Bahçeli'nin Yazıcıoğlu'nun mezarına ziyareti dikkat çekti

MHP lideri Bahçeli, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun kabrini ziyaret etti. Siyaset Bilimci Yalçın Murgul “Bahçeli’nin mezar ziyareti 34 yıl sonra resmi düzeyde belki de MHP’nin Yazıcıoğlu’na gösterdiği en yakın tavırdır” dedi.

Bahçeli'nin Yazıcıoğlu'nun mezarına ziyareti dikkat çekti

GAZETE PENCERE - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun kabrini dün ziyaret etti.

Partinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 23 Mart 2026 günü Büyük Birlik Partisi Merhum Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının 17'nci seneidevriyesinde kabrini ziyaret ederek dualarla andı. Merhum Genel Başkanın ruhu şad, mekanı cennet olsun, Rabbim ailesine ve dava arkadaşlarına sabırlar ihsan eylesin" denildi.

Siyaset Bilimci Yalçın Murgul, ziyareti “Bahçeli’nin mezar ziyareti 34 yıl sonra resmi düzeyde belki de MHP’nin Yazıcıoğlu’na gösterdiği en yakın tavırdır” sözleriyle değerlendirdi.

“Yazıcıoğlu, partiden ayrıldıktan sonra Türkeş’e meydan okuyabilen belki de tek isimdi” diyen Yalçın Murgul, MHP’den kopuş ve bugünkü BBP ile MHP yakınlaşmasına ilişkin sosyal medyada şunları yazdı:

yy

‘34 YIL SONRA MHP’NİN YAZICIOĞLU’NA GÖSTERDİĞİ EN YAKIN TAVIR’

“MÇP’de Trilyonluk MİT Operasyonu” manşetinin yer aldığı 12 Temmuz 1992 tarihli İkibin’e Doğru dergisinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bir MİT operasyonuyla partinin dışına itildiği iddia edilmişti. Derginin, Yazıcıoğlu ekibinin partiden çıkarılması operasyonunu yönettiğini iddia ettiği kişi ise o sıralarda ülkücü camia dışında pek tanınmayan Devlet Bahçeli’ydi. Partiden ayrılma hikâyesinin gerçek yüzü ne olursa olsun, bu ayrılığın Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi kariyerine mâl olduğu ortadaydı. Çünkü partide “Muhsinciler” güçlüydü; bu ekip, Türkeş sonrası sürece hazırlıklarını da buna göre yapmıştı.

Açıkçası, Yazıcıoğlu’nun MHP’den ayrılığının geri planına dair konuştuğum hiçbir BBP’liden bugüne kadar doyurucu bir cevap alamadım. Hatta bir keresinde, Yazıcıoğlu’nun yakınlarından birinin oğlu, yine 2000’e Doğru dergisinin “Yeni Başbuğ: Türkçülük Suudi dolarıyla kışkırtılıyor” başlıklı yazısıyla Muhsin Yazıcıoğlu’nu kapak haberi yapmasının onun düşüşünde rol oynadığını iddia etmişti. Lakin Yazıcıoğlu, 1988’de de Tempo dergisi tarafından “Türkeş’in veliahtı” olarak kapağa taşınmıştı.

Yazıcıoğlu, Türkeş’in alternatifi olarak gösterilen ilk kişi değildi elbette. 12 Eylül’den önce kısa bir süre Agâh Oktay Güner’in ismi dolaşmıştı; ancak onun liderlik vasfına sahip olmadığı görülmüştü. İlginçtir ki 1980’lerde bir ara Turan Yazgan’ın da lider seçenekleri arasında adı geçirilmişti. Ancak MHP’de kimse, Yazıcıoğlu’nun enerjisine ve liderliğine alternatif olabilecek düzeye sahip değildi. Bununla beraber Türkeş, siyasete döner dönmez yakınına Bahçeli’yi alarak yeni dönemdeki tavrını da belli etmişti.

Yazıcıoğlu, partiden ayrıldıktan sonra Türkeş’e meydan okuyabilen belki de tek isimdi (Türkeş yaşarken parti içinden bu cüretkârlığı gösterebilen isim, ilginçtir ki Zekeriya Beyaz’dı). Bu bağlamda, Gülencilerin çıkardığı Aksiyondergisinin 4-10 Şubat 1995 tarihli sayısında şunları söylemişti:

“Ben Türkeş gibi protokolünü görmediğim, kabinede kimin olacağını dikkate almadığım, hedefte neyi gerçekleştireceğine dair bir beyanını duymadığım bir kağıdın altına bile bile imza atmam.”

“MHP laikçi, Kemalist kitle şuuru etrafında toplanan sistemin herhangi partisi haline gelmiştir”.

Tabii MHP’nin bu ifadelere tepkisi de sert olmuştu. Gerçi Yazıcıoğlu, 12 Eylül’den önce de Türkeş’ten daha İslami bir çizgide siyaset yapma amacını ortaya koymuştu. Ayrıca Türkeş, “ülkücü mafya” tanımına karşı çıkarak Çakıcı gibi kişilerle partinin bağını reddederken, Yazıcıoğlu ve arkadaşları Çatlı’nın ölümünden sonra eski bağları göstermekten çekinmemişlerdi. 1997’de Türkeş öldüğünde, taziye için genel merkeze giden Yazıcıoğlu bir kısım MHP’liden tepki görmüş; tepki gösterenleri ise Azmi Karamahmutoğlu susturmuştu.

Bahçeli’nin bugünkü mezar ziyareti ise, 34 yıl sonra resmi düzeyde belki de MHP’nin Yazıcıoğlu’na gösterdiği en yakın tavırdır.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar