Kılıçdaroğlu'nun arınma mesajına CHP'den tepkiler büyüyor: Eleştiri sınırını aştı!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun arınma mesajı CHP içerisinde tepkilerle karşılaştı. Son olarak CHP'li Mahmut Tanal, Siyasi eleştiri sınırlarını aşan, yurttaşların toplumsal umutlarını tartışmalı hale getiren açıklamalar mücadelemize zarar vermektedir" dedi.
GAZETE PENCERE - CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partide arınma mesajı gündemde. CHP’li vekiller ise Kılıçdaroğlu’na tepki göstermeye devam ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Mutlak butlan tartışmaları arasında yapılan bu paylaşımda sarf ettiği sözler ise CHP yönetimine ve rüşvet iddiasıyla süren soruŞturmalara göndermelerle doluydu.
Arınma mesajı veren Kılıçdaroğlu “Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun bu ifadelerine ilk tepkiyi CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır verirken CHP’li Mahmut Tanal da sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.
Tanal “Siyasi eleştiri sınırlarını aşan, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel mücadelesini, milyonlarca yurttaşın iradesini ve toplumsal umutlarını tartışmalı hale getiren açıklamalar mücadelemize zarar vermektedir.” İfadelerini kullandı.
Tanal’ın paylaşımı şöyle:
Siyasi eleştiri sınırlarını aşan, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel mücadelesini, milyonlarca yurttaşın iradesini ve toplumsal umutlarını tartışmalı hale getiren açıklamalar mücadelemize zarar vermektedir.
Kongrede aday olmayacaksınız, aylarca susacaksınız, parti içindeki tartışmaları kamuoyu önünde büyütecek açıklamaları tam da iktidarın CHP’ye yöneldiği bir dönemde yapacaksınız…
Sonra da buna “partiyi korumak” denilecek… Hayır. Siyasette zamanlama da sorumluluktur. Konuşmanın zamanı kadar, kimin işine yaradığı da önemlidir. Bugün Türkiye’de; hukuk devleti krizi vardır, yoksulluk vardır, çiftçi borç altında ezilmektedir, gençler gelecek kaygısıyla yaşamaktadır, emekliler açlık sınırının altında hayata tutunmaya çalışmaktadır, muhalefet belediyeleri baskı altındadır, demokrasi ağır bir sınavdan geçmektedir.
Böyle bir dönemde, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kamuoyu önünde tartışmalı hale getirecek açıklamalar yapmak; Saray siyasetinin değirmenine su taşır. Cumhuriyet Halk Partisi; kişilerin değil, milletin partisidir. CHP; kişisel kırgınlıkların, hesaplaşmaların ve siyasi küskünlüklerin kürsüsü değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi; Kuva-yı Milliye’nin devamıdır, Cumhuriyet’in kurucu iradesidir, halkın vicdanıdır. Kimsenin, kendi siyasi pozisyonu adına partiyi toplum önünde yıpratmaya hakkı yoktur. İmalarla,genel suçlamalarla, muğlak ifadelerle, partiyi toplum önünde zan altında bırakmak; ne siyasi etikle, ne parti hukukuyla, ne de toplumsal sorumlulukla bağdaşır.
Cumhuriyet Halk Partisi, iktidar yürüyüşünü kişisel hesaplara teslim etmez. Çünkü bugün mesele kişiler değil, Türkiye’nin geleceğidir. Bu halk; iktidarın baskısına karşı birleşmiş, kararlı ve umut veren bir muhalefet görmek istemektedir. Tarih boyunca CHP’yi dışarıdan yıkamayanlar, hep içeriden tartışmaları büyüterek zayıflatmaya çalıştı. Ama herkes şunu bilsin: Cumhuriyet Halk Partisi, makamlarla değil, mücadeleyle ayakta kalmıştır. Ve hiçbir kişisel hesap, bu büyük halk yürüyüşünün önüne geçemeyecektir.
Kaynak:Haber Merkezi