İşte İmamoğlu’nun araç masraflarını kendisinin ödediğini gösteren dekontlar!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendi aracını makam aracı olarak kullanması ve masraflarını belediyenin ödemesi üzerine açılan dava dün görüldü. İmamoğlu’nun araç masraflarını belediyeye yatırdığı belgeler ortaya çıktı.
GAZETE PENCERE - Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait aracı makam aracı olarak kullandığı ve giderlerini belediyeye ödettiği gerekçesiyle hâkim karşısına çıktı.
Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 4 No’lu duruşma salonunda görüldü.
İmamoğlu “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla yaptığı savunmada kiralanması düşünülen aracın bugünün rakamıyla aylık kirasının 258 bin lira olduğunu, kendi aracını ücretsiz kullanarak kamuya 30 milyon lira tasarruf sağladığını belirtti.
İmamoğlu İBB Başkanı olduktan sonra Beylikdüzü Belediyesi’nin kısa bir dönem yaptığı yakıt ve bakım masrafının ise ödemesinin yapıldığını ifade etti.
Halk TV’den Ersin Eroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun belediyeye yaptığı ödemelerin dekontlarına ulaştı.
İmamoğlu tarafından Beylikdüzü Belediyesi’ne 12 Aralık 2019’da 27 bin 538 bin lira, 5 Kasım 2025 tarihinde ayrı ayrı 11 bin 13 lira, 25 bin 715 lira, bin 167 lira ve 173 bin 715 lira ödeme yapılmış.
İşte o dekontlar:





İMAMOĞLU SAVUNMASINDA NE SÖYLEDİ?
İmamoğlu savunmasında 9 Marttan bugüne 100. duruşmaya çıktığını açıkladı.
Önceki davalarda da adaletsizlikleri anlatmaya çalıştığını belirten İmamoğlu, “Benim bu anlatılarım, bu feryadım yalnızca kendim için değildi. Zaten şahsi hayatıma yönelik de ben burada sanık kürsüsünde değilim. Sadece özgürlüğü alınmış, elinden alınmış arkadaşlarım için de feryatta bulunmadım ya da bu anlatıları sıralamadım. Bu feryat, aynı zamanda hem ülkem içindi, hem devletim içindi, vatanım içindi ve aynı zamanda gelecek içindi” dedi.
Türkiye’nin yargı güvenliği bakımından 144 ülke arasında 118'inci olduğunu vurgulayan tutuklu belediye başkanı İmamoğlu, “Bundan rahatsız olmayan bir vatandaş varsa, ben onun vatanseverliğini ve bu ülkeye bağlılığını çok net sorgularım” diye konuştu. “İnsanlar, mahkemeye girdiğinde karşısında devleti değil adaleti göreceğine inanmalıdır” ifadelerinde bulunan İmamoğlu, istatistiklerde böyle bir inancın görülmediğini ve toplumun yüzde 85’inin yargıya güvenmediğini belirtti.
Korkunun büyüdükçe, insanın doğru bildiğini söylemesini zorlaştırabileceğini ifade eden İmamoğlu, “Hapse atılanların nasıl iftira mekanizmasına döndüğünü ve yargının da pervasızca bunlardan nasıl yararlanmaya çalıştığını gördük ve örneklerini şu anda da yaşıyoruz. Ona da Yalçın Küçük'ten bir hatırlatma yapayım; itirafçı olmayı, 'insanın kendini kusması' diye tanımlar” diyerek ‘hukuk devletinin’ görevinin insanları korkutmak ve susturmak olmadığını belirtti.
Asıl meseleye ilişkin hiçbir zaman makamla ilişkisi olmadığını ve olmayacağını belirten İmamoğlu, “Devletin makamını temsil eden insanlara saygı duydum ama aynı zamanda saygı bekledim. Hiç kimsenin önünde el pençe divan olmadım” diyerek eşitliğe inanan bir yurttaş olduğunu söyledi.
‘ARABAYI BEDAVAYA BELEDİYEYE TAHSİS EDELİM’
Dava konusu olan makam aracıyla ilgili İmamoğlu, "Araçlarla ilgili önüme fiyat listesi geldi. Ben de, 'Daha iyisi var, onu kullanayım' dedim ve aracı bilabedel tahsis etmemle ilgili bir süreçten dolayı buradayım” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, şunları anlattı:
"Yani işin özetini söyleyeyim; O dönem KDV dahil, yanlış hatırlamıyorsam 7 bin 200 lira ihale, 2024 rakamlarıyla ki ben 2015'te arabamı tahsis ettim. O günün rakamlarıyla 3 bin dolara tekabül eden, aylık kirası 3 bin doları aşan bir aracın kiralanması yerine, "Yahu bu arabadan bende de var. Ben bu arabamı kullanmaya devam edeyim, buna gerek yok. Geri iade edin. Bu arabayı belediyeye bedava tahsis edelim, şirketimin arabasıdır" diyerek yapılan işlemden Ekrem'e suç çıkarma girişimidir. Kanuna uygun olduğunu düşünmüyorum; kanunda bir eksiklik varsa onun da bir yerden geri döneceğini düşünüyorum. Benim için son derece basit bir soruyla bu iş yürüdü. 'Benim aracım varsa, milletin parasını neden makam aracına harcayayım' diyerek bir işlem yürütüldü. Bugün ise yıllar önce yaptığım bu tercih, dönüp dolaşıp bir ceza davasının konusu haline gelebiliyor.”
Sermaye piyasasında yaşananlara gönderme yapan İmamoğlu, "Ekrem'in saçının teline kadar bakalım, yazlığının kapısını kıralım, babasının tarlasını kazalım diyorlar. Halbuki ben şu anda Türkiye'de bu fon işinin içinde olanların babalarının tarlalarını kazmalarını beklerim. 500 bin kişinin dolandırıldığının konuşulduğu bir olayla ilgili o insanları afişe edecekler mi merak ediyorum" diye ekledi
‘20 BİN LİRALIK BENZİNLE YARGILANIYORUM’
Göreve geldiğinde 15 makamı olduğunu öğrendiğini, bunu Saraçhane'deki yerle sınırlandırıp kalanını ihtiyaç duyulan birimlere tahsis ettiğini belirten Ekrem İmamoğlu, kendisinin kullandığı 20 bin liralık benzin nedeniyle yargılandığını söyledi. İmamoğlu, 2019'daki seçimde rakibi olan Binali Yıldırım'a belediye tarafından 42 aracın tahsis edildiği aktardı.
Kanal İstanbul denen projesine değinen İmamoğlu, “Nasılsa kendi parasını harcamıyor, nasılsa kendi doğasını hırpalamıyor ya da kendi deresini hırpalamıyor. Yani altüst ettiği doğa ve ortaya koyduğu büyük bir trajik yatırımın, aslında bir yatırım değil bir rant işi olduğunu, ne yazık ki milletimiz görüyor ve yaşıyor. Halbuki biz ne dedik? İstanbul'da metro ihtiyacı var metro yapın. Depreme hazırlığa ihtiyaç var depreme yatırım yapın. Altyapıya ihtiyaç var altyapı, kreş, yurt. Ama iktidarın o büyük proje anlatısını beslemek uğruna yapılan yanlışlar bugüne kadar yapıldı hala yapılmaya devam ediyor. Bir yandan da geçmişte yapılanları da o büyük projeleri de pervasızca satmaya da yani milletin malını 30 yıllığına satmaya da devam ediyorlar” ifadelerinde bulundu.
DURUŞMA 23 EKİM’DE
Diğer 4 sanığın savunmalarının bir sonraki duruşmada alınmasına karar verilerek duruşma, 23 Ekim’e ertelendi.
Kaynak:Haber Merkezi