RSF endeksi: Türkiye 163’üncü sıraya geriledi

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, küresel ortalamanın 25 yılın en düşük seviyesine indiğini ortaya koyarken, Türkiye’nin 163’üncü sıraya gerilediğini gösterdi.

RSF endeksi: Türkiye 163’üncü sıraya geriledi

GAZETE PENCERE - Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni yayımladı. Türkiye, 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldı. Türkiye geçen yıl endekste 159’uncu sıradaydı.

Endekse göre, 25 yıllık tarih içinde ilk kez dünya genelindeki ülkelerin yarısından fazlası basın özgürlüğü açısından “zor” veya “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. Tüm ülkelerin ortalama puanı ise şimdiye kadarki en düşük seviyeye geriledi.

Raporda, özellikle ulusal güvenlik politikalarıyla bağlantılı hukuki düzenlemelerin genişlemesinin bilgiye erişim hakkını aşındırdığı vurgulandı. Basın özgürlüğünü ölçen göstergeler arasında en sert gerilemenin hukuki alanda yaşandığı belirtilirken, gazeteciliğin giderek daha fazla kriminalize edildiğine dikkat çekildi.

ABD’nin yedi sıra gerileyerek 64’üncü sıraya düştüğü, Latin Amerika’da ise Ekvador ve Peru gibi ülkelerde basın özgürlüğünün şiddet ve baskı sarmalı içinde gerilediği ifade edildi.

25 YILIN EN DÜŞÜK ORTALAMASI

RSF’ye göre basın özgürlüğü son 25 yılda kademeli olarak geriledi. Endeks haritasında ülkelerin her yıl daha “kırmızıya” döndüğü belirtilirken, gazetecilere yönelik baskı yöntemlerinin de değiştiği ifade edildi.

Gazetecilerin hâlâ öldürüldüğü ve hapsedildiği vurgulanırken, basın özgürlüğünü zayıflatan yöntemlerin evrildiği kaydedildi. Raporda, gazeteciliğin düşmanca siyasi söylemlerle hedef alındığı, zayıflayan medya ekonomisi nedeniyle güç kaybettiği ve yasaların baskı aracı olarak kullanılmasıyla daraltıldığı belirtildi.

Son 25 yılın en düşük seviyesine işaret eden veriler şöyle sıralandı:

Tüm ülkelerin ortalama puanı şimdiye kadarki en düşük seviyeye geriledi.

Dünya genelinde ülkelerin yüzde 52,2’sinde basın özgürlüğü “zor” veya “çok ciddi” kategoride yer aldı. Bu oran 2002’de yüzde 13,7 idi.

2002’de dünya nüfusunun yüzde 20’si basın özgürlüğünün “iyi” olduğu ülkelerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 1’in altına düştü.

SAVAŞLAR VE BİLGİYE ERİŞİM ENGELLERİ

Rapora göre Irak (162), Sudan (161) ve Yemen (164) gibi ülkelerde devam eden silahlı çatışmalar basın özgürlüğündeki gerilemenin başlıca nedeni oldu. Filistin’de İsrail hükümetinin saldırıları kapsamında Ekim 2023’ten bu yana 220’den fazla gazetecinin öldürüldüğü, bunların en az 70’inin görev başında hayatını kaybettiği belirtildi. Sudan ve Güney Sudan’da da benzer şekilde basın özgürlüğünün ciddi biçimde etkilendiği ifade edildi.

Çin (178), Kuzey Kore (179) ve Eritre (180) gibi ülkelerde basın özgürlüğünün uzun süredir baskı altında olduğu, Rusya’nın (172) ve İran’ın (177) da listenin alt sıralarında yer almaya devam ettiği kaydedildi. Hong Kong (140), El Salvador (143) ve Gürcistan’da (135) siyasi değişimler ve sertleşen rejimler nedeniyle son yıllarda basın özgürlüğünün belirgin şekilde daraldığı belirtildi. 2026 endeksinde en sert düşüşü yaşayan ülkenin 37 sıra gerileyen Nijer (120) olduğu ifade edildi. Buna karşılık, 2024’te Beşar Esad yönetiminin devrilmesi sonrası Suriye’nin 177’ncilikten 141’inciliğe yükseldiği kaydedildi.

GAZETECİLİK KRİMİNALİZE EDİLİYOR

Endekste en dikkat çekici gerilemenin hukuki alanda yaşandığı belirtildi. 2025-2026 arasında 180 ülkenin 110’unda hukuki göstergenin kötüleştiği ifade edildi. “Terörle mücadele”, “ulusal güvenlik” ve “olağanüstü hal yasalarının” gazetecilere karşı kullanıldığı, bu durumun küresel bir eğilim haline geldiği vurgulandı. Rusya’da “terör ve aşırılık yasalarının” basını kısıtlamak için kullanıldığı, Nisan 2026 itibarıyla 48 gazetecinin tutuklu olduğu belirtildi. Benzer uygulamaların Belarus, Myanmar, Nikaragua ve Mısır’da da görüldüğü ifade edildi.

Etiyopya’da dört gazetecinin üç yıldır terör suçlamasıyla tutuklu bulunduğu, Burundi’de gazeteci Sandra Muhoza’nın “ulusal bütünlüğü zedelemek” suçlamasıyla yargılandığı aktarıldı. Demokratik ülkelerde de baskının arttığı belirtilen raporda, Japonya’da devlet sırları yasalarının gazeteciliği zorlaştırdığı, Filipinler’de “terör suçlamalarının” gazetecilere karşı kullanıldığı, Hong Kong’da ise ulusal güvenlik yasası kapsamında yayıncı Jimmy Lai’ye 20 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi.

Türkiye’de de “terörle mücadele yasalarının” yanı sıra “dezenformasyon”, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “devlet kurumlarını aşağılama” gibi suçlamaların gazetecilere karşı kullanıldığı ifade edildi. Tunus’ta “yanlış bilgi” yasasıyla eleştirel gazeteciliğin kriminalize edildiği ve medya kuruluşlarına yönelik kapatma ve yargı süreçlerinin arttığı belirtildi.

SLAPP DAVALARI VE KAMU MEDYASI ÜZERİNDE BASKI

Raporda, gazetecilere karşı açılan SLAPP davalarının (stratejik susturma davaları) arttığı ifade edildi. Bulgaristan (71) ve Guatemala (128) gibi ülkelerde bu davaların yaygınlaştığı, Endonezya (129), Singapur (123) ve Tayland’da (92) ise siyasi ve ekonomik aktörlerin hukuk sistemini basına karşı kullandığı belirtildi. Fransa (25) gibi üst sıralardaki ülkelerde de benzer uygulamaların görüldüğü kaydedildi. Kamu politikalarının gazetecilere yönelik fiziksel ve hukuki tehditlere karşı yeterli çözüm üretmediği, incelenen ülkelerin yüzde 80’inden fazlasında koruma mekanizmalarının yetersiz olduğu ifade edildi.

Avrupa Birliği’nde medya özgürlüğünü güçlendirmeyi amaçlayan Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası’nın (EMFA) uygulanmasının birçok ülkede yavaş ilerlediği ve ulusal düzenlemelerle zayıflatıldığı belirtildi.

AMERİKA KITASINDA GERİLEME

Rapora göre Amerika kıtasında basın özgürlüğü son yıllarda belirgin şekilde geriledi. 2022’den bu yana bölgedeki 28 ülkenin toplam puanında düşüş yaşandığı ifade edildi. ABD’de Donald Trump’ın basına yönelik söylemlerinin sistematik bir politikaya dönüştüğü ve ülkenin sıralamada yedi basamak gerilediği belirtildi. Gazeteci Mario Guevara’nın gözaltına alınıp sınır dışı edilmesinin güvenlik ortamını daha da kötüleştirdiği ifade edildi.

ABD Küresel Medya Ajansı’ndaki (USAGM) kesintilerin Voice of America (VOA), Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL) ve Radio Free Asia (RFA) gibi uluslararası yayın kuruluşlarının faaliyetlerini daralttığı kaydedildi. Arjantin (98) ve El Salvador (143) gibi ülkelerde hükümetlerin medyaya yönelik baskılarının arttığı, organize suç ve siyasi aktörlerin gazetecilere yönelik şiddetinin yükseldiği ifade edildi.

Ekvador’da gazetecilere yönelik cinayetlerin ardından ülkenin 31 sıra gerilediği, Peru’da dört gazetecinin öldürüldüğü belirtildi. Venezuela (159), Küba (160) ve Nikaragua’da (168) ise bağımsız gazeteciliğin ağır baskı altında olduğu kaydedildi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar