Mehmet Murat Çalık ifadelerini sordu: İtirafçı Seyfi Beyaz 'teyit edemedi', 'hatırlamadı'

İBB Davası'nda söz alan Mehmet Murat Çalık, itirafçı Seyfi Beyaz'a ifadelerindeki iddiaları sordu. Beyaz, "Bilgim yok", "10 senenin üstündeki bir mevzu şu an teyit edemem", "Hatırlamıyorum" yanıtlarını verdi.

Mehmet Murat Çalık ifadelerini sordu: İtirafçı Seyfi Beyaz 'teyit edemedi', 'hatırlamadı'

GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın ikinci celsesine devam ediliyor.

Duruşmanın ikinci gününde söz alan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan sanık Seyfi Beyaz'a ifadesindeki sözlerini sordu.

Beyaz bazı sorulara "Teyit edemem" yanıtını verirken, bazı şeyleri ise hatırlamadığını söyledi:

Mehmet Murat Çalık ve Seyfi Beyaz arasındaki diyalog şu şekilde:

Mehmet Murat Çalık: Seyfi Bey, farklı tarihlerde 6 tane ifade vermişsiniz. İskan sürecinde yaşadıklarınızı da 25 Nisan ve 26 Mayıs tarihli ifadelerinizde farklı anlatmışsınız. 25 Nisan ifadenizde iskan aşamasında Hasan İmamoğlu'nun sizden 3 daire aldığını, sonrasında iskan sürecinin uzadığını, Oktay Hamzoğlu'nun da sizi arayıp "Adem Soytekin'in belediyede eli kolu uzundur o halleder" dediğini, bunun üzerine siz Adem Soytekin'i aramışsınız. O da Veysel Bey ile sizi Mado'da buluşturmuş. "100 bin lira verirseniz 1 günde hallederiz" denmiş. Siz de bunu kabul etmemişsiniz, hatta sitem etmişsiniz ve ortaklarınıza da "hallederseniz siz halledin ben karışmıyorum" demişsiniz.

Ayrıca 100 bin TL'nin de Adem Soytekin'e ödendiğini öğrendiğinizi beyan etmişsiniz. Aynı iskan sürecini az önce savcımız da sordu, sadece bu kısmını sordu. 26 Mayıs 2025 tarihinde de bir anlatım var aynı iskan süreciyle ilgili. "İskanımızı alamıyorduk, Adem Soytekin ile görüştük. O da 3 milyon verirseniz iskanınızı alırım" dediğini, ancak bu konuyla ilgili daha önce de kendisine daire vermek zorunda kaldığınızı, yine de iskanınızın verilmediğini, Adem Soytekin'in de "Oktay Hamzoğlu'na para vermezseniz iskanının alınamayacağını" söylediğini, sonra teklifi kabul ettiğinizi beyan etmişsiniz.

"İLK İFADENİZDE REDDETTİĞİNİ İKİNCİ İFADENİZDE KABUL ETTİĞİNİZ SÖYLEMİŞSİNİZ"

3 milyon, yine savcı beyin sorduğu 3 milyon 540 bin TL'lik faturanın kesildiğini söylemişsiniz ve bu ödemenin üzerinden 3-4 ay geçtikten sonra Oktay Hamzoğlu'nun sizi tekrar arayıp "iskanınızı vermiyorlar bir de sen konuş" dediğini, Adem'i yine Mado'ya getirmişinizi, Veysel Bey ile görüşmüşsünüz. 100 bin lira verilirse iskanınızın alınabileceği size söylenmiş. Kabul etmişsiniz bu sefer.

İlk ifadenizde reddettiğinizi söylemiştiniz, bu ifadenizde kabul ettiğinizi söylemişsiniz. 1-2 gün içinde o parayı Oktay Hamzoğlu'nun muhasebecisi üzerinden Adem Soytekin'e teslim edildiğini ve parayı teslim edildikten 2 gün sonra da iskanınızın alındığını ifade etmişsiniz. Ve iddianamede de iskanın alındığı tarihin 12 Kasım 2019 tarihinde iskanımızın onaylandığını söylemişsiniz. Bu ifadenizden 2 gün sonra da tahliye olmuşsunuz.

Sorum şu: 26 Mayıs tarihli ifadenizde 3 milyon 540 bin TL'lik fatura kesildiğini ve ödemeden 3-4 ay sonra Oktay Hamzoğlu'nun sizi arayıp "İskanı vermiyorlar" dediğinden bahsetmişsiniz. Ve iskanınızın 12 Kasım 2019 tarihinde alındığını da söylemişsiniz. İddianamenin eklerine baktığımızda, faturayı hatırlıyor musunuz diye soracağım ama tarihi hatırlamanız mümkün olmayabilir, faturanın tarihi 3 Kasım 2022. 2022'de kesilmiş fatura. "Faturanın kesildiği tarihten sonra aldık" demişsiniz iskanı. Halbuki olayda faturanın kesildiği tarihte siz iskanınızı alalı 3 yıl olmuş. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz Seyfi Bey?

BEYAZ: BU KONUDA BİLGİM YOK

Seyfi Beyaz: Yani bu konuda tam bir bilgim yok. Ama arzu ederseniz mahkemenize daha sonra sunarım.

Mehmet Murat Çalık: Yok, zaten kendi beyanınızı size sordum.

Seyfi Beyaz: Yani kendi beyanımda zaten söylüyorum yani. 3,5 ödendikten sonra bu 100 bin işi çıktı. Biz onu da orada konuştuklarımızda birebir teyit ediyorum. Hatta şeyimde de var, ifademde de var.

ÇALIK: BİREBİR CÜMLELERİNİZİ OKUDUM SİZE

Mehmet Murat Çalık: İşte ifadenizden okudum. Birebir sizin cümlelerinizi okudum size. Siz demişsiniz ki "ekstra 3 milyon 540 bin lira, bizden ilave 3 milyon para istendi." Biz bunu hatta biraz daha detaylandırayım sizin söylediğinizi, siz demişsiniz ki "Bunu resmi olarak çıkmamız lazım, fatura kesilmesi lazım". Adem Bey de size fatura kesmiş.

"FATURA TARİHİNDEN 3 YIL ÖNCE İSKAN ALINMIŞ"

Ama şunu da söyleyeyim Sayın Başkanım, ben kendi ifademde de söyledim hem fatura tarihlerini koydum hem Adem Bey'in beyanları var. Bu 3 milyonun Beylikdüzü Belediyesi'nin hemen karşısında bir park var. Parkla, Seyfi Beylerin yaptığı inşaat arasındaki yolun altyapısıyla ilgili yaptığını kendisi zaten beyan ediyor. Tarihler de örtüşüyor. Ama mesela Seyfi Bey'in söylediği tarihte, hani faturanın kesildiği tarihten 3 yıl önce iskan alınmış. Hani burada ben sizin yerinize cevap vereyim Seyfi Bey, siz şunu diyebilirdiniz: "Biz çek verdik." Değil mi? Hani çek verdik, çekle ödeme yaptık. Der misiniz bilmiyorum. Hani sizin adınıza şayet "Çek verdik" demiş olsaydınız bile Sayın Başkanım... Yönlendirme yapmayayım. Çek neyse o zaman hani benim 3 yıl aradaki çelişkiyi kendisi izah edemiyor.

"HER SÖYLEDİĞİNİZİ TEYİT EDEMEM"

Seyfi Beyaz: Yani ben aşağı yukarı bu 10 senenin üstündeki bir mevzu. Yani ben bunu şu an teyit edemem her söylediğinizi.

