İşte Deniz Gezmiş'e 1971’de gönderilen 100 liranın hikâyesi

Ağrı’da arzuhalcilik yapan Ferit Şahin’in 1971 yılında Ulucanlar Cezaevi’ndeki Deniz Gezmiş’e gönderdiği 100 liranın hikayesini oğlu Enbiya Şahin anlattı.

İşte Deniz Gezmiş'e 1971’de gönderilen 100 liranın hikâyesi

GAZETE PENCERE - 68’in devrimci gençlik hareketi önderlerinden THKO’lu Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 16 Mart 1971’de Gemerek’te yakalanması haberi kısa sürede Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılmıştı. Bu yakalanma haberinin halkta yarattığı üzüntü ve Denizlere olan saygı, sevgi sonucunda türküler, ağıtlar yakılmıştı. Ulucanlar Cezaevinde olan Deniz’e dışarıdan mektuplar ve çeşitli hediyeler gönderilirken Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinden gönderilen 100 TL dikkat çeker ve Deniz’i duygulandırır.

Denizlerin idamlarının 54. yılında, 55 yıl önce cezaevindeki Deniz Gezmiş’e Ağrı’dan Ferit Şahin tarafından gönderilen 100 TL’nin öyküsünü, oğlu Enbiya Şahin anlattı. Şahin'in Evrensel'den Kenan Çetin'e yaptığı açıklamalar şöyle:

Babanız nasıl biriydi? Bize biraz anlatır mısınız?

On yıl önce 86 yaşında kaybettiğimiz babam Ferit Şahin, Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde dava vekilliği yapan bir arzuhalciydi. Öğrencilik yıllarında ortaokulu bitirdikten sonra Askeri Liseyi kazandığı halde, babasının -dedem Reşit Şahin’in- 1930’lardaki Zilan Katliamı ve Ağrı İsyanı nedeniyle İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmasından dolayı önü kesilerek askeri okula alınmamış. Babam da o dönem askeri okula alınmaması nedeniyle üzülüyor ve devlete karşı içinde bir tepki oluşuyor.

Devlete ve siyasi iktidara karşı oluşan bu tepki sonucunda babam Ferit Şahin 1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partisinin (TİP) kurulmasıyla birlikte TİP Ağrı İl Kurucuları arasında yer alarak, 1965 ve 1969 yıllarındaki seçimlerde TİP’den milletvekili adayı da oluyor.

O dönemde gelişen öğrenci hareketleri, Türkiye'deki yükselen halk muhalefeti ve hayatın her alanında örgütlülüğün artmasından dolayı egemenler ülkeyi yönetemez duruma düşünce orduyu göreve çağırdılar. 12 Mart 1971’de askeri müdahale sonucunda sıkıyönetim ilan edilmişti. 1971’in 18 Mayıs'ında ülke genelinde yapılan operasyonlarda babam Ferit Şahin'de bu muhalif kimliğinden dolayı tutuklanıp Diyarbakır'a götürüldü, orada tutuklandı.

f

Babanızın cezaevindeki Deniz’e para göndermesi nasıl olmuş, bundan bahseder misiniz?

Denizlerin tutuklanıp Ankara Ulucanlar Cezaevine gönderildiklerini babam duyunca hızla Taşlıçay İlçe Postanesine giderek, en hızlı şekilde telgraf havalesiyle Nisan 1971’de Deniz’e 100 TL para gönderiyor.

Babam bunu, idamla yargılanacağı söylenen Deniz’e moral verme, güç verme anlamında yaparken, "Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinden bile size destek olan, mücadelenizi destekleyen ve ekonomik anlamda sana destek sunmak isteyen bir insan vardır" demek istediği için yapıyor.

Postaneden parayı gönderirken babam, para gönderme makbuzunda kendi isminin mutlaka olmasını istemiş. Para bir süre sonra Deniz’in eline geçiyor. Deniz kendisine gönderilenler içinde Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinden para gönderildiği dikkatini çekiyor ve duygulanıyor. Orada arkadaşlarına, “Eğer ben yaşayamaz, idam edilirsem, ileride bir fırsatını bulursanız bana parayı gönderen bu insanı bulun selamlarımı iletin” demiş. Yıllar sonra babama Deniz’in selamı arkadaşları tarafından getirildi ve biz de bunu mutluluğunu, onurunu yaşadık.

Babanızın Deniz’e para göndermek istemesine çevresinden tepkiler olmuş mu?

Babama çevresinden ve akrabalardan, “Ferit sen ne yapıyorsun? Deniz’e para göndermenin bu baskıların olduğu dönemde, hele sıkıyönetim döneminde devlet tarafından bir karşılığı vardır” şeklinde tepkiler gösterilmiş. Babam Deniz’in mücadeleci ruhu, anlayışı ve yiğit duruşu nedeniyle sosyalist bir insan olarak Ağrı’nın bir köşesinden hem moral vermek, hem de destek olma anlamında bir şeyler yapma ihtiyacı duyarak tepkilere aldırmıyor. Deniz’e parayı postaneden gönderirken “Makbuza kendi ismini yazma” uyarılarını da dikkate almayıp kendi ismiyle gönderiyor.

e
Enbiya Şahin

TİP yöneticisi ve muhalif olmasından dolayı babanız 1971’de tutuklandığında mahkemede bu konuyla ilgili sorgulanıyor mu?

Babam Diyarbakır'da yargılanırken hakkında yazılan iddianame de Deniz Gezmiş’e para göndermesi bir suç delili olarak yer almış. Diyarbakır mahkemelerinin o dönem ünlü yargılamalarında Hamdi Sevinç isminde bir hâkim görev yapıyor. O dönem Sevinç, hukukun evrensel değerlerini, normlarını bir kenara bırakan bir hâkim olarak tanınıyor.

Hâkim, babama mahkemede sık sık başka suçlamalarla beraber Deniz’e gönderdiği parayı bir suç delili olarak göstererek, neden para gönderdiğini soruyor. Babam da bunun bir insani duygu olduğunu ve dayanışma amacıyla gönderdiğini ifade ediyor. Babama bu duruşmalar sonucunda ellerinde tek delil olarak Deniz’e para göndermesi yer alırken diğer suçlamalar da gerekçe gösterilerek 5 yıl 8 ay hapis cezası ve 1,5 yıl da Amasya’ya gözetim altında sürgün cezası veriliyor. Bu verilen ceza temyiz edilerek birkaç yıl sonra Yargıtay tarafından esastan bozulup ve yeniden yargılama sonucunda babam beraat etti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar