Meclis’te “toplumsal cinsiyet” tartışması: DEM’in önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu’nda medyadaki şiddet içeriklerinin araştırılmasına ilişkin DEM Parti önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

Meclis’te “toplumsal cinsiyet” tartışması: DEM’in önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin medyadaki şiddet içeriklerinin olumsuz etkilerinin ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği grup önerisi görüşmesinde DEM Partililerle AKP'liler arasında toplumsal cinsiyet eşitliği tartışması yaşandı. AKP İstanbul Milletvekili Büşra Paker, "Toplumsal cinsiyet kisvesi ardında saklandığınız, LGBT artı ve eksi gibi kafa karıştırıcı tabirleri yerleştirmeye çalıştığınız bu araştırma önergesini kabul etmemiz mümkün değildir" dedi. AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "'Kadına yönelik şiddette sıfır tolerans' bizim ana ilkemizdir. Ancak 'toplumsal cinsiyet eğilimi' gibi yani bu anlamda birtakım kavramları değerlendirerek bir kamufle edilmesi ifade edildi. Kadın ve erkek vardır, dolayısıyla, cinsel yönelim anlamındaki bir hususu kabul etmiyoruz. AK Parti olarak bizim bu konuda anayasa önerimiz de var ve bu konuda da Meclisimize çağrımız şudur: İnsanlar kadın ve erkek olarak doğar, bunun haricindeki hiçbir şeyi kabul etmeyen anayasa düzenlemesini yapmak bizim de ödevimizdir, milletimizin de beklentisidir" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin "Medyadaki şiddet içeriklerinin olumsuz etkilerinin ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla" verilen grup önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

ÇELENK: MEDYA İÇERİKLERİNİN ŞİDDETTEN ARINDIRILMASI GEREKİYOR

DEM Parti Grubu adına öneriyi açıklamak üzere söz alan Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, şu ifadelere yer verdi:

"Televizyonun popüler kullanıma, halk kullanımına girdiği andan itibaren iki temel meselesi olmuş. Bir, şiddeti arttırır mı? Bu, genel olarak aslında medyayla ilişkili bir mesele. İkincisi de siyasi davranışı, oy verme davranışını etkiler mi? Elbette ki buralarda hep akademik alanda verilen cevap bunların birçok farklı değişkene bağlı olduğu, bugünden yarına bir şiddet eğiliminin şiddeti teşvik etmeyebileceği ancak çok net olan bir şey var, bunu hiçbirimiz göz ardı edemeyiz, bu da zihniyet örüntülerinin uzun vadede kültürel temsiller, diziler, hikâyeler, romanlar, filmler aracılığıyla şekillendirildiği meselesi, bizim zihniyet örüntülerimizi bunlar şekillendirirler. Dolayısıyla bir zamanlar, işte, dünya klasikleriyle, Rus, Fransız, Alman klasikleriyle yetişmiş nesiller ile bugün televizyonda her sahnede en az 5 kişinin, 5 siyah takım elbiseli mafyatik, mafyöz adamın birbirinin kafasına silah dayadığı bir dünyada bu anlatılarla yetişenler arasında bir zihniyet örüntüsü farkı olmayacağını söyleyemeyiz. Medya içeriklerinin, anlatıların bu şiddetten arındırılması gerekiyor, hele de bu şiddetin işte, bugün baktığımızda -ki yirmi altı yıl önce de aynı şeyleri söylemişiz- namus, kıskançlık, toplumsal baskı, çaresizlik, adalet inşasının yerine gelmemesi gibi nedenlerle meşrulaştırılması gerçekten de vahim bir durum ve biz televizyondan her gün buna maruz kalıyoruz."

PAKER: LGBT ARTI VE EKSİ GİBİ KAFA KARIŞTIRICI TABİRLERİ YERLEŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞINIZ BU ARAŞTIRMA...

DEM Parti'nin verdiği önerge üzerine söz alan AKP İstanbul Milletvekili Büşra Paker, önergeyi desteklemediklerini belirterek şöyle konuştu:

"Üzülerek, benden önceki konuşmacıları dinlediğimde bu Araştırma Komisyonunun gerekçesini okumadıklarını fark ediyorum. Araştırma komisyonu kurulmasına yönelik teklifinizde ısrarla ve tekrarla toplumsal cinsiyet eşitsizliği, toplumsal cinsiyet rolleri, şiddetin kültürel temsiller arasında yeniden üretilebilmesi gibi cümlelerle ne yapmak istediğinizi açıkça görüyorum. Kadına şiddetle mücadele konusunda samimi olsaydınız başka terminolojiler kullanmaya gerek duymazdınız. Toplumsal cinsiyet kisvesi ardında saklandığınız, LGBT artı ve eksi gibi kafa karıştırıcı tabirleri yerleştirmeye çalıştığınız bu araştırma önergesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu önerge, sizin kadına karşı şiddetle mücadelede durduğunuz yerin, kadınlara önem vermediğinizin kadınları sadece bir kamuflaj olarak kullandığınızın en bariz örneği olarak da bugün kayıtlara geçmiş oldu. Toplumdaki kadın ve erkeğin huzur içinde yaşamalarının sürdürülebilmesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Bu şekilde alttan alta vermek istediğiniz üçüncü, beşinci cinsiyetlerin toplumumuzda var olmasına fırsat vermeyeceğiz."

KILIÇ KOÇYİĞİT'TAN PAKER'E: İNSANIN FİKRİ OLMAYINCA ANCAK VE ANCAK KARŞIYA KARŞI SUÇLAMASI OLABİLİR

Peker'in konuşmasının ardından DEM Parti sıralarından itirazlar yükseldi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sayın Başkanım, benim bu konuşmanın neresini düzelteyim, neresini düzelteyim gerçekten bilmiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim: Çok büyük üzüntü duydum, gerçekten çok büyük üzüntü duydum Parlamento adına, milletvekili adına. Bu ülkede her gün büyüyen toplumsal şiddetin bir parçası, ana etkeni doğuran nedenlerden biri olan görsel şiddeti konuşalım, buna karşı Meclis olarak önlem alalım diyoruz. Hatip ne diyor? Diyor ki: 'Siz kadınları kamuflaj olarak kullanıyorsunuz.' Hadi gel, işin içinden çık. İnsanın fikri olmayınca ancak ve ancak karşıya karşı suçlaması olabilir Sayın Başkan. Toplumsal bir meseleden, bu ülkeyi yakıp yıkan bir şiddet olgusundan bahsediyoruz. Bakın, ilkokullarda okullara kadar varmış şiddet, artık gencecik çocuklar birbirini bıçaklıyor, akran zorbalığı var, öğretmenlerini öldürüyorlar" diye tepki gösterdi.

PAKER: BİZ DAĞDAKİLERLE MÜCADELEMİZİ ALLAH'TAN BİTİRDİK DE ÇOK ŞÜKÜR KADINLARI ELİNİZDEN, DAĞDAN KURTARDIK

Kılıç Koçyiğit'in konuşması sırasında AKP'li Paker'in "Biz dağdakilerle mücadelemizi Allah'tan bitirdik de çok şükür kadınları elinizden, dağdan kurtardık" dediği tutanaklarda kayıt altına alındı.

