Tarih açıklandı: Araba kredilerinin faizleri ne zaman düşecek?
Merkez Bankası'nın Ocak ayında faiz indirimi sonrası araba kredilerinde düşüş beklentisini açığa çıkardı.
GAZETE PENCERE - Uzun süredir durgun bir seyir izleyen taşıt kredisi faiz oranlarında, Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık faiz indirimi sonrası hareketlilik başladı.
Şubat ayı itibarıyla bankalar kredi oranlarını aşağı yönlü revize ederken, daha önce %2.90 seviyelerinde olan en düşük faiz oranları dip yaptı.
Milliyet’e değerlendirmelerde bulunan İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel, şu ifadeleri kullandı:
TAŞIT KREDİLERİNDE FAİZLERİN DURUMU
“Politika faizinin bir süredir düzenli olarak geri çekilmesi ile birlikte geçmiş dönemlere nazaran tüm kredi türlerinde bir miktar gevşeme söz konusu. Geçtiğimiz aylarda %3.5 seviyelerinden başlayan taşıt kredi faiz oranları, kampanyalı oran sunan bazı bankalarda %2.82 seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Ancak genele baktığımızda oranlar halen %3.20 seviyelerinden başlıyor. Kademeli düşen politika faizinin taşıt kredilerine benzer paralellikte yansımadığını söylemek mümkün. Yıl içerisinde özellikle yılın ikinci çeyreğinde taşıt kredileri faizi noktasında daha somut yansımalar olabileceği kanaatindeyiz.”
TEMKİNLİ ADIMLAR
Taşıt kredilerinin politika faiziyle tam paralel hareket etmemesinin arkasında ekonomik ve sektörel nedenler yatıyor.
Otomotiv sektöründeki yapısal talebin devam etmesi, finansmana erişimin hızlanması durumunda borçlanma oranlarının ve fiyatların etkilenme ihtimali süreci daha temkinli kılıyor.
Sektör temsilcileri, pazar payının büyümesi ve kârlılığın artması için finansmana erişimde daha somut adımlar beklediğini bildirdi.
Geçtiğimiz yılın son çeyreğinden itibaren sabit kalan oranlar, bankaların limit artırımı ve faiz indirimi hamleleriyle değişti.
Taşıt finansmanında yaşanan son gelişmeler, para politikası ile piyasa faizleri arasındaki makasın neden hemen kapanmadığına dair önemli ipuçları veriyor.
Merkez Bankası’nın attığı adımların ardından bankaların kredi musluklarını kademeli olarak gevşetmesi, sektörde yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak bu değişim, ekonomi yönetiminin ve sektör paydaşlarının stratejik yaklaşımları nedeniyle oldukça hassas bir dengede ilerliyor.
Taşıt kredisi maliyetlerinin politika faizindeki düşüşle eş zamanlı bir grafik sergilememesi, temelde makroekonomik ve sektöre özgü faktörlerden kaynaklanıyor.
KREDİ ERİŞİMİNDE ZAYIFLAMA
Otomotiv dünyasında varlığını sürdüren güçlü talep yapısı, bu sürecin en kritik belirleyicisi konumunda.
Finansman olanaklarının bir anda ve kontrolsüz şekilde kolaylaşması, bireysel borçlanma rakamlarını hızla yukarı taşıma potansiyeli barındırıyor. Bu durum, piyasa istikrarını korumak adına sürecin daha ihtiyatlı yönetilmesini zorunlu kılıyor.
Kredi erişimindeki hızlanmanın araç fiyatları üzerindeki olası baskısı, ekonomi perspektifinden bakıldığında bir diğer risk faktörü olarak görülüyor.
Talebin tamamen tetiklenmesiyle oluşabilecek fiyat dalgalanmalarını önlemek adına, bankalar ve finans kuruluşları faiz indirimlerini "yayarak" uygulamayı tercih ediyor.
Geçtiğimiz yılın son çeyreğinden bu yana durağan bir çizgide ilerleyen oranlar, ancak yeni yılın ilk dönemlerinde bankaların kredi limitlerini yukarı çekmesi ve oranlarda küçük çaplı revizeler yapmasıyla kırılmaya başladı.
Kaynak:Haber Merkezi