Mehmet Murat Çalık: Ben size ifadelerinizi soruyorum. Sayın Başkanım, ben mahkeme heyetini bilgilendirmek adına söyleyeceğim bunu. Çekler verilmiş Adem Bey'e bu yol inşaatının yapılmasıyla ilgili. Çekler de yine 26 Ocak 2018 tarihinde verilmiş. Yani Seyfi Bey'in anlatımına, hani 3-4 aylık süre sonra bize yani Nisan 2018'de veya Mayıs 2018'de bize de bu süreçleri anlatıyor. Dolayısıyla anlatımıyla ilgili tarihler kesinlikle uymuyor. Ben ikinci bir soruma geçeyim mahkemeyi bilgilendirdikten sonra.

Her iki ifadenizde de 100 bin TL'den bahsederken ilk ifadenizde 3 milyom 540 bin liralık fatura ve ödemeden bahsetmemişsiniz. Ayrıca ilk ifadenizde, az önce de söyledim, 100 bin liralık talebi tepki gösterip kabul etmediğinizi söylemişken, ikinci ifadenizde 100 bin liralık talebi kabul ettiğinizi söylemişsiniz.

Seyfi Beyaz: Yani ben kabul ettiğimi söylemiyorum. Nasıl anlıyorsunuz bilmiyorum.

Mehmet Murat Çalık: Yok, ifadenizi okuyorum. "Kabul ettik" diyorsunuz.

Seyfi Beyaz: Bakın ben konuyu birebir detaylıca anlattım. Ama siz farklı yönlerden bakarsanız onu bilemem. Bu artık mahkemenin takdiri.

Mehmet Murat Çalık: Sayın Başkanım, ben sadece Seyfi Bey'in kendi beyanlarından soruyorum. Başkasının yaşamış olduğu bir olayı anlatmış olsaydı bu çelişkileri anlardım. Ama kendisi hani hem bir olayı kabul ediyor 100 bin lirayı hem reddediyor. 180 derece farklı.

Seyfi Beyaz: Yani 3,5’u ben kendim görüşmedim diyorum zaten ilk başta. 100 bin liradan bahsediyorum. 100 bin lirayı da birebir zaten şeyde anlattığım gibi yaşadım.

Mehmet Murat Çalık: Bir tanesinde diyorsunuz ki kabul etmedim, öbüründe diyorsunuz kabul ettik.

Seyfi Beyaz: Kabul etmedim dediğim zaten ilk o 2-3 gün sürüyor ya, ilkinden ben zaten bunu kabul etmediğimi hatta böyle bir yetkim olmadığını söyledim.

DEVREDİLEN GAYRİMENKULLER

Mehmet Murat Çalık: İfadeler incelendiğinde Başkanım, benim söylediğim şeyin doğruluğu anlaşılacaktır. Ben diğer soruma geçmek istiyorum. Şirketine kaç tane gayrimenkul devrettiniz Seyfi Bey?

Seyfi Beyaz: İfademde var hepsi.

Mehmet Murat Çalık: 12 tane devrettiğinizi söylüyorsunuz.

Seyfi Beyaz: Yani yeniden araştırıldı, herkesin ifadesi orada var. Ben bugün 10 yıl sonra geldiniz bize kaç tane verdi, kaç tane aldı... Bunun teyidini ben şu an yapamam. Bu ancak ölçümleme ile olur yani. Birazı ifadelerimin hepsinde konuştum ben zaten.

Mehmet Murat Çalık: Ben ifadesini o zaman söyleyeyim Başkanım. İfadesinde 12 gayrimenkul devredildiğini söylüyor Seyfi Bey. Ancak tapu kayıt sistemine baktığımızda 10 tane gayrimenkul devri olduğunu ben kendi savunmamda da üzerine basa basa söyledim. Hatta savcılık da iddianameye 10 tane gayrimenkulün devredildiğini koymuş, iddianamede o var. Ama ısrarla 12 gayrimenkul devredildiği söyleniyor. Bu hangi TAKBİS kayıtlarında görülüyor, bunu merak ediyorum işin açıkçası.

Benim bir de sorum şu olacak: Bu 10 gayrimenkulün 3 tanesini, 3 dükkanı Adem Soytekin parayla satın aldığını, evraklarını da belgelerini sundu mahkemenize. "Parayla satın aldım" dedi. 2 tane daireyi de Kemal Şahin'in yaptırmış olduğu okula karşılık aldığını hem Adem Bey beyan ediyor hem diğer ortaklar da bunu, bu beyana katılıyorlar. Bir kısım gayrimenkulleri de Adem Bey bu inşaatın kabasını yapıyormuş. Kabasını yapıyordu değil mi Seyfi Bey?

Seyfi Beyaz: Doğrudur.

Mehmet Murat Çalık: Kabasıyla ilgili herhangi bir gayrimenkul devri yaptınız mı kendisine?

Seyfi Beyaz: Yapmıştır herhalde.

Mehmet Murat Çalık: İşte o 10 dairenin içindeydi. Yani rüşvet olarak verdik dedikleri o 12 daire zaten 12 daire değil. Bunların 3 tanesini Adem Bey zaten parayla satın almış, 2 tanesini okul yapımıyla ilgili fatura olarak vermişler. Kalan 5 tanesinin içerisinden de kaba inşaatla ilgili kaç tane daire verdiğinizi hatırlıyor musunuz?

Seyfi Beyaz: Hatırlamıyorum.

HASAN İMAMOĞLU İDDİASI

Mehmet Murat Çalık: Hatırlamıyorsunuz, peki. O ortaklarınız zaten doğruluyorlar benim söylediğimi. Yüksel Hamzaoğlu mesela ifadesinde diyor ki: "Adem'e devredilen 2 dükkanın iş karşılığı olduğunu fark ettim" ifadesi var. Bunlar da size de sorulmuş zaten. Ben şimdi diğer bir soruma geçiyorum. İfadenizde 30 Eylül 2025 tarihli Adem Soytekin'in ek ifadesi size sorulmuş. Adem Soytekin ek ifadesinde Hasan İmamoğlu'na bu projede daire verildiği hususunu satış ofisinde yapılan bir toplantıda 3 daireyi Hasan İmamoğlu'na verdiklerini söylediler beyanına karşılık, size bu beyan sorulmuş.

Siz de ifadenizde bu konuyla ilgili, 5 ifadenizde bu konuyla ilgili hiçbir beyanınız yok. Bakın 6 beyanda bulunmuşsunuz, ilk 5'inde bu konuyla ilgili hiç beyanınız yok. 6'ncısında şöyle demişsiniz: "Bahsetmiş olduğum 5 dairenin 3'ü ya da 4'ü Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu adına yapılmıştır ve daireleri devretmemizi isteyen kişi Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık'tır" demişsiniz.

Bu arada Sayın Başkanım, hani ben evraklarda sunmuştum, dün de bizim o dönemdeki Başkan Yardımcısı arkadaşımız, teknik konulara bakan Mehmet Çakılcıoğlu burada sunumunu yaptı. Benim başkan yardımcısı olmadığımı siz hani evraklardan anlamıştınız zaten ama bir kez daha altını çiziyorum. Şimdi bu ifadenizin neresini düzelteyim inanın ben de bilmiyorum ama siz iskana karşılık 3 daireyi Hasan İmamoğlu'na verdik derken "Adem Soytekin üzerinden Mehmet Murat Çalık bunu istedi" diyorsunuz. Kardeşiniz Muzaffer Beyaz, birazdan o da kürsüye gelecek, "Bina ruhsatı için" diyor, "3 daireyi Hasan İmamoğlu'na devretmemiz istendi." Bu ifadelerin hangisini kabul edelim? İskan için mi verdiniz, yoksa ruhsat için mi verdiniz? Yoksa beynelmilel mi?

Seyfi Beyaz: Yani bu ne fark eder ki?

Mehmet Murat Çalık: Nasıl ne fark eder? Ruhsat için verdiyseniz...

Seyfi Beyaz: Bizim zaten 10 milyon TL para verileceği belli yani. Onu dükkan verseniz ne olur, daire verseniz ne olur? İskanda verseniz ne olur, sonra verseniz ne olur?

Mehmet Murat Çalık: Şimdi 40 yıllık inşaatçıdan bunları duymak insanı üzüyor. 40 yıldır inşaat yapıyorsunuz. İskan ve ruhsatın ne manaya geldiğini ben size burada anlatmayayım. 18 aydır bugünü bekliyorum Sayın Başkanım. Bakın 18 ay neredeyse dolacak, bugünü bekliyorum. Çünkü ben Beylikdüzü ile ilgili ifademi verdim, anlattım ama benim devamımda kimse anlatmadı. Siz de haklı olarak kimseyi dinleyemediniz. Eylem 1 ne, Eylem 2 ne, 6 ne, 8 ne... Hiçbirini dinleyemediniz. Yani inanın gerçekten hani siz ara verdiğiniz günden itibaren ilk 2-3 gün ister istemez insan tutukluluk incelemesinde hani o tahliye kararı çıkmayınca üzülüyor, moral motivasyonumuz bozuluyor. Ben hücreye gittim, 3 gün moralim bozuldu; 4'üncü gün sorulara çalışmaya başladım başkanım. İnanın verdiğiniz arada hep sorulara çalıştım. Yani ben şimdi arkadaşlara nezaketimi bozmadan sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum artık.

Şunu soracağım son olarak bitiriyorum Sayın Başkanım, fazla da şey almak istemem. "Adem Soytekin'e verilen 5 daireden 3'ü veya 4'ü Hasan İmamoğlu'na yapılmıştır" diyorsunuz değil mi? Hani böyle bir beyanınız var. Doğru mudur bu beyan?

Seyfi Beyaz: Doğrudur.

Mehmet Murat Çalık: Doğrudur. Peki Tapu Kayıt Bilgi Sistemi niye bu beyanınızı doğrulamıyor Seyfi Bey?

Seyfi Beyaz: Ne gibi?

Mehmet Murat Çalık: Ne gibisi var mı? Adem Soytekin'e 5 daire devretmeniz lazım, Adem Soytekin üzerinden de 3'ünün veya 4'ünün Hasan İmamoğlu'na geçmiş olması lazım. Hasan İmamoğlu sizden daireleri tabii ben onun müdafisi de değilim, avukatı da değilim; avukatı onu savunacaktır mutlaka ama parasını vererek satın almış. Bu arada İmamoğlu İnşaat'la kaç tane ortak proje yaptınız ben bilmiyorum. O ortaklıklarınıza ilişkin bir ticari alışveriş yaptınız onu da bilmiyorum, beni de ilgilendirmiyor. Ama ben size... Avukat Bey bir dakika, ben bir şey demedim...

Mahkeme Heyeti / Avukat: [Araya girilerek usul uyarısı yapılır]

Mehmet Murat Çalık: Nasıl sormadım? Sayın Avukat Bey heyecanlanmayın, sakin. Sakin Avukat Bey. 18 aydır bak içeride tutulan...

Mahkeme Başkanı: Mehmet Bey karşılıklı diyaloğa girmeyelim.

Mehmet Murat Çalık: Kıymetli başkanım, sormadım mı? Sordum, net olarak! "Ne fark eder" diyor.

Mahkeme Başkanı: Tamam, "Tapu kayıt sistemi doğrulamıyor" dediniz. Tamam, sonrasındaki şeylere gerek yok.

Mehmet Murat Çalık: Tamam, sordum. Ama yani başka bir tapu kayıt sistemi var mı onu merak ediyorum Sayın Başkanım. Benim soracaklarım bunlardan ibarettir. Çelişkileri ortadadır. Bakın çelişkileri ortadadır.

Mahkeme Başkanı: Değerlendirmesini yapacağız.

Mehmet Murat Çalık: Tabii takdir mahkeme heyetinizin. Çok teşekkürler, sağ olun.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar