Tarihteki en kuvvetli El Niño geliyor! Sıcaklar, yalnızlığı ölümcül yapabilir

Prof. Dr. Levent Kurnaz, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde normalin 6 derece üzerinde seyreden sıcak su kütlesinin yüzeye çıktığını belirterek, temmuz sonundan itibaren tarihin en güçlü El Niño dalgasının geleceğini duyurdu.

Tarihteki en kuvvetli El Niño geliyor! Sıcaklar, yalnızlığı ölümcül yapabilir

GAZETE PENCERE - Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kurnaz, bu yaz beklenen aşırı sıcaklar ile ilgili dikkat çeken bir uyarıda bulundu.

Kurnaz, X hesabından paylaştığı makaleyi aktararak, küresel ısınmanın üzerine güçlü bir El Niño etkisinin eklendiğini ve temmuz sonundan itibaren sıcaklık rekorlarının kırılabileceğini ifade etti.

Kurnaz, paylaşımında “Tarihteki en kuvvetli El Niño geliyor küresel ısınmış bir zemin üzerine. Temmuz sonundan itibaren sıcaklık rekorları kırılmaya başlayacak. Ama asıl risk rakamlarda değil. Klimasız, yalnız, kapısını çalacak kimsesi olmayan yaşlıların evlerinde” ifadelerini kullandı.

'TARİHTEKİ EN KUVVETLİ EL NİNO'

Kurnaz, yazısında beklenen tabloyu yalnızca meteorolojik bir öngörü değil, bilimsel verilerle desteklenen bir tespit olarak nitelendirdi.

Dünya Meteoroloji Örgütü ve NOAA verilerine işaret eden Kurnaz, Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde normalin 6 derece üzerinde seyreden büyük bir sıcak su kütlesinin yavaş yavaş yüzeye çıktığını ifade etti.

Pasifik Okyanusu’nun yerkürenin neredeyse yarısını kapladığını hatırlatan Kurnaz, bu bölgedeki sıcaklık artışlarının tüm gezegen açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Kurnaz, “Bugün yaşadığımız, ölçtüğümüz tarihteki en kuvvetli El Niño’nun başlangıcıdır. Ve bu kez küresel ısınmış bir zemin üzerine geliyor. Temmuz ayının sonundan itibaren sıcaklık rekorlarının kırılması an meselesi” değerlendirmesinde bulundu.

2003 AVRUPA SICAK DALGASINI HATIRLATTI

Kurnaz, aşırı sıcakların yalnızca termometre değerleri üzerinden okunmaması gerektiğini vurgulayarak 2003 yazında Avrupa’da yaşanan felaketi hatırlattı.

O yıl Avrupa’da 70 bin kişinin sıcak hava nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kurnaz, yalnızca Fransa’da 15 bin kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Kurnaz, ölümlerin büyük çoğunluğunun yalnız yaşayan yaşlılar arasında görüldüğüne dikkat çekerek, “O gün kapılarını çalan tek bir komşuları olsaydı bu ölümlerin büyük bölümü önlenebilirdi” dedi.

Paris’te ağustos tatili döneminde şehrin boşaldığını, yaşlıların evlerinde yalnız kaldığını hatırlatan Kurnaz, 2003 yazında binlerce kişinin “sessizce, kimse fark etmeden” hayatını kaybettiğini belirtti.

'BİZ BU DERSİ ALMADAN AYNI SINAVA GİRECEK MİYİZ?'

Fransa’nın 2003 sıcak hava dalgasının ardından ulusal düzeyde sıcak hava dalgası acil eylem planı kurduğunu, yaşlı nüfusu kayıt altına aldığını ve komşuluk ağlarını organize ettiğini hatırlatan Kurnaz, Türkiye için de benzer bir hazırlığın önemine dikkat çekti.

Kurnaz, “Biz bu dersi almadan aynı sınava girecek miyiz?” sorusunu yöneltti.

Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun 8,5 milyonu aştığını belirten Kurnaz, bu nüfusun önemli bir bölümünün kentlerin eski dokularında, klima erişimi olmayan binalarda ve yalnız yaşadığını ifade etti.

'SICAK HAVA DALGASI YALNIZLIĞI ÖLÜMCÜL HALE GETİREBİLİR'

Kurnaz’a göre sıcak hava dalgalarında en kırılgan grupların başında yalnız yaşayan yaşlılar geliyor.

Yaşlı bireylerin vücudunun sıcak havayı genç bireyler kadar iyi yönetemediğini belirten Kurnaz, termoregülasyon kapasitesinin azaldığını, susuzluk hissinin zayıfladığını ve dehidrasyonun fark edilmeden ilerleyebildiğini vurguladı.

Kurnaz, yalnızlığın bu noktada ölümcül bir risk haline gelebileceğini belirterek, aynı apartmanda yıllarca yaşadığı halde birbirini tanımayan insanların bulunduğu yeni kent yaşamına dikkat çekti.

'BİR KAPININ TIKLATILMASI'

Prof. Dr. Kurnaz, aşırı sıcakların yol açabileceği kayıpları azaltmak için çözümün yalnızca büyük planlardan ibaret olmadığını belirtti.

Kurnaz, “Çözüm karmaşık değil: Bir kapının tıklatılması” diyerek şu çağrıyı yaptı:

“Sıcak bir yaz gününde yalnız yaşayan yaşlı komşunuzu ziyaret etmek, bir bardak su ikram etmek, ‘İyi misin?’ diye sormak. Baş dönmesi, aşırı terleme, bilinç bulanıklığı görüyorsanız hemen yardım çağırmak.”

Kurnaz, bu basit jestin sistematik hale getirilebileceğini, organize edilebileceğini ve sürdürülebilir kılınabileceğini ifade etti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar