Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Doğu Akdeniz mesajı: Cevabımız çok sert olur
CHP'de dün yaşanan grup toplantısı kriziyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz" dedi.
GAZETE PENCERE - İsrail'in bölgedeki saldırılarına tepki gösteren Erdoğan, "Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz. Kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız" ifadelerini kullandı
Akdeniz'deki gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan, "Akdeniz'de, özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar İsrail'in fitne kayığına binmişler. Kimse macera peşinde koşmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" diye konuştu.
"BU TABLO CHP'YE ÖRNEK OLSUN"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuşma yaptı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün grup toplantısı yapmak istemesiyle yaşanan gerginlik ve krize değinen Erdoğan, "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde, AK Parti Grubu'ndaki şu muhteşem kardeşlik tablosunun herkese, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olmasını temenni ediyorum" dedi.
7 Haziran Pazar günü 6 beldede gerçekleşen yerel seçimlerde başarılı olduklarını söyleyen Erdoğan, "Ara seçimlerde 6 beldenin 4'ünde AK Partimizin, birinde ise ittifak ortağımız MHP'nin adayı ipi göğüslemiştir. Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır. Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu.
"NE SEÇİM HAKKINDA YORUM YAPAN VAR NE ÖZÜR DİLEYEN"
CHP'nin halktan özür dilemesi gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların 3 gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var, ne seçimler hakkında yorum yapan var, ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızın karşısına çıkıp özür dileyen var" ifadelerini kullandı.
"BU KAFAYLA GİDERSENİZ MİLLETTEN DAHA ÇOK TOKAT YERSİNİZ"
14-28 Mayıs 2023 seçimlerini hatırlatan Erdoğan, "Benzer bir yüzsüzlüğe 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde utanmadan çıktılar, öndeyiz diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Hatayı kendilerinde değil, milletin tercihlerinde aradılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız" dedi.
"Esas sorun bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurdukları bağın sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların Anadolu irfanını hafife almalarındadır" diyen Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:
"DEFALARCA YENİLDİLER AMA DEĞİŞMEYİ DENEMEDİLER"
"Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz boyunca bütün bunlarda defalarca yenildiler. Defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar.
Biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir.
Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. 'Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim' diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir."
"MAHKEME KARARI SONRASI YAŞANANLAR HAKLILIĞIMIZI TEYİT ETTİ"
"Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aynı tavrımızı koruyoruz."
"CHP'DEKİ ANAFOR BİZİ ZERRE İLGİLENDİRMİYOR"
"Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.
AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır."
"GAZİ MECLİSİN NÜMAYİŞ ARENASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE RIZA GÖSTERMEYİZ"
"Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz.
Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir."
"MÜCADELEMİZ CHP'NİN HALK DÜŞMANI İDEOLOJİSİYLE"
"CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı, bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak mücadelemiz kişilerle değil CHP'nin halk düşmanı, milli irade düşmanı ideolojisiyledir.
Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır."
"MUHALEFETTEN UMUTLARIMIZI TÜKETMİŞ DEĞİLİZ"
"Türkiye'nin güçlü, dirayetli, başarılı ve istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi bir muhalefete ihtiyacı var. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulmadı. Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz."
"NATO ZİRVESİNE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ"
"7-8 Temmuz'da Ankara'da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması, ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Biz de Ankara Zirvesi'nin NATO tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık."
"GAZZE'DE SOYKIRIM SÜRÜYOR"
"Gazze'den Lübnan'a, yönümüzü nereye dönsek mazlumların yüreklerimizi dağlayan feryatlarıyla karşılaşıyoruz. İsrail, kurulduğu günden bu yana bölgemizde barışı tehdit eden bir fonksiyon icra ediyor. Filistin'e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen sürmektedir.
İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail, aynı anda İran'a saldırmış, yetmemiş aynı anda Lübnan'ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan'dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. İsrail eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz'i istikrarsız hâle getirmek için de sinsi bir çabanın içine girmiştir."
"İSRAİL SALDIRILARI TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDER BİR NOKTAYA TAŞINMIŞTIR"
"İsrail'in bu kural, hukuk ve sınır tanımaz politikalarına maalesef dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır.
Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim, Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil, Halep'ten başlar, Şam'dan başlar, Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz. Kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız."
"KIBRIS TÜRKÜ'NÜN HUKUKUNA KASTEDİLİRSE CEVABIMIZ ÇOK SERT OLUR"
"Şimdi Akdeniz'de, özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur."
"HİTLER'DEKİ HATA TEKRARLANMAMALI"
"İsrail uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak son derece şımarıkça bölgemizin topyekûn huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olmaktadır. İran'a ve Lübnan'a yönelik saldırılar sadece bölge ülkeleri üzerinde değil, küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturmuştur. Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki tepkisizlik 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti. Bugün aynı hata tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler'e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Nasıl Hürmüz'deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
İran'da, Lübnan'da başlayan, Suriye'yi, Akdeniz'i ve Afrika'yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır. Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir. Türkiye, İsrail'in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır."
"BUĞDAY ÖDEMELERİ ÜRÜN TESLİMİNDEN 21 GÜN SONRA ÖDENMEYE BAŞLANACAK"
"Allah'a hamdolsun bu sene yağışlar açısından bereketli bir yıl geçiriyoruz. Bu yıl birçok üründe yüksek bir rekolte bekliyoruz. Hatta tarihi bir üretim rekoru da inşallah bu sene kırabiliriz. Mevcut tahminlerimize göre buğday üretimimiz geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretimimiz ise yüzde 50 artacaktır. Toprak Mahsulleri Ofisimiz geçen hafta alım fiyatlarını açıklamıştır. Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak. Ofis, kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır. Ayrıca ofis, ürün teslimini müteakip 21. günden itibaren ürün bedeli ödemelerine de başlayacaktır."
"İRAN KRİZİ NEDENİYLE DESTEKLEMELERİ YÜKSELTİYORUZ"
"Son dönemde bölgelerimizde yaşanan savaşlar ve çatışmalar sebebiyle üretim girdilerinde artışlar yaşanmıştır. Bu da çiftçilerimizin maliyetlerine olumsuz yansımıştır. Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık. Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteği tutarımızı, İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz. Destek tutarlarımızı buna göre artırıyoruz. Şimdiden hayırlı, bereketli olsun diyorum."
Kaynak:Haber Merkezi