Öğretmen Fatma Nur Çelik’in katili hakim karşısında: Yusuf Tekin istifaya çağrıldı!

Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren saldırgan ilk kez hakim karşısına çıktı. Eğitim-Sen okul önünde Yusuf Tekin'i istifaya davet etti.

Öğretmen Fatma Nur Çelik’in katili hakim karşısında: Yusuf Tekin istifaya çağrıldı!

GAZETE PENCERE - Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldürüp 6 kişiyi yaralayan 17 yaşındaki sanığın 126 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı dava başladı.

Eğitim-Sen dava görülürken okul önünde “Şiddetsiz Okul Deklarasyonu”nu açıkladı, “Öğretmenleri hedef haline getiren uygulamalara son verilmelidir” çağrısında bulundu.

Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrenci Furkan Samet Bakalım(17), öğretmenleri Fatma Nur Çelik (44) ve Zeynep Aybars (52) ile 6 öğrenciyi bıçakla yaraladı.

Yaralılar hastaneye kaldırılırken, öğretmen Çelik tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırıyı gerçekleştiren Furkan Samet Balım olay yerinde gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

126 YILA KADAR HAPİS

Tamamlanan soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede sanık Furkan Samet Bakalım'ın, Çelik'e yönelik eylemi nedeniyle 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürme' suçundan, yaralanan 6 kişiye yönelik eylemleri nedeniyle ise 'çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs' ile 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs' suçlarından toplamda 126 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan davanın ilk duruşması, salonun fiziki yetersizliği nedeniyle daha büyük olan 19. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı. Duruşma saat 11.00’de başladı.

OKUL ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Eğitim-Sen, olayın yaşandığı, yeni adıyla Şehit Öğretmen Fatma Nur Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde toplandı, “Şiddetsiz Okul Deklarasyonu"nu açıkladı.

"Eğitim temel bir haktır; piyasacı politikalar derhal terk edilmeli, kamusal, eşit ve ücretsiz eğitim tüm öğrenciler için güvence altına alınmalıdır. Eğitim sistemi bilimsel temelde yeniden inşa edilmelidir. Müfredat, eleştirel düşünmeyi geliştiren, özgür bireyler yetiştiren bir içerikle düzenlenmelidir" ifadeleriyle başlayan deklarasyonda şu görüşler yer aldı:

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli derhal iptal edilmeli; bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimi esas alan, eleştirel düşünmeyi ve özgür bireyler yetiştiren bir içerikle düzenlenmelidir. Eğitim politikaları kapalı kapılar ardında değil, demokratik ve katılımcı süreçlerle belirlenmelidir. Merkeziyetçi, hiyerarşik ve otoriter eğitim yönetimi terk edilmeli; eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin karar süreçlerine etkin katılımı sağlanmalıdır.

MESEM VE ÇEDES UYGULAMASI HEDEFTE

Sınav merkezli ve rekabet odaklı eğitim sistemi, öğrencileri yarıştıran, eğitim hakkını ölçme ve eleme aracına dönüştüren; çok yönlü gelişimi engelleyen, eşitsizlikleri derinleştiren ve psikolojik baskıyı artıran bir yapıya sahiptir. Bu anlayış terk edilmeli; öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını esas alan, eşitlik ve dayanışmayı güçlendiren bütünlüklü bir eğitim modeli hayata geçirilmelidir. İktidarın ideolojik aygıtı haline getirilen vakıf, dernek ve cemaatlerle yapılan başta ÇEDES olmak üzere tüm protokoller sonlandırılmalıdır. Çocuk emeği sömürüsü anlamına gelen MESEM uygulaması derhal sonlandırılmalıdır.

Öğretmen ihtiyacı güvencesiz ve esnek istihdam biçimleriyle değil, kadrolu ve güvenceli istihdam politikalarıyla karşılanmalı; ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarına son verilmelidir.

Okullar, baskı ve korku üreten mekanizmalarla değil, özgürlük ve güven temelinde yeniden düzenlenmelidir. Kalabalık sınıflar, ikili öğretim ve fiziki yetersizlikler giderilmelidir. Okul mimarisi ve fiziksel mekânlar, çocukların gelişimsel, pedagojik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları esas alınarak planlanmalı; okullar, öğrencilerin özgürce gelişebileceği, kendini ifade edebileceği demokratik yaşam alanları olarak yeniden tasarlanmalıdır. İstisnasız her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalıdır.

Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissedecekleri ortamlar oluşturulmalıdır. Öğretmenleri hedef haline getiren, mesleki saygınlığı zedeleyen uygulamalara son verilmelidir. Denetim adı altında baskı aracına dönüşen CİMER uygulaması kaldırılmalıdır. Öğretmenleri asli görevlerinden uzaklaştıran tüm angarya uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır."

'YUSUF TEKİN İSTİFA'

"Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran düzenlemeler iptal edilmelidir.

Öğretmenlik mesleğini değersizleştiren, eğitim fakültelerini işlevsizleştiren ve öğretmenleri güvencesizleştiren Milli Eğitim Akademisi modeli derhal kaldırılmalıdır.

Okullara giriş ve çıkışlarda gerekli güvenlik önlemleri alınmalı; ancak bu önlemler pedagojik ilkelere uygun olmalıdır.

Bireysel silahlanmanın önüne geçecek yasal ve idari düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.

Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Güvenli Okullar Bildirgesi’ni imzalamalı ve uygulamalıdır.

Eğitim alanında yaşanan sorunların baş sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar