İstanbul Valisi Gül'den Özgür Özel'e Üsküdar tepkisi: Her şey mevzuata uygun

İstanbul Valisi Davut Gül, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi üzerinden kendisini hedef alan açıklamalarına sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi

İstanbul Valisi Gül'den Özgür Özel'e Üsküdar tepkisi: Her şey mevzuata uygun

GAZETE PENCERE - İstanbul Valisi Davut Gül, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Üsküdar’da gerçekleştirdiği mitingde şahsını hedef alan iddialarına ilişkin sanal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Kamu görevlisi olarak sorumluluğunun hukuki sınırlar içinde kalmak olduğunu vurgulayan Gül, gerçeğe aykırı kanaat oluşmaması adına Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçim sürecini hukuki dayanaklarıyla aktardı.

"YASAL SÜRE GEÇİRİLMEDEN SEÇİM YAPILDI"

Sürecin mahkeme kararları doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Vali Gül, ilk seçime ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı sonrası yasal takvimin işletildiğini söyledi. Gül, açıklamasında şu detaylara yer verdi:

“Sayın Özel,

Siyasi partiler arasındaki yarışa, siyasi tartışmalara ve kişilerin demokratik tercihlerine müdahil olmak ne görevimdir ne de bugüne kadar benimsediğim bir tutumdur. Kamu görevlisi olarak sorumluluğum, görevimi hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ve siyasi tartışmaların dışında yerine getirmektir.

Ancak mitinginizde şahsımın ismini açıkça zikrederek Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçim süreci üzerinden birtakım suçlamalarda bulunmanız karşısında sessiz kalmam, kamuoyunda gerçeğe aykırı bir kanaatin oluşmasına sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle, herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmak amacıyla değil, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve gerçeklerin tüm açıklığıyla ortaya konulması adına süreci tarihleriyle ve hukuki dayanaklarıyla açıklamak zaruri hâle gelmiştir.

Üsküdar Belediye Başkanlığının ilk başkan vekilliği seçimine ilişkin (sizinkilerin Gültekin’in ‘G’sini 6, Ziya’nın ‘Z’sini 2 olarak okuduğu seçim) İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilince, bu seçim sonucunda belirlenen belediye başkan vekilinin görevinin hukuki dayanağı ortadan kalktı ve Meclis 1. Başkan Vekili görevi yürüttü. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca belediye meclisinin 10 gün içinde toplanarak kendi üyeleri arasından belediye başkanı veya başkan vekili seçmesi gerekiyordu.

Mahkeme kararının ardından yasal süre işlemeye başladı. 26 Ağustos 2026 tarihi esas alınarak 10 günlük yasal süre hesaplandı. Bu sırada mahkemenin yürütmenin durdurulması kararına itiraz edildi. Biz de itirazın sonucunu bekledik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2 Eylül 2026 tarihinde itirazı reddetti.

Bunun üzerine, kanunun öngördüğü 10 günlük süre geçirilmeden, sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 Cumartesi günü belediye meclisinin başkan vekili seçimi için toplanması sağlandı.

Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması da keyfî veya siyasi bir tercih değildir. İlk seçimde, meclis üyeleri başkan vekilliği seçimini yaparken üçüncü turun ardından, ara verilmemesi gerekirken seçime ara verildi. Bu ara sırasında il başkanınız ve beraberindeki kişilerin meclis üyeleriyle toplantı yaptığı; bazı meclis üyelerinin tercihlerini değiştirmeleri amacıyla baskı ve tehdide maruz bırakıldıkları, hakaretlere uğradıkları iddiaları üzerine suç duyurusunda bulunuldu. Yaşanan bu olayların ardından, yeni seçimin güvenli ve dış müdahaleden uzak bir ortamda yapılabilmesi amacıyla savcılığın talebi üzerine Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması yönünde gerekli tedbir uygulandı.

Dolayısıyla ortada gizlenecek veya çarpıtılacak bir süreç yoktur. Mahkeme kararına uyulmuş, karara yapılan itirazın sonucu beklenmiş, itirazın reddedilmesinin ardından kanuni sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 tarihinde seçim yapılmış ve ilk seçimde meclis üyelerinin iradesine yönelik müdahale, baskı ve tehdit iddialarının tekrar yaşanmaması için gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır.

Sayın Özel; siyasi partiler arasındaki rekabetin ve demokratik siyasetin tarafı değilim. Ancak siyasi tercihlerinizin ve yönetim anlayışınızın ortaya çıkardığı sonuçların sorumluluğunu kamu görevlilerine yükleyerek, onları hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz. Görevini kanunun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde yerine getiren kamu görevlilerini siyasi tartışmaların tarafı hâline getirmek de gerçeği değiştirmeyecektir.”

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

Üsküdar'daki halk buluşmasında konuşan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, Üsküdar halkının seçilmiş iradesinin idari yazılar ve kısıtlamalarla engellenmeye çalışıldığını söylemiş ve İstanbul Valiliği'nin seçim öncesi aldığı "Grubu olmayanlar belediyeye giremez" kararına tepki göstermişti.

"Bak ne yapmışsın. İçeride belediye meclis üyeleri pazara kadar duracak diye, cumartesiye seçim koymuşsun. Yeni parti il başkanı Özgür Çelik partisinin hakkını hukukunu, Dedetaş'ın hakkını hukukunu, Üsküdar'ın hakkını hukukunu savunamasın diye, grubu bulunmayan parti belediye binasına giremez diye yazı yazmışsın. Sonra, biz buna karşı aslanlar gibi parti disiplini içinde, görev bilinci içinde duran üç arkadaşımıza grup kurdurmuşuz; başkan ve parti seçimlere girebilsin diye. O İstanbul Valisi yeni yazı yazmış 'hiçbir parti girmeyecek' diye. Bir de soruyor İstanbul Valisi 'ben ne yapmışım?'. Ne yapacaktın? AK Parti'nin ampul bayrağıyla İstanbul'da şehir turu mu atacaktın? Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Seni devletin valisi diye o makamlarda oturtup da, o makamda oturup da

hükümetin valisi olana, AK Parti'nin il başkanından çok AK Parti'ye çalışan valiye yazıklar olsun! Türkiye'deki, Türkiye'de görevini devlete sadakatle yapan kaymakamlara, valilere sözüm yok. Ama gün gelecek, devran değişecek, keser dönecek, sap dönecek. O gün AK Parti'nin il başkanlığını yapanlar hesap verecek, hesap verecek! Tarihe utançla geçecek bir iş yaptılar ve ve dört transfer, iki tutuklamayla yaptırdıkları oylamada seçim kazandık diye övündüler.

Şimdi Üsküdar'ın, Üsküdar'ın güzel insanlarının şahitliğinde şunu söylüyoruz: Birçok şey konuşuldu, bunların hepsini satır satır yazdık. Gittik adliyeye suç duyurusunda bulunduk. Buradan Üsküdar'ın AK Parti'ye, MHP'ye oy vermiş ama yalandan korkarım, haramdan korkarım diyen kim varsa ona söylüyorum tarih önünde. Ahmet Başpaydar, terör örgütü üyeliğinden ceza alan, 15 yıldır

İngiltere'de olan oğlumu 'getirme sözü verdi Adalet Bakanlığı' diye 40 kişinin önünde, 40 kişinin önünde itirafta bulundu.

Cumhuriyet Başsavcılığı, eğer adının başındaki Cumhuriyet adını hak edeceksen Ahmet Başpaydar'ı çağıracaksın, oğlunun durumuna bakacaksın, 40 kişinin şahitliğini dinleyeceksin, görevini öyle yapacaksın. Hüseyin Kazan, 'oğlum tutuklu, iyi halden yararlandırmıyorlar, hapisten çıkamıyor' derken 5 Ağustos'ta içeride, Eylül'e gelince dışarıda. Bunu da yazdık suç duyurusuna. Bunu da çağıracaksın,sonuna kadar araştıracaksın, bu milletin karşısına ondan sonra çıkacaksın."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar