Raporda uzlaşma “yakın” ancak demokraside uzlaşma “uzak” mı? “Kürt Sorunu” adı konulmadı “siyasi irade” endişesi var
Kürt sorununa çözüm arayışındaki süreç kapsamında TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda partiler arasında uzlaşma sağlanmaya yaklaşılmasına karşın “demokrasi için siyasi irade var mı” sorusu tartışılıyor.
YILDIZ YAZICIOĞLU
ANKARA - Kürt sorununa çözüm arayışındaki süreç kapsamında TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda partiler arasında uzlaşma sağlanmaya yaklaşılmasına karşın “demokrasi için siyasi irade var mı” sorusu tartışılıyor. Ortak rapor taslağında “Kürt sorunu” ifadesi kullanılmaması hayal kırıklığıyla karşılandı. Komisyonda Türkiye’nin insan haklarıyla ilgili yargı kararları değil “uyum ve uygulama sorunu” olduğuna işaret ediliyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün kamuoyundaki adıyla Süreç Komisyonu’nun ortak raporu yazım çalışmasını yürüten siyasi parti grup koordinatörleriyle toplantı düzenledi.
Toplantıya AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya ile DEM Parti adına Cengiz Çicek toplantıdaydı. Kurtulmuş, Komisyon üyesi siyasi parti temsilcisi vekilleriyle teke tek görüşmeler de yaptı. Bu kapsamda DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, EMEP vekili İskender Bayhan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) vekili Ahmet Şık ve HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile ortak rapor taslağı paylaşıldı.
Görüşmelerin ardından Kurtulmuş’un hafta ortasında komisyonu toplantıya davet ederek raporu oylamaya sunabileceği iddia edildi. Ancak muhalefet cephesince taslak rapora ilişkin eksiklikler yönünde eleştiriler yapıldığı ve “oy birliğiyle rapor yayımlama” konusunun henüz kesinleşmediği söylendi.
Ortak rapor taslağında, Kürt ifadesine sadece “Türk – Kürt kardeşliği” yaklaşımıyla yer verilmesi ve “Kürt sorunu” denilmemesi, muhalefet cephesinde memnuniyetsizlik yarattı. Raporda 60 sayfada, 7 başlık altında detaylı bir kronolojik bölümle konuya giriş yapıldığı ancak konu “Terörsüz Türkiye” hedefi olarak açıklanırken, “Kürt sorunu” olarak adlandırma yapılmadığı aktarıldı.

“KOMİSYON SONRASINDA SİYASİ İRADE” ENDİŞESİ DUYULUYOR
“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç kapsamında raporda “Demokrasinin Güçlenmesi Hedefi” ile “Kalkınma ve Ekonomik Refah Artışı Hedefi” gibi başlıklara yer verildiği öğrenildi. Bu başlıklarda Anayasa Mahkemesi (AYM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyum vurgusu yapıldığı, kayyum uygulamasına son verilmesi gibi hukuki meselelere yer verildi.
Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) “terör örgütü”, “örgüt üyeliği” ve “terör propagandası” gibi suçlarda daha belirleyici tanımlamalar yapılması gerektiği de taslak raporda ifade edildi. TMK yanı sıra Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu gibi yasalarda TBMM çatısı altında için ortak mutabakatla değişiklik yapılması da taslakta yer alan öneriler arasında.
Bu noktada; Gazete Pencere’nin görüştüğü muhalefet cephesi temsilcileri tarafından ortak rapor yazımında ve Komisyon’nun sonucunda rapor yayımlanmasında sıkıntı olmayacağı görüşünü paylaştı. Ancak muhalefet cephesi, asıl meseleyi “Komisyon sonrasında siyasi irade olacak mı” sorusuyla iktidardaki Cumhur İttifakı ortaklığı kapsamında AK Parti ile MHP’nin sürece ilişkin yasal düzenleme teklifi sunulması ve aynı zamanda demokrasi bakımından uygulamalarda bulunulması gerektiği işaret edildi.
Muhalefet, ortak rapor yayımlandığında AK Parti açısından “bir siyasi irade beyanında bulunulmuş olacak” görüşünde. AK Parti’nin rapordaki demokratik hukuki çerçeveyi uygulama ve uyum sorunu olacağı endişesi söz konusu. “Siyasi irade olmazsa demokrasi adımları eş zamanlı atılmazsa” endişesi muhalefetçe dile getirildi.
Gazete Pencere’nin geçtiğimiz haftada duyurduğu üzere “Kürtçe ana dil hakları” ve “eşit yurttaşlık” konularına taslak raporda yer verilmediği teyit edildi. Kayyum uygulamasıyla ilgili de belediye meclisi içerisinden başkan seçilmesi gerektiği vurgusu yapıldığı doğrulandı.
“EVE DÖNÜŞ YASASI” VEYA SİLAH BIRAKMA DÜZENLEMESİ OLACAK MI?
Ortak rapor yazımına geçilmesi öncesinde AK Parti’nin kendi raporunda yer verdiği şekilde taslak raporda, Komisyon sona erdikten sonra yapılacak yasal düzenlemeler için “şart” koşulduğu aktarıldı. Taslak raporda, TBMM’de sürece ilişkin “Eve Dönüş Yasası” gibi silah bırakacak örgüt mensuplarıyla ilgili yasal düzenleme zamanlaması konusunda, AK Parti’nin raporunda olduğu üzere “PKK’nın silah bırakmasının kesinleşmesi ve bunun devlet tarafından tespit edilmesi gerekli” vurgusu aynen tekrarlandı.
Taslakta sürece ilişkin “Müstakil ve Geçici Yasal Düzenleme” yapılması gerektiğinde ise uzlaşıldı. TBMM gündemine getirilecek yasal düzenlemeye ilişkin “yasa kapsamındaki herkes için cezasızlık ve af algısı yaratmaması kaygısı” vurgulandı. Ceza infaz sisteminde eşitliği bozmaması gerektiği taslakta yazıldı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Lideri Recep Tayyip Erdoğan ile DEM Parti İmralı Heyeti’nin bu hafta yaptığı görüşme kapsamında; DEM Parti’ye, Komisyon’un raporunu yayımlanması ardından “yasal düzenleme yapılacak” söz verildiği ise iddia edildi.
DEM Parti tarafında taslak raporda “Kürt Sorunu” ve “Kürtçe ana dil hakkı” gibi ifadelerden kaçınılmasının değerlendirildiği öğrenildi.
Kaynak:Haber Merkezi