AK Parti'nin yeni korkusu: Karadeniz ve Orta Anadolu'ya çerçeve yasayı anlatmak...
AK Partililer YENİ Parti'nin attığı adımları dikkatle izlerken çerçeve yasa sonrası Orta Anadolu ve Karadeniz'deki oy potansiyelini düşünmeye başladı.
GAZETE PENCERE - Çerçeve yasa tartışmaları AK Parti içinde de ikiliklere yol açmış durumda. Bazı vekiller çözüm sürecinin Orta Anadolu ve Karadeniz'e anlatmanın zor olacağı görüşünde.
Nuray Babacan, AK Parti'nin, YENİ Parti’nin açıklamalarını, mitinglerini ve bağış kampanyasını yakından izlediğini yazdı. İ
ktidar partisinde özellikle bağışçı sayısına dikkat çekiliyor. Nefes yazarı Nuray Babacan, AK Parti'nin YENİ Parti’nin attığı her adımı dikkatle izlediğini aktardı. Babacan’a göre açıklamalar, mitingler ve bağış kampanyası ayrı ayrı değerlendiriliyor. Bağışlarda toplanan paradan çok kampanyaya katılanların sayısı dikkat çekiyor.
Başkent siyasetinin son bir ayına damga vuran İmralı Süreci kapsamında hazırlanacak yasalar da partilerin Meclis performansı üzerinden değerlendiriliyor.
TROLLER İKNA EDİCİ OLAMADI
AK Parti yanlısı sosyal medya hesapları, çerçeve yasa üzerinden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile ekibi arasında görüş ayrılığı bulunduğunu öne sürüyor. Babacan’ın aktardığına göre AK Parti içinde tam tersi
Bazı AK Partililer, Özel’in oylamada milletvekillerini serbest bırakma gerekçesini iyi açıkladığını ve bu kararı seçmen tabanına anlatabildiğini düşünüyor.
AK Parti milletvekillerinin de kendi seçim bölgelerinde yaşayabilecekleri sorunları açıkça dile getirdikleri belirtiliyor. AK Parti içinde, “Yaz aylarında Orta Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki vekillerimiz çok zorlanacak” değerlendirmesini yapanlar bulunuyor. AKP'lilerin temel beklentisi, sürecin “PKK şovuna” dönüşmeden ve mümkün olan en az siyasi hasarla tamamlanması.
TABANDAKİ HAREKETLİLİK
Babacan’a göre AK Parti içindeki bazı değerlendirmeler günlük siyasi gelişmelerden çok seçmen tabanındaki eğilimlere dayanıyor. Partideki aklıselim isimler, tabandaki hareketliliğin ve Özgür Özel ile ekibine yönelik duyarlılığın küçümsenmemesi gerektiğini savunuyor. Bu isimler, kendi parti yönetimlerinin söz konusu hareketliliği yeterince dikkate almadığını öne sürüyor.
YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından başlatılan bağış kampanyası da AK Parti kulislerinde konuşuluyor. İktidar partisi mensupları, bağışların toplam miktarından çok bağışçı sayısının önemli olduğu görüşünde.
Bir AK Partili bu durumu şöyle değerlendirdi:
“Binlerce kişinin ilk günden az-çok elinde ne varsa vermesi önemli gösterge. Bu miktarı bir iki iş adamı tek bir bağışla karşılayabilir ama kitlelerin işe dahil olması açısından sayı çok önemli. Dar gelirli vatandaşın 100-200 lira vererek kampanyaya katılımı, siyaseten önemli mesaj. Biz de ilk yola çıkarken, bazı vatandaşlar alyansını atmıştı.”
Bağışların gerçekleştiği siyasi ve ekonomik ortamın da dikkate alınması gerektiğini savunan bir başka isim şu ifadeleri kullandı:
“Ayrıca bağışların AHBAP Derneği’nin yolsuzluk iddialarının bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde yapıldığını unutmayın. Birçok iş adamının şirketine yönelik soruşturma ve mal varlığını el koyma korkusuyla direkt yardım yapamadığını da hesaba katın…”
YENİ PARTİ İÇİN 'ÖLÜM VADİSİ' BENZETMESİ
AK Parti kulislerinde YENİ Parti’nin geleceğine ilişkin “ölüm vadisi” benzetmesi de yapılıyor. İş dünyasında kullanılan bu kavramın, yeni kurulan şirketlerin en kritik dönemini anlattığı belirtiliyor:
“İş dünyasında bir laf vardır; ‘Ölüm vadisini geçersen yaşarsın’. Özellikle teknoloji şirketleri, ilk kuruluş aşamasından sonra hem kadro hem finans hem de proje konusunda sınav verirler. Bu aşamaya ölüm vadisi derler. Onu geçen hayatta kalır.”
Aynı değerlendirmeyi siyasete uyarlayan AK Partililer, Özgür Özel ve YENİ Parti’nin de kritik bir sınav verdiğini savunuyor:
“Aynı durum Özgür Özel ve YENİ Parti için de geçerli. Şu anda o sınavı veriyorlar. Halka tam nüfuz etmek için hem programlarını hem kadrolarını sağlam oluştururlarsa ölüm vadisi sınavını geçerler…”
Kaynak:Haber Merkezi