TCK’nın mimarlarından İzzet Özgenç'e 'hakaret' davası: 2 yıla kadar hapsi isteniyor

TCK’yı hazırlayan iki isimden biri olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’e, eski Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’ya 'hakaret ettiği' gerekçesiyle dava açıldı. İzzet Özgenç’in, 2 yıla kadar hapsi talep edildi.

TCK’nın mimarlarından İzzet Özgenç'e 'hakaret' davası: 2 yıla kadar hapsi isteniyor

GAZETE PENCERE - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da bir dönem hukuki destek veren, 2005’de yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nu hazırlayan iki isimden biri olan Prof. Dr. İzzet Özgenç hakkında dava açtı.

Medyascope'den Furkan Karabay'ın haberine göre savcılığın hazırladığı iddianamede İzzet Özgenç’e, “Kamu Görevlisine Görevi Nedeniyle Alenen Hakaret” suçlaması yöneltildi. İddianamede, Özgenç’in sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı 12 farklı paylaşımlara yer verildi.

Savcılık, söz konusu paylaşımların, eski Yargıtay Başkanı şimdiki Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek mahiyette olduğunu iddia ederek Özgenç’in, bir yıldan iki yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

“YARGITAY BAŞKANIN GÖREVİ YARGISAL DEĞİL İDARİ”

İzzet Özgenç, savcılığa sunduğu ifadesinde, Mehmet Akarca’yla ilgili nitelendirmelerin herhangi bir hakaret içermediğini, ceza hukuku sorumluluğunu gerektiren bir fiilin varlığından söz edilemediğini, Yargıtay Başkanının görevinin yargısal değil, idari bir görev olduğunu belirtti.

Davanın, Yargıtay Başkanlığı’nın şikayetiyle açılmasına dikkat çeken Özgenç, “Sayın Akarca bu açıklamalarım dolayısıyla ancak şahsen şikâyette bulunduğu takdirde soruşturma yapılabilir. Oysa, söz konusu şikâyet, Yargıtay Başkanlığı adına yapılmıştır ve altında Sayın Akarca’nın imzası bulunmamaktadır” dedi.

İzzet Özgenç paylaşımlarında özetle şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bir hakimin ve bürokratın çalışma odasının yanında bir yatma yeri ve banyo tasarlayıp inşaa etmek, düpedüz devlet eliyle hovardalığa davetiye çıkarmaktır.”

“Türkiye’de uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum İsraillinin cezasını çekmeden serbest bırakılmasına tepki gösteremeyen sayın Akarca, Türkiye Cumhuriyet devleti yargısının itibarını savunamayan ‘Yargıtay Başkanı’ olarak tarihe geçecektir.”

”Bir Hukuk Devletinde bir yüksek mahkeme üyesinin suça bulaşmış kişilerle kişisel ve parasal ilişkisinin olduğu yönünde bir şayianın çıkması halinde dahi, bu üyeye terettüp eden görev, hemen istifa etmektir. Bu kişiyi istifaya davet etmekte Yargıtay Başkanına terettüp eden görevdir.”

“Yargıtay Başkanlığı postunda oturan ve sadece tuzluk görevi ifa eden kişi…”

Kaynak:medyascope - furkan karabay

Öne Çıkanlar