Üniversiteye giriş yaşı düşürülecek mi? sorusuna Yusuf Tekin cevap verdi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce kendisinin dile getirdiği üniversite başlama yaşının düşürülme çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.
GAZETE PENCERE - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce kendisinin dile getirdiği üniversite başlama yaşının düşürülme çalışmalarına ilişkin verilen soru önergesine yanıt verdi.
Tekin verdiği yanıtta “Eğitim politikalarımız genellikle verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenmiştir” dedi.
15 YAŞ SORUSU
Konuyu Yusuf Tekin’e soran DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez şunları ifade etti: “Üniversiteye başlama yaşının 15’e düşürülebileceğine ilişkin açıklamanız sonrasında, Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan tartışmalar; Bakanlığınızın, çocukların fiziksel, bilişsel ve psiko-sosyal gelişim evrelerini göz ardı eden, "erken mezuniyet" ve "hızlandırılmış eğitim" odaklı bir yapıya yöneldiğini göstermektedir. 15 yaşında bir çocuğun üniversiteye başlatılmasına dair yaklaşımlar, çocuğun oyun, akran etkileşimi ve gelişimsel olgunluk haklarını ihlal etme riski taşımaktadır.”
SERMAYE Mİ DÜŞÜNÜLÜYOR?
Düşünmez Tekin’e şu soruları sordu:
15 yaşındaki çocukların yükseköğretim kademesine geçişini öngören herhangi bir mevzuat çalışması veya pilot uygulama planı bulunmakta mıdır? Bu yaş grubunun üniversite ortamındaki akademik ve sosyal yüke uygunluğuna dair Bakanlığınız elinde hangi bilimsel raporlar mevcuttur?
Son 5 eğitim-öğretim dönemi baz alındığında; açık öğretim liseleri veya sınavla sınıf atlama gibi yöntemlerle normal süresinden önce mezun edilen öğrenci sayısı kaçtır? Bu verilerin illere ve cinsiyete göre dağılımı nedir?
Bakanlığın eğitim politikalarında "hız" ve "erken mezuniyet" vurgusu yapmasının temel sebebi, sermayenin ihtiyaç duyduğu ucuz ve genç işgücünü piyasaya daha erken sunmak mıdır?
TEKİN ESNEK EĞİTİM MODELİ DEDİ...
Tekin önergeye verdiği yanıtta şunları aktardı:
“Bakanlığımızın güncel politika metinleri ve stratejik yaklaşımları göz önüne alındığında, soru önergesinde iddia edilen "erken mezuniyet" vurgusu, resmî terminolojide bir hedef olarak belirlenmemiş olup eğitim politikalarımız genellikle verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenmiştir.
Özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında "müfredatın sadeleştirilmesi" ve "temel becerilere odaklanma" ilkeleriyle eğitimde verimliliğin artırılması hedeflenmekte olup, öğrencinin okulda geçirdiği sürenin uzunluğundan ziyade, bu sürenin daha "nitelikli" olması ön plana çıkmıştır.
"Önergedeki "hız" vurgusu, ancak ve ancak Bakanlık nezdinde öğrencinin kapasitesine uygun bir hızda ilerlemesine (öğrenme hızı) olanak tanıyan bir sistem verimliliği olarak tanımlanabilir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde eğitimin "tek tip" olmaktan çıkarılıp öğrencinin ilgi ve ihtiyacına göre esnetilmesi temel alınmaktadır. Uygulamada açık öğretim sistemleri veya sınıf atlama gibi mekanizmalar, öğrenciler için gerektiğinde bir "esneklik" olarak değerlendirilmelidir. Bu durum, öğrencinin hızlandırılmasından ziyade bireysel farklılıklara alan açan esnek bir yapılandırmayı yansıtmaktadır.
Öte yandan Bakanlığımız Stratejik Planlarında yer alan "özel yetenekli bireylerin potansiyellerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak" hedefi, üstün yetenekli bireylerin kendi yaş grubunun ilerisinde bir akademik başarı göstermesi durumunda, bu potansiyelin değerlendirilmesi için sunulan bir "fırsat eşitliği" olarak değerlendirilmelidir. Bakanlığımız, ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü (yazılım, yapay zeka, temel bilimler vb.) daha erken evrelerde tespit edip yönlendirmeyi stratejik bir öncelik olarak kabul etmektedir.”
Kaynak:Haber Merkezi