YENİ Partili Zeybek’ten Mehmet Şimşek’e fon çıkışı: 267 milyar TL'lik kamu riskine dikkat çekti
YENİ Partili Gökan Zeybek, fon krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede 891 milyar TL’lik portföyde tasfiye kaybının yüzde 20–30 arasında gerçekleştiğini belirterek, "178–267 milyar TL arasında brüt bir kamu riski ortaya çıkabilir” dedi.
GAZETE PENCERE - Fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, mevcut krizi sayısal verilerle değerlendirdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 18 Eylül’de yaptığı "sistemde yapısal sorun olmadığı ve krizin sınırlı sayıda fondan kaynaklandığı" yönündeki açıklamalarını hatırlatan Zeybek, resmi verilerin Şimşek'in açıklamalarıyla çeliştiğini söyledi.
Zeybek paylaşımında şunları yazdı:
"Son günlerde halkın cebine göz diken fon krizine ilişkin… Bir diğer ifadeyle, bu kara düzenin iktidarında yaşanan, Türkiye tarihinin en büyük finans “tokatçılığı”!
Peki kamuya çıkabilecek faturanın boyutu ne?
Asıl soru bu!
Şöyle bir 18 Eylül’e gidelim… Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 18 Eylül’de tasarruf finansman sisteminde şu anda bir sorun olmadığını söyledi.
Aynı yayında, yaşananların sınırlı sayıdaki fondaki kredi ve likidite probleminden kaynaklandığını ve “borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun olmadığını” ifade etti. (NTV yayını)
Bugün önümüzdeki resmî tablo şu:
7 portföy yönetim şirketi.
131 tasfiye edilecek fon.
455 bin 758 tekil yatırımcı.
Devam edelim…
Tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy büyüklüğü yaklaşık 891 milyar TL.
Tasfiye sonunda bu varlıkların ne kadarı gerçek değerinden nakde çevrilebilecek?
Örneğin 891 milyar TL’lik portföyde:
%20 değer kaybı → 178,2 milyar TL
%30 değer kaybı → 267,3 milyar TL
%40 değer kaybı → 356,4 milyar TL
%50 değer kaybı → 445,5 milyar TL yatırımcı açığı anlamına gelir.
891 milyar TL’lik portföyde tasfiye kaybının %20–30 arasında gerçekleştiğini ve devletin yatırımcı açığını tamamen üstlendiğini varsayarsak:
178–267 milyar TL arasında brüt bir kamu riski ortaya çıkabilir.
2001’deki yaklaşık tahsilat oranını yalnızca mekanik bir karşılaştırma olarak uygularsanız, geriye yaklaşık 116–175 milyar TL düzeyinde bir yük kalabilir.
455 bin 758 yatırımcı var.
891 milyar TL civarında portföy büyüklüğü var.
2025’in son çeyreğinden beri bilinen olağan dışı fiyat hareketleri var.
SPK var.
Borsa İstanbul’un gözetim sistemi var.
Denetim ve Gözetim Kurulu var.
Denetim Komitesi var.
Riskin Erken Saptanması Komitesi var.
Finansal İstikrar Komitesi var.
Şimdi kamuoyunun cevap beklediği mesele şu:
Kim, neyi, ne zaman gördü?
Hangi kurum ne yaptı?
Hangi tedbir neden gecikti?
Tasfiye sonunda kaç lira geri dönecek?
Ve en önemlisi, ortaya çıkacak faturanın ne kadarı yatırımcıya, ne kadarı kamuya kalacak?
Bu soruların tamamı, isim isim ve kurum kurum açıklığa kavuşturulmalı.
Öte yandan, henüz 23 Eylül 2026 itibarıyla kamuya açık resmî kaynaklarda, mevcut fon soruşturmasında adı geçen şirketlere TMSF’nin kayyım olarak atandığını gösteren bir karar da bulunmuyor.
Fabrikalar kapanıyor.
Sanayici, iş insanları kan ağlıyor. Faizlerini ödeyemiyor, borçlarını çeviremiyor, üretimi ayakta tutmakta zorlanıyor.
Ama iktidarın gençlik kollarından yetişen, bu halkı “tokatlayanlar” bitmiyor!
Kaynak:Haber Merkezi