e, Başkan’a vesaire gittiler. Bu oluyor, böyle şeyler. Başka aktörlerde de olur. Ama Sayın Başkan, bu konudaki şeyi gereği neyse; "Şuna bakın, konusuna bakın. Nerede duruyorsanız orada durun." Hani oradaki yetki alanında zaten size bırakır, öyle bir talimat vermez.

Ekrem İmamoğlu: Tabii şöyle Sayın Hâkimim, bunlar önemli konular. Gerçekten önemli konular. Ben bir masada 3- 3,5 sene bu imzanın nasıl beklediğini yaşadım. Ve bunu bana yaşatan insanlara da Allah nasip etti sorma fırsatım oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı oldum, 18 gün sonra iptal edilmişti ilk seçimim. Olduğumda, Beylikdüzü Belediyesi olarak masada beklenen yazılarla ilgili 5 tane bürokratı çağırdım. "Bunu niye imzalamadınız?" diye sordum. Ne cevap aldım biliyor musunuz Sayın Hâkimim? 1.5 saat, 1 saat... Ne cevap aldım biliyor musunuz? Hiçbir şey. Karşıda sadece oturdu. Çok acı bir şey biliyor musunuz? Yani bir insanı, hem de İTÜ mezunu, işte Mimar Sinan mezunu bilmem ne... Bir cevap dahi alamadım. Çok kısa şunu söylemek istiyorum, son sorumdan önce. 2-3 dakika uzadı belki, inanın bitiriyorum. Daha önce de söyledim; gerçekten büyük bir ızdırap yaşıyoruz burada. Bu ızdırap büyük bir ızdırap ve gerçekten üzülüyorum. Hani o beyan dediğimiz şey… Emrah Bey'den önce yine değerli Vakıf Başkanı da size savunmasını yaptı.

Beyanlar üzerinden; burada da beyan, dün de beyan, yarın da beyanlar olacak! Beyan aslında bir ifade, bir anlatıdır; anlatıyor, ifade ediyor. Yani ben diyorum ki; bir insan başka bir şeyle (sadece beyanla) nasıl bu kadar kolay hapse girer? İnanın işiniz zor, niye zor biliyor musunuz? Büyük bir ızdırap var karşınızda. Şuraya bağlayacağım; sabahleyin bir avukat arkadaşımız sorduğu için ve beni de ilgilendirdiği için söylüyorum. Buraya 5 kişi; ki biri hukuk profesörü, 4'ü milletvekili, 1'i de grup başkanvekili... "Alınmasın" diye savcılığın bir karardan bahsedildi. Siz de buna savcılığın uygulaması dediniz ama benim hukuki bilgim yetmeyebilir, bu salonun yetkisi sizdedir diye düşünüyorum. Şunun için söylüyorum Sayın Hakimim; burada gerçekten zor bir görev yapıyorsunuz. Şuna inanın ki savcılık ali cengiz oyunları da yapabilir. Bakın, beni ilgilendirmiyor, bakın ben, ne yapmak istiyorlarsa, ben kendi adıma, ne kadar gücüm yeterse sizin işinizi kolaylaştırmak için her türlü fedakârlığa hazırız. Ne anlamda kolaylaştırmak? Sizin en iyi şekilde görevinizi yapmanız adına. Ve herkes buraya saygıyla geliyor; inanın saygıyla geliyor. Bakın; ne jandarmayla ne şununla ne bununla kimse karşı karşıya gelmez. Burada da herkes gelir, saygıyla izler. İnanın kimin ne yaptığı önemli değil. Burası siyasetten sıyrılsın. Bir an önce siz de gerçekten inşallah iyi bir sorumlulukla, iyi bir vazife verirsiniz yüce Türk yargısı adına. Ama birilerinin buraya siyaset sokmasına müsaade etmeyin, istirham ediyorum. Çünkü bir söze alındım “Sizi ilgilendiren bir konu değil!” Olmaz olur mu Sayın Hâkimim? Beni ilgilendiriyor. "Onu ilgilendiriyor, beni ilgilendirmiyor" falan diye düşünmediğinizi düşünmüyorum. Dolayısıyla ilgilendiriyor. 5 milletvekilinin buraya alınmaması beni ilgilendiriyor. Ve bunu lütfen siyasetin malzemesi yaptırtmayın. Sizin hakim olduğunuz, üyelerle birlikte karar vereceğiniz şu süreçte, ben kendimi yüce Türk yargısına emanet ettim. Siz onu temsil ediyorsunuz. Bildiğim kadarıyla, savcılığın burada esamesi okunmaz. Bildiğm kadarıyla. Lütfen, lütfen istirham ediyorum bunun gereğini yapın.

Mahkeme Başkanı: Bunu da talep olarak kayda geçtik.

Ekrem İmamoğlu: Lütfen istirham ediyorum. Evet, son sözüm; sevgili Emrah Başkanım, seni Allah Korusun

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar