İndirimli cezaya bir indirim daha geldi: Edirne'de Gülden Coni için adalet yürüyüşü

Edirne'de 30 bıçak darbesiyle öldürülen 16 yaşındaki Gülden Coni'nin ailesi, katilin cezasının istinafta 19 yıla düşürülmesi üzerine ölüm yıl dönümünde yürüdü. Abla Nurhan Alüzrek, katilin kısa süre sonra serbest kalacağını belirterek karara isyan etti.

İndirimli cezaya bir indirim daha geldi: Edirne'de Gülden Coni için adalet yürüyüşü

GAZETE PENCERE - Edirne Çavuşbey Mahallesi Horozlu Bayır Sokak'taki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin bahçesinde, 5 Nisan 2025’te meydana gelen kan donduran olayda, 16 yaşındaki Gülden Coni, 15 yaşındaki E.A. tarafından 30 bıçak darbesiyle katledildi.

Olayın ardından gözaltına alınarak tutuklanan E.A., Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle, "Tasarlayarak, canavarca hisle, eziyet çektirerek, çocuğa beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kadını kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandı.

Edirne 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 26 Eylül’de görülen ikinci duruşmasında sanık E.A. "Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ardından heyet, sanığın 15 yaşında olması nedeniyle cezasını 20 yıla indirdi. E.A. hakkında haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmadı.

30 BIÇAK DARBESİNE RAĞMEN CEZADA İNDİRİM TALEBİ

Karar, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatı tarafından Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde istinafa taşındı. Coni’nin ailesi, istinaf başvurusunda sanığın "Canavarca hisle insan öldürme" suçundan hüküm kurularak, üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti. E.A.’nın avukatı ise cinayette tasarlama durumunun bulunmadığını, haksız tahrik ve takdir indirimi uygulanması gerektiğini belirtti.

İSTİNAF, İNDİRİMLİ CEZAYI DA İNDİRDİ

Tarafların taleplerini değerlendiren İstinaf,, E.A. hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verdi. Kararda, olayın tasarlanması için makul süre geçmediği belirtildi. Kararın ardından geçen 12 Şubat’ta E.A.’nın yeniden yargılanmasına başlandı. Duruşmada mahkeme; E.A. hakkında daha önce verilen "tasarlama" hükmünü kaldırarak, "Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Yaşı küçük olduğu için E.A.’nın cezası 19 yıla düşürüldü.

GÜLDEN İÇİN YÜRÜDÜLER

Coni ailesi, Gülden’in ölüm yıl dönümünde yürüyüş düzenlendi. Kent merkezindeki Eski Cami’den başlayıp Saraçlar Caddesi’nde sona eren yürüyüşte, aile ve yakınları sloganlar attı.

Aile adına basın açıklamasını okuyan Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek, "Gülden'in tek yaptığı şey, yaşamaya devam etmekti ama karşısına çıkan bir insan değil, bir vahşetti. Kardeşim Gülden, 30 bıçak darbesiyle katledildi ve ben bunu özellikle tekrar ediyorum. Çünkü bu bir sayı değil, bu bir vahşetin boyutudur. 30 darbe bir insanı öldürmek için değil, bir hayatı parçalamak içindir. Bu sadece Gülden'in bedenine değil, bizim hayatımıza da indirilen 30 ayrı darbedir. Her biri bizim içimizde hala kanayan 30 ayrı yaradır. O gün sadece bir insan ölmedi. O gün bir ev sustu, bir anne çöktü, bir baba yarım kaldı. O gün bizim hayatımız durdu. Ama dünya dönmeye devam etti" dedi.

"HİÇBİR AİLE BU KADAR AĞIR BİR ACIYLA TEK BAŞINA BIRAKILMAMALI"

Alüzrek, E.A.’ya verilen cezaya dikkat çekerek, "Bugün geldiğimiz noktada bir hayat toprağın altında kalırken, onu hayattan koparan kişi tam tamına 5 sene sonra elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkacak. Benim kardeşim bir istatistik değil, benim kardeşim bir haber başlığı değil, benim kardeşim yarım bırakılmış bir hayattır. Yarım bırakılmış hayallerdir. Yarım bırakılmış bir ömürdür. Biz bir yıldır bu yarım kalan hayatın hesabını sormaya çalışıyoruz. Acımız azalmadı, eksilmedi, hafiflemedi. Aksine her gün biraz daha büyüyor, biraz daha derinleşiyor. Buradan herkesin duymasını istediği bir şey var; bir insanın hayatı bu kadar kolay alınmamalı. Bir insan, bu kadar kolay yok edilmemeli. Ve hiçbir aile bu kadar ağır bir acıyla tek başına bırakılmamalı. Çünkü bu sadece bizim acımız değil. Bu hepimizin meselesidir. Biz burada sadece Gülden için değil başka hayatlar yarım kalmasın diye bulunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki eğer bu acılar karşılıksız kalırsa, eğer bu vahşet gerektiği gibi karşılık bulmazsa birileri yine aynı cesaretle, aynı karanlıkla başka hayatlara dokunmaya devam edecek. Biz başka bir annenin daha evladını toprağa vermesine razı değiliz" diye konuştu.

"GÜLDEN SUSTURULAN TÜM SESLERİN ADIDIR"

Kardeşinin kanının yerde kaldığını söyleyen Nurhan Alüzrek, "Ben buradan bir kez daha söylüyorum; benim kardeşimin kanı yerde kaldı. Ben bu cümleyi unutmayacağım, unutturmayacağım çünkü bu cümle bizim yaşadığımız gerçeğin ta kendisidir. Gülden artık sadece benim kardeşim değil. Gülden bu ülkede yarım bırakılan tüm hayatların adıdır. Susturulan tüm seslerin adıdır. Ben onun adı unutulmasın diye, onun yaşayamadan elinden alınan ömrü unutulmasın diye konuşmaya devam edeceğim. Susmayacağım, geri adım atmayacağım" dedi.

Kaynak:ajanslar

Öne Çıkanlar