GÜL: KADIN VE ERKEK VARDIR, DOLAYISIYLA, CİNSEL YÖNELİM ANLAMINDAKİ BİR HUSUSU KABUL ETMİYORUZ

Kılıç Koçyiğit'in Paker'e yönelik konuşmasına yönelik söz alan AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, şunları kaydetti:

"Burada değerli milletvekilimize karşı bir şiddeti görüyoruz. O anlamda bir psikolojik ve sözlü şiddete maruz kalıyor Büşra Hanım. O yüzden bu şiddeti kabul etmiyoruz. Burada aslında arkadaşımızın söylediği, elbette kadına yönelik şiddet hususunda hem Hükûmetimizin tutumumu hem bakanlıklarımızın tutumu çok nettir, grubumuzun tutumu da çok nettir. 'Kadına yönelik şiddette sıfır tolerans' bizim ana ilkemizdir. Ancak 'toplumsal cinsiyet eğilimi' gibi yani bu anlamda birtakım kavramları değerlendirerek bir kamufle edilmesi ifade edildi. Kadın ve erkek vardır, dolayısıyla, cinsel yönelim anlamındaki bir hususu kabul etmiyoruz. AK Parti olarak bizim bu konuda anayasa önerimiz de var ve bu konuda da Meclisimize çağrımız şudur: İnsanlar kadın ve erkek olarak doğar, bunun haricindeki hiçbir şeyi kabul etmeyen anayasa düzenlemesini yapmak bizim de ödevimizdir, milletimizin de beklentisidir."

KILIÇ KOÇYİĞİT: KAVRAMLARI DA SÖZLERİMİZİ DE ÇARPITMAYIN, NE DEDİĞİMİZ ÇOK AÇIK, KİME DEDİĞİMİZ DE ÇOK AÇIK

Kılıç Koçyiğit ise yeniden söz alarak AKP'li Gül'ün sözlerine "Şimdi, ben milletvekili arkadaşıma şiddet uygulamadım, kadına yönelik ve genel olarak şiddete karşı yapılan bir araştırma önergesinde yapıcı bir konuşma yapması gerekirken bizi suçlayan konuşmasına ve aslında meseleye yabancı olmasına dair meseleyi söylemiş oldum; birincisi bu" dedi.

Ardından toplumsal cinsiyet eşitliğinin evrensel bir kavram olduğunu söyleyen Kılıç Koçyiğit, "Sayın mevkidaşıma bunu hatırlatmak isterim. Kadınlar ve erkeklerin eşitliğinden bahsediyor, her türlü eşitliğinden bahsediyor. Bu anlamıyla, biz, kadın mücadelesinde bütün mücadele yürütenler olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir sistemde yaşamak istiyoruz çünkü toplumsal cinsiyet rejimi kadınların kadın olmaktan kaynaklı hiçbir şekilde dışlanmamaları demek; ekonomik, siyasal, sosyal, kamusal hiçbir ayrımcılığa maruz kalmamaları demek. O anlamıyla, bu kavram burada bulunan bütün milletvekili arkadaşları, kadın milletvekillerini olduğu gibi biz bütün kadınları, hepimizi ilgilendiren bir kavram" ifadelerini kullandı.

Kılıç Koçyiğit, AKP'li Gül'ün "Şuna izin vereceğiz, buna izin vermeyeceğiz", "Bunu kabul ediyoruz, bunu kabul etmiyoruz" sözleriyle ve iktidarın dışlayıcı politikalarıyla insanların yaşam hakkına kastedecek bir sistemi inşa ettiklerini söyleyerek "Bundan da vazgeçilmesi gerekiyor. Yaşamına kastedilecek, burada kurulacak her yanlış cümlenin insanların sokakta, okulda, fabrikada bir şiddet olarak döndüğünü görmeniz gerekiyor. Bir siyasetçi olarak, bir insan olarak her birimizin de bu sorumlulukla burada söz kurması gerektiğinin de altını çizmek istiyorum. Kavramları da sözlerimizi de çarpıtmayın, ne dediğimiz çok açık, kime dediğimiz de çok açık" dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan da tartışmasının üzerine "İsterseniz bir başlığa dönüştürelim bunu. İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. Kadın, erkek ayrımı söz konusu değil. Ortak görüşümüzdür" dedi. Adan'ın sözleri muhalefet ve iktidar sıralarından alkışlanarak desteklendi.

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar