Serdar Öktem cinayetinde iddianame tamamlandı: Çeteler arası husumet nedeniyle öldürüldü

Sinan Ateş davasının kritik sanıklarından Serdar Öktem'in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. İddianameye göre Öktem çeteler arası husumetten dolayı hedef alındı.

Serdar Öktem cinayetinde iddianame tamamlandı: Çeteler arası husumet nedeniyle öldürüldü

GAZETE PENCERE - Sinan Ateş davasında tutuklu yargılanan ve polislerle birlikte Sinan Ateş’in ölümüne yol açan tetikçilerle bağı olduğu iddia edilen Avukat Serdar Öktem’in Zincirlikuyu’da aracına düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı.

İstanbul Şişli Büyükdere Caddesi’nde Avukat Serdar Öktem, 6 Ekim 2025 tarihinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde trafikte seyir halindeyken saldırıya uğramıştı. Uzun namlulu silahlarla tetikçilerin açtığı ateş sonucu öldürüldü. Polis, 5 şüphelinin eylemde kullandıkları çalıntı aracı Arnavutköy’deki ormanlık alana terk ettiğini tespit etti. Aracın bulunduğu ormanlık alanda, bir ağacın altında sırt çantası içerisinde şüphelilerin eylemde kullandıkları 2 adet kalaşnikof ve 2 adet ruhsatsız tabanca, kar maskeleri ile eldivenler ele geçirildi. Ardından Gündoğmuşlar ve Daltonlar ittifakının gönderdiği ticari taksi içerisinde ise 5 saldırgan yakalandı.

DALTONLAR VE GÜNDOĞMUŞLAR ÜSTLENMİŞTİ

Saldırıdan sonra Daltonlar ve Gündoğmuşlar’a yakın hesaplar suikasti üstlenen paylaşımlar yapmıştı. O dönem polis tarafından yürütlen soruşturmada da iki çeteyle ilişkili kişiler gözaltına alınıp tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Öktem cinayeti için hazırladığı iddianameye göre; Sosyal medya paylaşımlarında suikastin, İspanya’da öldürülen Daltonlar Suç Örgütü Yöneticisi Caner Kocar’ın öldürülmesinin intikamı olduğu belirtildi. Bu eylem ile Casperlar Suç Örgütü Lideri Hamuş Atız olarak bilinen İsmail Atız’a ve Çirkinler Suç Örgütü Lideri Zuhat Altunç’a göndermeler yapıldığı kaydedildi.

AZMETTİREN KİM?

İddianamede örgüt şeması sa çizildi. Şemaya göre; yapılanmada en üstte azmettirici olarak kamuoyunda “Siirtli Naci” olarak bilinen Naci Yılmaz yer aldı. Onun altında Daltonlar ve Gündoğmuşlar olmak üzere iki ana suç örgütü yer aldı. Gündoğmuşlar suç örgütünün liderliğini Uğurcan Gündoğmuş yürüttü. Örgüt içerisinde Furkan Kalıma yöneticiler arasında bulundu. Eylem kadrosunda ise Sidar Öz, Semih Aydın, Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan gibi isimler yer aldı. Daltonlar suç örgütünün lideri Beratcan Gökdemir oldu. Örgütün yönetim kadrosunda Batıncan Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Mustafa Aktürk ve Ali Gülmalizada yer aldı. Saha ve tetikçi kadrosunda ise Ejder Parlak, Yusuf Karaoğuz, Cengizhan Üzümcü, Faruk Efe ve Muhammet Kaplan bulundu. Bu iki örgüt, Öktem suikastı için ittifak kurarak birlikte hareket etti.

İLK GİRİŞİM BAŞARISIZ OLDU DETAYI

HaberTürk’ten Ceylan Sever’in aktardığı iddianameye göre; Daltonlar Silahlı Suç Örgütü Yöneticileri Murat Küçükyavuz, Alı Gulmalizada, Mustafa Aktürk ve Gündoğmuşlar Suç Örgütü Yöneticisi Furkan Kalıma ile birlikte diğer örgüt mensuplarının yeniden Serdar Öktem’e yönelik eylem hazırlığı yaptı. Temin ettikleri araçları eylem için hazır beklettiler. Ardından Gündoğmuşlar Suç Örgütüne mensup Sidar Öz ve Semih Aydın ile Alı Gulmalizada tarafından suç örgütüne katılımı sağlandı. Saldırıdan 10 gün önce Gaziantep’ten İstanbul’a getirilen örgüt mensupları Esenyurt’taki hücre evine yerleştirildi. Olay tarihine kadar olan süreçte şüphelilerin HTS verileri ve ifadeleri incelendiğinde Serdar Öktem’e yönelik eylem yapabilmek amacıyla hücre evinden çıkan örgüt üyeleri 30 Eylül 2025 ile 06 Ekim 2025 tarihleri arasında birkaç kez Serdar Öktem’in ev ve işyerinin bulunduğu yere giderek keşif yaptılar. Saldırı girişiminde bulundular, ancak her seferinde başarısız oldular.

HUSUMET VARDI İDDİASI

İddianamede; Serdar Öktem’in öldürülmesine gelene kadar Daltonlar, Casperlar ve Çirkinler arasında husumet vardı. Birbirlerine yönelik çok sayıda öldürme, yaralama ve kurşunlama gibi saldırılar gerçekleştirdiler. Bu olayların hepsinde de her 3 çetenin mensuplarından ölenler oldu. Bunlardan biri, suikaste yakın tarihte İstanbul Bakırköy’de Daltonlar’ın öldürdüğü Osman Beşe idi. Ardından İspanya’da Daltonlar Suç Örgütü Yöneticisi Caner Kocar, Casperlar ve Çirkinler ittifakı tarafından öldürüldü. İddiaya göre Osman Beşe’nin yurt dışında firari olarak bulunan Şirinler Suç Örgütünün Lideri Meks lakaplı Mehmet Sabri Şirin ile birlikte uyuşturucu ticareti yaptığı kaydedildi. Bu sebeple Daltonlar Suç Örgütü tarafından öldürüldü. Bunun üzerine de Daltonlar Suç Örgütü Yöneticisi Caner Kocar’ın İspanya’daki konumu Mehmet Sabri Şirin tarafından Casperlar ve Çirkinler’e verilmesi sonucunda öldürüldü. Art arda yaşanan kasten öldürme olayları derinlemesine araştırıldığında Casperlar, Çirkinler, Şirinler ve Çingene Ümit lakaplı Ümit Yalçın’ın liderliğini yaptığı suç örgütlerinin liderleri bir araya geldi. Uyuşturucu ticaretinden kaynaklı husumet yaşadıkları kamuoyunda Siirtli Naci olarak bilinen Naci Yılmaz’a karşı ittifak grubu oluşturdular. Naci Yılmaz’ın da birlikte hareket ettiği suç örgütü lideri Uğurcan Gündoğmuş ve Beratcan Gökdemir ile kendilerine hasım olan gruplara karşı çatışmalara girdi.

CASPERLARIN PARASINI ALDI İDDİASI

Serdar Öktem ile ilgili yapılan araştırmalarda ise Öktem’in, 2014 yılından itibaren Şirinler Suç Örgütü Lideri Mehmet Sabri Şirin’in avukatı olduğu kaydedildi. 2018 yılından itibaren de Casperlar Suç Örgütü Lideri İsmail Atız’ın avukatlığına da başladı. Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlar, haberler, saha ve istihbari çalışmalar ile Daltonlar Suç Örgütü mensuplarının verdiği ifadelerde Serdar Öktem’in, Casperlar’ın parasını akladığı, Casperlar ve Çirkinler Suç Örgütüne hasım suç örgütü aleyhine bilgiler aktardığı gerekçesiyle bu suç örgütlerinin hedefi haline geldi. Hatta bu beyanları destekler nitelikte Serdar Öktem’in öldürülmesinin ardından Daltonlar ve Gündoğmuş Suç Örgütüne yakın sosyal medya sayfalarında, “DALTONLAR VURUR, GÜNDOĞMUŞLAR NOKTAYI KOYAR. HAMUŞ ZUHAT ZATPARA KAZANSANIZ DA GİTTİ. BUNDAN SONRA TİCARETİNİZ DE BİTTİ, PARALARINIZ DA YALAN OLDU. BİZ SİZE DEMEDİK Mİ SİZİ BİTİRECEĞİZ” şeklinde paylaşımlar yapıldı.

İSTENEN CEZALAR

Naci Yılmaz hakkında “tasarlayarak öldürmeye azmettirme”, “resmi belgede sahtecilik”, “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması” suçlarından, Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Batıncan Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Bünyamin Yıkar, Mustafa Aktürk, Ali Gülmalizada ve Furkan Kalıma hakkında da “tasarlayarak öldürme”, “resmi belgede sahtecilik”, “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan 13 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında ise “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması”, “Tasarlayarak Öldürme”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıldan 20 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi.

Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan hakkında “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması”, “Tasarlayarak Öldürmeye yardım etme”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 25 yıldan 38 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi.

SİNAN ATEŞ DAVASI İLE BAĞI VE ŞÜPHELER

Serdar Öktem, soruşturmanın tutuklu üç şüphelisinin geçmişte avukatlığını yapıyordu. Bunlar tetikçi Eray Özyağcı, Özyağcı'nın Ankara'ya getirilmesini organize eden Dodo lakaplı Doğukan Çep ile MHP İstanbul İl yöneticisi Ufuk Köktürk'tü. Savcılık, bu nedenle Özyağcı ve Çep'in Sinan Ateş cinayeti için kullanılmasında Serdar Öktem'in rolü olabileceği üzerinde duruyordu.

Ancak cinayet davasının sanıklarından Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel ile İstanbul'daki tetikçi grubu arasındaki bağlantıyı sağlamakla suçlanan Serdar Öktem, gözaltına alındığında telefonunun şifresini savcılığa vermekten kaçındı ve bu da aslında şüpheleri daha fazla üzerine çekmesine neden oldu.

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş ayakta durarak açık bir alanda kameraya poz veriyor Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş ayakta durarak açık bir alanda kameraya poz veriyor

Serdar Öktem, savcılık ifadesinde telefon baz kayıtlarının sorulması üzerine "Geçirdiğim ağır Covid sonrası unutkanlık yaşadığım için hatırlamakta güçlük çekiyorum" şeklindeki ifade verdi, telefonunun şifresini de hatırlamadığını söyledi.

Duruşmalarda da Mahkeme Başkanı ile Öktem arasında, henüz incelemesi yapılamayan cep telefonunun şifresiyle ilgili diyaloglar yaşandı. Mahkeme başkanının, telefonunun şifresini hatırlayıp hatırlamadığını sorduğu Öktem, yine şifreyi hatırlamadığını tekrarlayarak "Şifreyi Avukatlık Kanunu 36'ncı madde kapsamında da vermezdim" dedi.

Bir süre tutuklu yargılanan Öktem, duruşmalardaki savunmasında, olayla bağlantısı olmadığını, olaya karışan kişilerin kendisinin müvekkili olduğunu ve aralarında müvekkil-avukat ilişkisi dışında herhangi bir ilişki bulunmadığını anlattı.

Ancak Serdar Öktem'le ilgili şüphe uyandıran tek detay, telefon şifresini vermekten kaçınması değildi.

Savcılık ayrıca Sinan Ateş tetikçisinin kaçırılması sürecinde Plaka Tanıma Sistemi'ne (PTS) ilişkin kayıtları izlemiş ve bu görüntülerde tetikçiye eskortluk yapan bir araçtan şüphelenmişti. Ve kamera görüntülerini inceleyen savcılık, bu araçtaki kişinin de Serdar Öktem olduğunu belirlemişti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar