Yoğun bakımda sepsis alarmı: Her 2 hastadan 1'i ölüyor
Türk Yoğun Bakım Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre sepsis tanısı alan hastaların yüzde 50,5’i 1 ay içinde yaşamını yitiriyor
GAZETE PENCERE - Ülkedeki yoğun bakım hastalarının yüzde 39’unda sepsis görülüyor. Türk Yoğun Bakım Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre sepsis tanısı alan hastaların yüzde 50,5’i 1 ay içinde yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, antibiyotik direncine dikkat çekerken Türkiye için ulusal sepsis eylem planı çağrısı yaptı.
BirGün'de yer alan habere göre; Dünyada milyonlarca insanı etkileyen sepsis, yoğun bakım ünitelerinde hastalık ve ölüm yükünün başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Türk Yoğun Bakım Derneği’nin (TYBD) Türkiye genelinde gerçekleştirdiği araştırma, yoğun bakımlardaki sepsis tablosunun boyutunu ortaya koydu. Araştırmaya göre yoğun bakımda tedavi gören hastaların yüzde 39’unda sepsis görülürken, sepsis tanısı alan hastaların yüzde 50,5’i 30 gün içinde yaşamını yitirdi. 13 Eylül Dünya Sepsis Günü kapsamında araştırmanın sonuçlarını açıklayan TYBD Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, sepsisle mücadele için Türkiye’de ulusal bir eylem planı oluşturulması gerektiğini söyledi.
Derneğin Türkiye’de sepsisin yoğun bakım ünitelerindeki yaygınlığını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirdiği TURK-SOFA2 araştırmasına, 44 ildeki 143 yoğun bakım ünitesinde tedavi gören 3 bin 368 hasta dahil edildi. Araştırma, yoğun bakımda tedavi gören yaklaşık her 5 hastadan 2’sinde sepsis görüldüğünü ortaya koydu. Sepsisli hastalarda 30 gün içindeki ölüm oranı yüzde 50,5 olarak belirlenirken, sepsis bulunmayan hastalarda bu oran yüzde 24,5 oldu. Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise yoğun bakım hastalarındaki enfeksiyon yükü oldu. Hastaların yaklaşık yüzde 55’inde enfeksiyon saptanırken, bu enfeksiyonların yüzde 27,3’ünün doğrudan yoğun bakım kaynaklı olduğu belirlendi. Sepsis grubundaki enfeksiyonların yüzde 50,7’sini akciğer kaynaklı enfeksiyonlar oluşturdu. Bunu üriner sistem ve kan dolaşımı enfeksiyonları izledi.
ANTİBİYOTİK DİRENCİ ALARMI
TYBD Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, sepsisin enfeksiyona karşı gelişen yanıt sonucunda organ yetmezliklerinin ortaya çıkmasıyla oluştuğunu belirtti. Sepsis tedavisindeki en önemli sorunlardan birinin çoklu ilaç direnci olduğuna dikkat çeken Gül, özellikle yoğun bakım ünitelerinde antibiyotik direncinin ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. “Elimizde sınırlı sayıda antibiyotik var” diyen Gül, antibiyotiklerin yanlış ve kontrolsüz kullanımının dirençli mikroorganizmaların artmasına neden olduğunu belirtti. Gül, yoğun bakımlarda antibiyotik direncinin yüzde 40 civarında olduğunu ifade ederek doğru antibiyotik kullanımının önemine dikkat çekti. Araştırmada da çoklu ilaca dirençli mikroorganizmaların toplum kaynaklı enfeksiyonlarda yüzde 9,2 olduğu görüldü. Bu oran hastane kaynaklı enfeksiyonlarda yüzde 27,4’e, yoğun bakım kaynaklı enfeksiyonlarda ise yüzde 38,3’e yükseldi. Gül, “Doğru antibiyotik kullanımı konusunda toplumsal farkındalığı artırmamız gerekiyor. Buradaki en önemli nokta, antibiyotiklerin hekim kontrolünde kullanılması” dedi.
MÜCADELE HASTANEYLE SINIRLI DEĞİL
Sepsisle mücadelenin yalnızca hastanelerde yürütülemeyeceğini vurgulayan Gül, el hijyeni, aşılama, sanitasyon ve temiz suya erişimin enfeksiyonların önlenmesinde kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Sepsiste ölüm riskinin azaltılması için belirtilerin erken fark edilmesi ve sağlık kurumlarında ortak tanı ve tedavi yaklaşımının oluşturulması gerektiğini belirten Gül, eğitim ihtiyacına da dikkat çekti. Sepsis konusunun eğitim müfredatına daha güçlü biçimde dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Gül, “Tıp fakültelerinin ve hemşirelik yüksekokullarının müfredatında bulunuyor ancak bunun genel eğitim sistemimize de entegre edilmesi önemli” ifadelerini kullandı.
ULUSAL EYLEM PLANI OLUŞTURULMALI
Sepsisle mücadelede yalnızca farkındalık çalışmalarının yeterli olmadığını belirten Gül; yeni ilaçların geliştirilmesi, hızlı tanı sistemlerinin yaygınlaştırılması, bilimsel çalışmaların desteklenmesi, inovasyon ve sağlık çalışanlarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini söyledi.Türkiye’de ulusal sepsis eylem planı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Gül, dünyada 15 ülkenin sepsisle mücadeleyi devlet politikası olarak benimsediğini belirtti. Gül, “Türkiye aslında bu ülkelerin çok gerisinde değil, önemli bir yol katettik. Ancak bu ülkeler arasına girebilmemiz için konunun bürokratik düzeyde benimsenmesi ve bu yönde ciddi politika çalışmalarının yürütülmesi gerekiyor” dedi. Gül, yüksek kalp hızı, bilinç değişikliği, uykuya eğilim, idrar çıkışında azalma, düşmeyen ateş, tansiyon düşüklüğü ve beslenme sorunlarının sepsis açısından alarm belirtileri olabileceğini söyledi.
SEPSİS NEDİR?
Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği aşırı ve kontrolsüz yanıt sonucunda kendi doku ve organlarına zarar vermesiyle ortaya çıkan, yaşamı tehdit eden tıbbi bir acil durumdur. Enfeksiyonla başlayan süreç ilerlediğinde organların işlevleri bozulabilir ve çoklu organ yetmezliği gelişebilir.
Kaynak:Haber Merkezi