Akciğer kanserinde kadınlar için alarm: “Sigara içmiyorum, bana olmaz” demeyin

Akciğer kanseri kadınlarda giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geliyor. Uzmanlar, sigara kullanmayanların da risk altında olabileceğini belirtirken, yüksek risk grubundaki kadınlara 50 yaşından sonra düzenli tarama öneriyor.

Akciğer kanserinde kadınlar için alarm: “Sigara içmiyorum, bana olmaz” demeyin

GAZETE PENCERE- Uzun yıllardır ağırlıklı olarak erkeklerde görülen bir hastalık olarak bilinen akciğer kanserinde tablo değişiyor. Dünya genelinde her yıl 2 milyon 600 binden fazla kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken hastalık, kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenleri arasında bulunuyor. Akciğer kanseri dünya çapında kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser konumuna yükseldi.

Türkiye’deki veriler de kadınlar açısından dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın ulusal kanser kayıtlarına göre kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı 2014’te yüz binde 8,7 iken 2018’de 10,9’a yükseldi. Bu, dört yılda yaklaşık yüzde 25’lik artış anlamına geliyor.

GENÇ KADINLARDA ERKEKLERİ GEÇTİ

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba’nın aktardığı verilere göre, ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırmada 35-54 yaş arasındaki kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının aynı yaş grubundaki erkekleri geçtiği ortaya çıktı.

Bu farkın kesin nedeni henüz bilinmiyor. Sigaranın yanı sıra çevresel maruziyetlerin, biyolojik ve genetik farklılıkların da araştırılması gerektiği belirtiliyor.

EN BÜYÜK RİSK SİGARA

Kadınlarda akciğer kanseri vakalarının artmasındaki en önemli etkenlerden biri sigara kullanımı. Bültende aktarılan American Cancer Society 2026 verilerine göre kadınlardaki akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 84’ü sigarayla ilişkili.

Prof. Dr. Kaba, hastalıktan korunmanın en etkili yolunun sigaraya hiç başlamamak, kullananlar için ise bırakmak olduğunu vurguluyor.

SİGARA İÇMEYENLER DE RİSK ALTINDA

Ancak sigara kullanmamak, akciğer kanseri riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve mesleki kanserojenlere maruz kalmak da hastalığın gelişmesine katkıda bulunabiliyor.

Kaba, bu nedenle “Sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam” düşüncesinin doğru olmadığını belirtiyor. Evde ve iş yerinde pasif sigara dumanından korunmak da alınabilecek önlemler arasında gösteriliyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN

Uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik hastalığın sık görülen belirtileri arasında.

Ancak asıl tehlike, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi. Bu nedenle uzmanlar, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemenin erken tanı açısından doğru olmadığına dikkat çekiyor.

50 YAŞINDAN SONRA TARAMA UYARISI

Prof. Dr. Kaba, 50 yaşın üzerinde ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara kullanım öyküsü bulunan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasını öneriyor.

Erken tanının tedavi seçeneklerini ve yaşam şansını değiştirebildiğini belirten Kaba, “Hiçbir şikâyetim yok” düşüncesiyle taramaların ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

ERKEN EVREDE TAM ŞİFA MÜMKÜN OLABİLİYOR

Akciğer kanserinde tedavi hastalığın türüne, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre belirleniyor. Uygun hastalarda robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerden de yararlanılabiliyor.

Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin de kullanıldığını belirten Kaba, erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifanın mümkün olabildiğini, yeni tedavilerin ileri evre hastalarda da umut verici sonuçlar sağladığını ifade ediyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar