İstanbul'da 'Bağımsızlık Yürüyüşü'
SOL Parti, "Bağımsızlık Yürüyüşleri" kapsamında Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nden Dolmabahçe'ye yürüyüş gerçekleştirdi.
GAZETE PENCERE - SOL Parti, emperyalizme ve NATO'ya karşı "Bağımsızlık Yürüyüşleri" devam ediyor.
Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde saat 15.00'te bir araya gelen SOL Parti üyeleri, “Tam Bağımsız Türkiye” sloganlarıyla Dolmabahçe'ye yürüdü.
Dolmabahçe'ye yürüyüş gerçekleştiren SOL Partililer, polis engeliyle karşılaştı.
Polis, Dolmabahçe'de SOL Partililerin önünü kesti. Ayrıca basın mensuplarının çekim yapması da engellendi.
SOL Partililer, polis engeline rağmen Dolmabahçe'ye yürüyüşünü tamamladı.
Yürüyüşün ardından SOL Partiler tarafından Dolmabahçe'de basın açıklaması yapıldı.
SOL Parti MYK üyesi Kemal Koç, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, "Bugün emperyalizmle hesaplaşmanın tek yolu var, bu siyasal İslamcı rejimle hesaplaşmak. İsrail ile tek bir ikili anlaşmayı iptal etmekten aciz, kendinin yerli ve milli olduğunu iddia eden, muhaliflerini ise casuslukla, ajanlıkla suçlayan bu iktidar doğrudan ABD projesidir" dedi.
"Bu rejimin temelleri darbelerle atıldı" diyen Koç, "2000 yılına giden süreçte Refah Partisi içerisinde bir ekip ılımlı İslam görüntüsü altında konumlandırıldı. Erdoğan ve kurmayları o dönem genel seçimler daha yapılmadan önce ABD’de ağırlandı, hiçbir siyasi görevi olmadığı halde kendisine BOP Başkanlığı görevi verildi. Görevlerini çok iyi yaptılar, emperyalistlerden aldıkları güçle halka baskı, zorbalık, yoksulluktan başka bir şey vermediler. Şimdi de çürümüş iktidarları sallanırken yeniden Trump’dan icazet alma derdindeler" ifadelerini kullandı.

Kemal Koç, konuşmasında şunları söyledi:
"Ama ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamayacaklar. Onları ABD de kurtaramayacak. Başkanlarını kaçırdılar, Venezuela halkı onlara diz çöktü mü? Hayır! 'İran’ı bir gecede bitireceğiz' dediler, neye uğradıklarını şaşırdılar! Küba hâlâ direniyor, dünya halkları hâlâ direniyor.
Şimdi de temmuz ayında ABD’nin savaş gücü NATO ülkemize geliyor. NATO’yu biz İtalya’da, Türkiye’de kurduğu gladyo yapılanmalarından biliriz, Özel Harp Dairesi ile ülkemizde yaptıkları katliamlardan tanırız. Balkanlar'da, Afganistan’da, Libya’da yaptıkları katlimlardan tanırız. Tüm dünya halklarının gözünde eli kanlı bir haydut örgüttür NATO!
Dünyanın her köşesinde enternasyonalist bir ruhla emperyalizme karşı direnen dünya halklarına selam olsun, merak etmesinler onları hakettikleri gibi karşılayacağız.
İsrail’e silah taşıyan limanları bloke eden İtalyan ve Yunan yurtseverlerine selam olsun.
'Ne molla rejimi, ne emperyalizm diyen' İran halkına selam olsun.
Filistin'de taş atan çocuklara selam olsun.
Venezüela ve Küba halklarına selam olsun.
Dünyanın her yerinde emperyalizme karşı direnenlere selam olsun.
Merak etmeyin, görev bizde... 2026 Temmuz'unda Ankara sokaklarını ve memleketin dört bir yanını onlara dar edeceğiz. Meydan okuyoruz, tarihimizden aldığımız güçle, emekçi halkımızdan aldığımız güçle, birleşik mücadelemizden aldığımız güçle meydan okuyoruz, hodri meydan! Emperyalizm ve onun iş birlikçileri yenilecek, biz kazanacağız!"

"ABD’NİN VE NATO’NUN ÜSLERİ ÜLKEMİZDE BARINAMAYACAK"
Partinin basın açıklaması SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay tarafından okundu.
Yapılan açıklamada, "Sömürge valisi edasıyla gezen Tom Barrack, ABD’nin güçlü liderlik-hayırsever monarşi dayatmasını dillendiriyor. AKP ve MHP emekçi halkın öfkesinden kurtulmak için, bu soygun düzenlerini sürdürmek için Trump’ın ipine sarılıyor. Türkiye’yi adım adım bir felakete sürüklüyorlar" denildi.
"Kaderimizi ne Trump, ne Barrack çizemez! Kaderimizi biz belirleriz!" denilen açıklamada, "Kaderimizi biz çizeriz, bu ülke toprakları emperyalist tekellerin işgalinden kurtulacak. ABD’nin ve NATO’nun üsleri ülkemizde barınamayacak. Bugün ülkemizin ilerici, yurtsever insanlarına, gençlerine, kadınlarına bir mücadele çağrısı yapıyoruz.
Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
"Burası 6. Filo’nun denize döküldüğü yer! Dün Deniz’lerin, Mahir’lerin burada yaktıkları bağımsızlık ateşi, bugün anti-emperyalist yürüyüşümüzde sürüyor!
6.Filo karşısında 'secdeye duran', Kanlı Pazarlar’da bağımsızlık isteyen gençlere saldıran işbirlikçileri hatırlayın!
Onlar bugün ülkemizi karanlığa sürükleyen çürümüş ve kokuşmuş iktidarın sahipleridir! Önünde secdeye durdukları ABD’nin tezgahlarında büyütüldüler. ABD eliyle örgütlenmiş darbelerle önleri açıldı. AKP doğrudan ABD tarafından kurdurularak iktidara taşındı.
Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanlığı görevi verilerek iktidara getirildiler. Türkiye’nin bağımsızlıkçı, ilerici tüm birikimlerini yok etmek için çalıştılar. Bugün de demokrasi ve laikliğin son kazanımlarını ortadan kaldırarak kendilerine bir saltanat kurmak istiyorlar!
Emperyalizmle tam uyumlu saltanat heveslisi rejim altında ülkemiz siyasal, sosyal ve ekonomik krizler sarmalına sürüklendi. Saray ve çevresi şatafat içinde yaşar, bir avuç sermayedar zenginleştirilirken halkın büyük çoğunluğu açlık ve yoksulluğa mahkum edildi. Gerici ve piyasacı politikalarla eğitimden sağlığa halkın tüm kamusal hakları tek tek elinden alındı. Toplumsal hayat gerici kuşatmayla sarmalandı. Toprağımız, suyumuz, ormanlarımız yağmalandı. Şimdi de değerli maden ve nadir toprak elementlerimiz emperyalistlere peşkeş çekilmeye çalışıyor. Bütün bir memleket satılığa çıkarılmış durumda.
Adaletin ortadan kaldırıldığı, cumhuriyetin tüm ilerici kazanımlarının tek tek yok edilmeye çalışıldığı baskıcı, otoriter bir rejim dayatmasıyla karşı karşıyayız.
Sömürge valisi edasıyla gezen Tom Barrack, ABD’nin güçlü liderlik-hayırsever monarşi dayatmasını dillendiriyor. AKP ve MHP emekçi halkın öfkesinden kurtulmak için, bu soygun düzenlerini sürdürmek için Trump’ın ipine sarılıyor. Türkiye’yi adım adım bir felakete sürüklüyorlar.
Buradan ilan ediyoruz; kaderimizi ne Trump, ne Barrack çizemez! Kaderimizi biz belirleriz!
Bu ülke Amerikan dayatması, onların işbirlikçisi Sarayların, Saltanatların değil, bağımsızlığın ve özgürlüğün ülkesi olacak.
Kaderimizi biz çizeriz, bu ülke toprakları emperyalist tekellerin işgalinden kurtulacak. ABD’nin ve NATO’nun üsleri ülkemizde barınamayacak.
Bugün ülkemizin ilerici, yurtsever insanlarına, gençlerine, kadınlarına bir mücadele çağrısı yapıyoruz.
Türkiye’yi bu Amerikancı felaketten, tek adam rejimi karanlığından kurtarmak için birleşelim… Saltanat-Hilafet heveslisi işbirlikçi soyguncuları hak ettiği yere, tarihin çöplüğünü göndermek için birleşelim.
Bu çağrı NATO’ya karşı Deniz’de, Mahir’de birleşme çağrısıdır… Bu çağrı 7-8 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesine karşı, ülkemizi Trump başta olmak üzere katillerin yeni planlarının merkezi haline getirmek isteyenlere karşı mücadele çağrısıdır.
NATO, Amerikan’ın kanlı mızrağıdır. Bu ülke topraklarındaki ABD ve NATO’nun kanlı izleri unutulmadı. 12 Mart’larda, 12 Eylül’lerde onlar vardı. Devrimcileri, ilericileri, aydınları katlettiler, ülkeyi gerici işbirlikçilere teslim ettiler. Bugün de ABD’nin yeni savaş planları içinde Türkiye NATO’nun ileri karakolu olarak yeniden konumlandırılıyor. Suriye savaşının sonunda Türkiye’yi Batı için tampon ülkeye dönüştürdüler, göçmen deposu haline getirdiler. Şimdi de yeni uluslararası müdahale komuta merkezleri açma planları için Türkiye’yi, Amerikan haydutluğunun üssü haline getirmeye çalışıyorlar.
Emperyalizmin bölgemize ve ülkemize biçtiği bu yeni planlara izin vermeyeceğiz! Türkiye’yi emperyalizmin işbirlikçisi tek adam rejimi eliyle sokulan bu felaketten kurtaracağız.
Gelin, NATO’nun, ABD’nin işbirlikçilerine karşı tüm yurtseverler olarak bağımsızlık için birleşelim.
Gelin, Amerikan dayatması tek adam rejiminden ülkemizi kurtarıp demokratik bir ülkenin kapılarını açmak için birleşelim.
Gelin, siyasal İslamcı rejimin ülkemizi soktuğu gerici karanlığı püskürtelim, laik bir ülkeyi kurmak için birleşelim.
Gelin, emeğimizi çalan, topraklarımıza el koyan bu işgale son verelim, emeğimiz, toprağımız, geleceğimiz, özgürlüğümüz yeniden bizim olsun.
Gelin umutla, inatla, yan yana bu tek adam rejimini değiştirmek için birlikte yürüyelim."
Kaynak:Haber Merkezi