Meclis Parkı'nda bir anne: Askerde hayatını kaybeden oğlu için adalet nöbetine başladı

Zorunlu askerlik görevini yaparken geçirdiği zatürre sonrası hayatını kaybeden 28 yaşındaki lisanslı voleybolcu Doğuş Caner Tüfekçi’nin annesi adalet için Meclis parkında nöbete başladı.

Meclis Parkı'nda bir anne: Askerde hayatını kaybeden oğlu için adalet nöbetine başladı

GAZETE PENCERE - 2024 yılında Burdur’daki 58. Komando Eğitim Alay Komutanlığı’nda zorunlu askerlik görevini yaparken geçirdiği zatürre sonrası hayatını kaybeden 28 yaşındaki lisanslı voleybolcu Doğuş Caner Tüfekçi’nin annesi Sermin Tüfekçi, sorumluların yargılanması talebiyle Ankara’daki Meclis Parkı’nda adalet nöbetine başladı.

Nefes'ten Merve Şişman'a konuşan Tüfekçi, “Gözümün nurunu aldılar, canımı elimden aldılar. Bir gün revire gönderselerdi ne olurdu?” diye konuştu.

Anne Tüfekçi, oğlunun askerde hastalandığını, yüksek ateşe rağmen revire çıkarılmadığını ve zamanında müdahale edilse hayatının kurtulabileceğini öne sürerken, Doğuş Caner Tüfekçi’nin nişanlısıyla yaptığı mesajlaşmalarda da hasta olduğunu, revire gitmek istediğini ancak izin verilmediğini anlattığı görüldü. Ailenin avukatı Barış Altunsoy ise sorumlular hakkında soruşturma yürütülebilmesi için gerekli iznin Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından verilmediğini söyledi. “Devlete emanet etmiştim, şimdi de sahip çıksınlar. Kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı, adalet sağlanana kadar mücadele edeceğim” diyen acılı asker annesi, Meclis Parkı’ndaki nöbetini sürdürürken,

Milli Savunma Bakanlığı ise yaşananlar karşısında sessizliğini koruyor.

Çanakkale'den Ankara'ya gelen Sermin Tüfekçi, iki yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesini bu kez Meclis Parkı'na taşıdı. Burdur'da askerlik görevini yaparken hayatını kaybeden oğlu Doğuş Caner Tüfekçi'nin fotoğrafıyla parkta oturma eylemine başlayan anne Tüfekçi, sorumluların yargılanmasını istiyor. Elindeki dosyaları göstererek konuşan acılı anne, "Ben oğlumu askere gönderdim, cenazesini aldım. Şimdi tek isteğim gerçeğin ortaya çıkması" dedi.

EVLENECEKTİ...

1995 doğumlu olan Doğuş Caner Tüfekçi, lisanslı voleybolcuydu. Zorunlu askerlik görevini yapmak üzere 2024 yılının başında Burdur'daki 58. Komando Eğitim Alay Komutanlığı'na gitti. Ailesi, askerlik sonrası düğün hazırlıkları yapmayı planlıyordu. Oğlunun gelecek planlarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Sermin Tüfekçi, "Bedelli yapmasını istedim. Hatta kredi çekelim dedim. Bana 'Anne şimdi kredi çekme, askerden dönünce evlenmek için çekersin' dedi. Oğlumun hayalleri vardı. Evlenecekti, yuva kuracaktı. Burdur çıktığında sevinmiştik. Kim bilebilirdi ki bana tabutu gelecek" diyerek konuştu.

"GÖZÜMÜN NURUNU ALDILAR"

Anne Tüfekçi, oğlunun askerlik sırasında zatürre geçirdiğini ve hastalığının ciddiye alınmadığını öne sürdü. Oğlunun yüksek ateş ve ağır rahatsızlık belirtilerine rağmen sağlık hizmetine zamanında ulaşamadığını savunan Tüfekçi, yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı: "Ben sadece oğlumu askere yollamıştım. Canımı aldılar elimden. Gözümün nurunu aldılar. İnsanlar kendi evladına kıyamazken benim evladıma neden kıydılar? İki buçuk yıldır yüreğim yanıyor. Her sabah aynı acıyla uyanıyorum." Anne Tüfekçi'ye göre genç asker günlerce rahatsız olmasına rağmen gerekli müdahaleyi göremedi. “Askerdeyken geceleri ateşten uyuyamaz hale geliyor. Ateşten kafasını ranzaya çarpıyor. Buna rağmen sabah saat dörtte eğitime çıkarılıyor. Bir gün revire gönderselerdi ne olurdu? Bir gün... Sadece bir gün. Belki bugün yaşıyor olacaktı" dedi.

NİŞANLISINA MESAJ

Ailenin iddialarına göre Doğuş Caner Tüfekçi yaşadığı rahatsızlığı nişanlısına da anlattı. Mesajlaşmalarda genç askerin hasta olduğunu, kendisini iyi hissetmediğini ve revire gitmek istediğini yazdığı görülüyor.

Anne Tüfekçi, "Oğlum nişanlısına hasta olduğunu anlatmış. Revire çıkmak istediğini söylemiş. Yardım istemiş. Ama izin vermemişler, sesini duyan olmamış. Şimdi elimizde o mesajlar ve bir mezar taşı kaldı" ifadelerini kullandı.

AVUKAT: SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEDİ

NEFES’e konuşan ailenin avukatı Barış Altunsoy ise Eylül 2024'te Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Altunsoy, soruşturma kapsamında 58. Komando Eğitim Alay Komutanlığı, Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, GATA ve Ankara Merkez Komutanlığı dahil ilgili kurumlardan bilgi ve belgelerin toplandığını belirtti. Epikriz raporlarının İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini ifade eden Altunsoy, “Sorumlular hakkında soruşturma yürütülebilmesi için Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın izin vermesi gerekiyor. Bu izin verilmediği için hukuki mücadelemiz sürüyor" dedi.

Altunsoy, soruşturma izni verilmemesi kararına karşı Bölge İdare Mahkemesi'ne yaptıkları itirazın kabul edildiğini ancak daha sonra yeniden soruşturma izni verilmediğini, buna karşı da itiraz ettiklerini söyledi.

ŞEHİTLİK VE VAZİFE MALULLÜĞÜ DAVALARI SÜRÜYOR

Aile tarafından yapılan şehitlik başvurusu da reddedildi. Ret kararının ardından açılan davalar istinaf aşamasında da sonuç vermeyince dosya Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Ayrıca vazife malullüğü talebiyle SGK'ya yapılan başvuruya süresinde yanıt verilmemesi üzerine açılan dava da devam ediyor. Ailenin avukatı, savcılık sürecinin sonucuna göre tazminat davası açmayı da planladıklarını belirtti.

MSB NEFES’İN SORULARINI YANITSIZ BIRAKTI

Öte yandan olayla ilgili Milli Savunma Bakanlığı'na yöneltilen sorular yanıtsız kaldı. Meclis Parkı'nda nöbetini sürdüren Sermin Tüfekçi ise tek talebini şu sözlerle özetledi:

"Ben oğlumu devlete emanet etmiştim. Şimdi devlet bu emanete ne olduğunu açıklasın. Oğlumu geri getiremezler biliyorum. Ama sorumlular hesap versin. Başka anneler benim yaşadığım acıyı yaşamasın."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar