Dervişoğlu’ndan ‘Aday olur musunuz?’ sorusuna yanıt
Cumhurbaşkanı adaylığı sorulan Müsavat Dervişoğlu, milletin yüklediği sorumluluktan kaçmayacağını söyledi. İYİ Parti lideri, önceliğinin mevcut sistemden kurtulmak olduğunu belirtti.
GAZETE PENCERE - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Halk TV’de Deniz Bayramoğlu’nun konuğu oldu. Erken seçim, ittifaklar ve cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soruları yanıtladı. Kendi adaylığı için soruya yanıt veren Dervişoğlu, önceliğinin mevcut sistemin değiştirilmesi olduğunu söyledi.
Bayramoğlu’nun “Siz aday olur musunuz?” sorusu üzerine Dervişoğlu, olası adayların isimleri üzerinden yürütülen tartışmalarda dikkatli davranılması gerektiğini belirtti.
Dervişoğlu, kendi adaylığına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Ya bir adayın kendisi adaylığını açıklamadıktan sonra birilerini "aday" diye sunmanın hangi sonuçları beraberinde getirdiğini tecrübe ederek yaşadık.
Ekrem İmamoğlu meselesinde mesela yaşadık. O zaman da ben söylemiştim, çeşitli uyarılarda bulunmuştum. Şimdi de işte bana soruyorlar gittiğim her yerde, çıktığım her programda: "Siz aday olur musunuz?" Yani millet sırtımıza bir sorumluluk yüklerse biz o sorumluluktan kaçmayız. Ben bunu defalarca söyledim ama şu anda yapılması gereken şey, bu sistemden ve bu uygulama biçiminden kurtulmaktır."
Henüz bir seçim takvimi bulunmadığını hatırlatan Dervişoğlu, partilerin önlerinde farklı seçenekler olduğunu anlattı.
Dervişoğlu seçime ayrı adaylarla girilebileceğini, bazı partilerin ise ittifak kurabileceğini söyledi. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için gereken 50+1 oy nedeniyle ortak aday arayışının da gündeme gelebileceğini ifade etti.
ORTAK ADAY İÇİN İYİ PARTİ'NİN ÖLÇÜTLERİNİ SIRALADI
Muhalefetin üzerinde uzlaşabileceği isimler bulunduğunu söyleyen Dervişoğlu, bu kişilerin adları etrafında erken başlayan tartışmaların kendilerine zarar verebileceği görüşünü dile getirdi:
“Türkiye'de üzerinde hemfikir olunabilecek, mutabık kalınabilecek aday portreleri vardır. O adayların da elbette ki bir stratejileri vardır. O adayların ismi üzerinden yaşama geçirilen spekülasyonların o kişiliklere zarar vereceği endişesinden hareket etmek üzere ben kelimelerimi tartarak kullanmak mecburiyetindeyim.”
Dervişoğlu’na göre ortak adayın toplumda kabul görmesi ve farklı siyasi partilerin desteğini alabilmesi gerekiyor. Dervişoğlu bu kişinin parlamenter demokratik sisteme dönüşe öncülük edecek demokratik bir geleneğe sahip olması gerektiğini de söyledi.
Adayın ülkeyi yönetme yeterliliğinin toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“E bir kere o ülkeyi yönetebilecek yeterlilikte ve dirayette olduğunun toplum tarafından kabul edilmesi lazım. Devlet ciddiyetini geri getirebilecek yeterlilikte olduğu gözlemlenmesi lazım. Aşağıya çekilmiş değerlerin yeniden yüceltilmesini sağlayabilecek birtakım karakteristik özelliklerinin bulunması lazım.”
Dervişoğlu, bu özelliklerin yanı sıra adayın seçimi kazanabilecek biri olması gerektiğini vurguladı.
Bayramoğlu’nun “Kazanacak aday olması gerekiyor” sözünü ise “Kazanacak kişi diyelim” diye yanıt verdi.
ERDOĞAN'IN YENİDEN ADAYLIĞINA İTİRAZ ETTİ
Programda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı için dile getirilen erken seçim formülleri de konuşuldu. Dervişoğlu, Erdoğan’ın yeniden aday olmasını sağlamak için siyasi manevralar arandığını savundu. “Sayın Cumhurbaşkanı üç defa seçildi zaten.” diyen Dervişoğlu, gündemdeki tartışmanın Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesinin önünü açmaya yönelik olduğunu savundu.
Dervişoğlu, olağan seçim tarihinden kısa süre önce Meclis kararıyla seçimin yenilenmesi seçeneğini eleştirdi.
Dervişoğlu bu amaçla 360 milletvekilinin oyunun arandığını belirterek, Anayasa’daki ilgili hükmün görev süresinin başında ortaya çıkabilecek siyasi tıkanıklıklar için düzenlendiğini savundu:
“Görev müddetinin başında yapılması gereken şeyi görev müddeti tamamlandıktan sonra bir hak olarak kendisine sunuyorlar.”
Dervişoğlu’na göre seçimin olağan tarihinden birkaç hafta önce yenilenerek Erdoğan’a yeniden adaylık yolu açılması, hükmün amacına aykırı olur. Dervişoğlu bu yaklaşımın hukuk devleti açısından sorun yaratacağını söyledi.
“HAYIR, TENCERE KAYNAMIYOR”
Adaylık tartışmasının Türkiye’nin sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini de belirten Dervişoğlu, geçim sıkıntısına dikkat çekti. Ülkede yaşananları yalnızca ‘ekonomik kriz’ diye tanımlamanın yetersiz kaldığını savunarak şunları ifade etti:
"Yani Türkiye'nin, bizim üzerinde konuştuğumuz sorunlar elbette ki çok önemli sorunlardır ama ya Türkiye'de çok ciddi bir fukaralık sorunu var. Yani biz onu "ekonomik kriz" diye tarif ederek ucuzlatıyoruz. Hayır, tencere kaynamıyor.
Yani asgari ücretin yoksul... emekli maaşlarının açlık sınırının altında olduğu bir ülkede yaşıyoruz biz.
Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamayan çiftçilerin topraklarını ekmekten vazgeçmek tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz biz. Geleceğini başka ülkelerin konsolosluklarının önünde, büyükelçiliklerinin önünde arayan, vize kuyruklarında istikbal arayan gençlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz biz. Her gün değerleri yağmalanan, milli ve manevi değerleri de aynı maddi değerler gibi hortumlanan, duyguları sömürülen insanların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz biz."
Kaynak:Haber Merkezi