Türkiye yarımada esasıyla denizlerdeki yetkisini Haziran’da yasalaştıracak
Türkiye’nin, “iç deniz” niteliğindeki Marmara haricinde üç tarafındaki denizlerle ilgili uluslararası haklara ilişkin kendi bakışı kanunlaşacak.
ANKARA - Türkiye, Mayıs 1982 tarihli 2674 sayılı Karasuları Kanunu’nun uluslararası sulardaki yetkiler ve ekonomik bölge tanımları yeterli olmadığı gerekçesiyle 44 yıl sonra en geç Haziran ayında “Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu”nu yasalaştıracak.
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından dün basın toplantısıyla akademik hazırlığı kamuoyuyla paylaşılan kanun taslağı üzerinde AK Parti Grubu çalışmaya başladı.
AK Parti kaynakları, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ile Prof. Dr. Yücel Acer gibi akademisyenlerce dün tanıtımı yapılan taslağı en geç Haziran ayında yasalaştırmayı hedeflediklerini açıkladı.
Kaynaklar, taslak üzerinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) açısından Genelkurmay Başkanlığı’nın ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın teknik görüşlerini sunduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere uluslararası boyutuyla ilgili bakanlıklarca da 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere değerlendirmeler yapıldığını kaydeden kaynaklar, “Münhasır Ekonomik Bölge” ilanı gibi uluslararası denizler ile ilgili Türkiye’nin kendi kıyı şeridini dikkate alacak ve “hakkaniyet ilkesi” çerçevesinde uygulanması sağlanacak hukuki düzenleme yapılacağını aktardı.
6 MİL VURGUSU
Yunanistan’ın hali hazırda Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki kıta sahanlığını göz ardı edecek şekilde Kıbrıs’taki Rum yönetimiyle tek taraflı adımlar attığını işaret eden kaynaklar, Türkiye’nin Yunanistan’a yanıt vermek amacıyla değil kendi hukuki yaklaşımı açısından kanunu düzenleme hazırladığını söyleyerek, “Şimdi bu düzenleme uluslararası anlaşmalar kapsamında değerlendirilmemeli. Biz öncelikle Türkiye olarak kendi iç hukuki çerçevemizi belirleyecek, Karadeniz, Ege ve Akdeniz şeklindeki üç denizimizde ekonomik bölge haklarımızı tarif edecek, kıta sahanlığı savunmamızı vurgulayacak temel bir kanun çıkaracağız. Bundan sonrasında Türkiye’nin üç tarafındaki denizleriyle ilgili uygulanacağı temel kanuni standartları belirlemiş olacağız” dedi.
Kaynaklar, kanunda Türkiye’nin Karadeniz ve Akdeniz'deki karasuları için 12 deniz mili ve adalar gerçeği itibariyle Ege Denizi’ndeki karasuları içinse var olan 6 deniz mili yaklaşımına vurgu yapılacağını da belirtti.
Marmara Denizi’yle ilgili bir düzenleme ihtiyacı zaten olmadığını ve “iç deniz” statüsünde olduğunu vurgulayan kaynaklar, dolayısıyla da İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla, Möntrö Sözleşmesi’yle ilgili hiçbir değişikliğe gidilmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Bu arada dünkü kanun taslağı tanıtım toplantısında, Prof. Dr. Yücel Acer de, bu kanuni düzenleme nedeniyle Yunanistan ile sorun yaşanması ihtimaliyle ilgili soruyu "Bu taslağın esas gayesi sorun ortaya çıkarmak değil, özellikle Ege Denizi'ndeki sorunların çözüme kavuşturulması” olarak yanıtlamıştı.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu