TMMOB’den köprü ve otoyol özelleştirmesine dava
TMMOB, başta Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri olmak üzere birçok otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.
GAZETE PENCERE - Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Eylül 2026 tarih ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile başta Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri olmak üzere birçok otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine karşı Danıştay’da dava açtı.
TMMOB tarafından yapılan açıklamaya göre; dava dilekçesinde söz konusu varlıkların özelleştirme işlemlerine tabi tutulmasının Cumhuriyet'in temel ilkelerine, sosyal devlet ilkesine, yaşama ile maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına, seyahat özgürlüğüne ve kamu yararına aykırı olduğu belirtildi.
'KAMU HİZMETLERİ KÂR-ZARAR HESABIYLA DEĞERLENDİRİLEMEZ'
Kamu hizmetlerinin yalnızca kâr-zarar hesabı üzerinden değerlendirilemeyeceği ifade edilen dilekçede, köprü, otoyol ve karayollarının topluma sağladığı faydanın elde edilen gelir veya işletme kârlılığıyla ölçülemeyeceği belirtilerek ulaşım hakkının güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde karşılanmasının kamusal hizmet olduğu kaydedildi. Ulaşım hizmetinin ekonomik ve sosyal yaşamın sürekliliğinin sağlanması ve ülkenin farklı bölgeleri arasındaki ulaşım bağlantılarının korunması açısından taşıdığı öneme dikkat çekilen dilekçede, kamu hizmetlerinin sunumunda temel ölçütün hizmetin kârlılığı değil, toplumun ihtiyaçları ve kamu yararı olması gerektiği belirtildi.
Dava dilekçesinde ayrıca özelleştirilen köprü ve otoyolların devlet hazinesine yük olmadığı, birçoğunun maliyetinin yıllar önce kamu kaynaklarıyla karşılandığı ifade edilerek dava konusu kararın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un amacına da aykırı olduğu savunuldu.
'ULAŞIM HİZMETİNİN KAMUSAL NİTELİĞİ ZEDELENECEK'
Kamusal altyapının işletme hakkının piyasa aktörlerine devredilmesinin ulaşım hizmetinin kamusal niteliğini zedeleyeceği ve toplumun ortak varlıkları üzerindeki kamu sorumluluğunu ticari önceliklere tabi kılacağı belirtilen dilekçede, otoyol işletmecisinin öncelikli ekonomik hedefinin işlettiği altyapıdan gelir elde etmek olacağı ifade edilerek kararın bu yönüyle de kamu yararına aykırı olduğu ifade edildi.
'HİZMET MALİYETLERİNDE ARTIŞA NEDEN OLACAK'
Cumhurbaşkanı Kararı ile yurttaşlara sağlanan hizmetin maliyetinde büyük artışlara gidilmesine neden olunacağı belirtilen dilekçede, ücret değişikliğinin yalnızca yol kullanıcılarını etkilemeyeceği, yüksek ücret nedeniyle trafiğin alternatif devlet yollarına veya kent içi güzergâhlara yönelmesinin yerel yönetimlerin yol bakım yükünü, kent içi sıkışıklığı, kaza riskini ve çevresel etkileri artıracağı kaydedildi.
'CUMHURBAŞKANINA ÖZELLEŞTİRME YETKİSİ VEREN HÜKÜM BULUNMUYOR'
Dava dilekçesinde ayrıca Anayasa’nın 47. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu belirtildi. 4046 sayılı Kanun’da Özelleştirme Yüksek Kurulu’na verilen görev ve yetkilerin, Kurul’un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediği ifade edilen dilekçede, Anayasa ve 4046 sayılı Kanun uyarınca Cumhurbaşkanına özelleştirme yetkisi veren bir hüküm bulunmadığı belirtildi.
TMMOB, Anayasa’nın 2., 5., 17., 23. ve 47. maddelerine, 4046 sayılı Kanun’a, idari işlemin yetki, konu, sebep ve amaç unsurlarına ve kamu yararına aykırılık içerdiğini belirttiği Cumhurbaşkanı Kararının yürütmesinin durdurulması ve iptalini istedi.
Kaynak:Haber Merkezi