İdris Şahin: Cumhurbaşkanlığı harcamaları dakikada 30 bin lirayı aştı

Sayıştay raporlarıyla ilgili açıklama yapan DEVA Partili İdris Şahin, "Cumhurbaşkanlığı'nın giderleri 15 milyar 808 milyon lirayı aşıyor. Her güne yaklaşık 43,3 milyon lira, her dakikaya ise 30 bin liranın üzerinde ödenekli gider anlamına geliyor" dedi.

İdris Şahin: Cumhurbaşkanlığı harcamaları dakikada 30 bin lirayı aştı

GAZETE PENCERE - Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2025 yılı Sayıştay denetim raporlarına yansıyan bulguları değerlendirdi.

Yazılı açıklamasında devletin resmi kayıtlarının ve denetçi raporlarının "pembe tabloları yerle bir ettiğini" belirten Şahin, yurt güvenliğinden tarım verilerine, sağlık kayıtlarından Cumhurbaşkanlığı harcamalarına kadar tablonun "genel bir yönetim çürümesine" işaret ettiğini söyledi.

Devletin kendi kurumlarındaki denetim açıklarının vatandaşın hayatını doğrudan tehlikeye attığını kaydeden Şahin, şu ifadeleri kullandı:

"BEDELİNİ VATANDAŞ ÖDÜYOR"

"Sayıştay raporlarını yan yana koyunca ortaya çıkan tablo ağırdır. Kurumların adı değişiyor, dosyaların kapağı değişiyor ama vatandaşın karşısına çıkan manzara pek değişmiyor. Bir yerde güvenlik riski, bir yerde milyonlarla ifade edilen kayıt eksikliği, bir yerde gerçeği yansıtmayan sağlık kayıtları, bir başka yerde milyarlarca liralık kamu hesabı. Sonunda bütün yollar aynı yere çıkıyor ve bedelini vatandaş ödüyor."

"İSKAN ALINMADAN KULLANILAN ÖĞRENCİ YURTLARINDA YANGIN RİSKİ TAŞIYOR"

"Bir anne baba evladını okusun diye devletin yurduna bırakıyor. Orası devletin yurdu diye içi rahat etmek istiyor. Sayıştay ise bazı yurtlarda öğrencilerin iskan alınmadan yerleştirilebildiğini, öğrencilerin yerleştirilmesi ile iskanın alınması arasında geçen sürenin olası bir yangın bakımından risk taşıdığını kayda geçiriyor. Ateş düştüğü yeri yakar. Devletin marifeti, yangından sonra tutanak tutmak değil, ateş düşmeden tedbir almaktır."

"37.5 MİLYON HAYVANIN AŞI KAYDI YOK"

"Sayfayı çeviriyorsunuz, karşınıza bu defa TÜRKVET çıkıyor. Sayıştay, yaklaşık 2,5 milyon büyükbaş ve 35 milyon küçükbaş hayvan için zorunlu aşı kaydı bulunmadığını tespit ediyor. Aşı ve küpe uygulamalarından doğan 3,56 milyar liralık alacağın ise yalnızca yüzde 51’inin tahsil edildiğini belirtiyor."

"17 ŞEHİR HASTANESİNİN İKİ YIL GEÇMESİNE RAĞMEN TAMAMLAMA SÜRECİ SONUÇLANDIRILMADI"

"Bir sayfa daha çeviriyorsunuz, bu kez sağlık. Yoğun bakımda yatışı devam eden bazı hastalar adına, aynı zaman aralığında aile hekimliği birimlerinde muayene kaydı oluşturulduğu tespit edilmiş. Sayıştay, söz konusu hastaların o tarihlerde sağlık tesisinden ayrılmalarının mümkün olmadığını ve bu kayıtların fiilen sunulmayan sağlık hizmetlerine ilişkin olduğunu belirtiyor.

Aynı raporda 17 şehir hastanesinde fiili tamamlama belgesinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen nihai tamamlama süreçlerinin sonuçlandırılmadığı da yer alıyor. İnsan hastaneye girdiğinde canının derdindedir, hastanenin tuttuğu kaydın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını kontrol etmek onun işi değildir. Yurtta evladınızı emanet ediyorsunuz. Hastanede canınızı emanet ediyorsunuz. Üretirken emeğiniz devletin kayıt sistemine giriyor. Vatandaş her yerde devlete güveniyor, Sayıştay raporları ise bu güvenin ne kadar çok yerde sınandığını gösteriyor."

"KAMU İHALE KURULU'NUN GÖRÜŞÜ ALINMADAN LİMİT AŞILMIŞ"

"Sayıştay'ın önümüze koyduğu tablo kamu ihalelerinde de iç açıcı değil. Kanunun aradığı şartlar oluşmamış ama pazarlık usulüne gidilmiş. İhale yapılması gereken yerde doğrudan temin kullanılmış. Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan limitler aşılmış. Şart yok, pazarlık var, uygun görüş yok, limit aşımı var.

O zaman bu kanunu niye yazdınız? Kamu İhale Kanunu iktidarın ihtiyacına göre esnetilecek bir metin değildir. Milletin tek kuruşunda dahi böyle bir rahatlığı kabul edemeyiz. Vatandaşa her fırsatta tasarruf hesabı çıkaranların, sıra kamu parasını harcamaya geldiğinde kanunun çizdiği sınırları bu kadar kolay aşmasının izahı olmaz. Sayıştayın kayda geçirdiği her bir işlemin kim tarafından, hangi gerekçeyle ve kimin yararına yapıldığı açıklanmalıdır."

"HER BULGUYU TEK TEK 'AKSAKLIK' DEYİP GEÇEMEZSİNİZ"

"Aynı dosyaların içinde devletin en tepesindeki mali tabloya baktığınızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Sayıştay'ın 2025 mali tablolarında Cumhurbaşkanlığı'nın ödenekli giderleri 15 milyar 808 milyon lirayı aşıyor. Bu tutar yılın her gününe yaklaşık 43,3 milyon lira, her dakikasına ise 30 bin liranın üzerinde ödenekli gider düşmesi anlamına geliyor.

Vatandaşa yıllardır tasarruf, sabır ve fedakarlık anlatılan bir ülkede devletin tuttuğu her hesabın da kuruşu kuruşuna güven vermesi gerekir. Millet kuruşunun hesabını yaparken kamu kendi hesabında tek kuruşluk belirsizliğe yer bırakamaz.

Üstelik bunlar bir siyasi partinin hazırladığı propaganda dosyasından alınmış iddialar değil, Sayıştay'ın 2025 denetimleri sonucunda TBMM’ye sunduğu 248 resmi rapordur. Dosyalar ayrı ama raporların ucundaki insan hep aynı. Vatandaş devlete evladını, canını, emeğini ve vergisini emanet ediyor. Devletin buna vereceği karşılık mazeret değil; güvenlik, düzgün kayıt, sıkı denetim ve hesabı verilebilir bir yönetim olmak zorundadır.

Sayıştay'ın sayfalarına düşen her bulguyu tek tek ‘aksaklık’ deyip geçemezsiniz. Çünkü denetimdeki her boşluk, er ya da geç gerçek hayatta bir insanın karşısına çıkıyor. Kürsülerde anlatılan Türkiye’ye değil, devletin kendi denetçisinin tuttuğu tutanağa bakın. Çünkü Sayıştayın ortaya koyduğu tablo, iktidarın çizdiği Türkiye tablosuyla örtüşmüyor."

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar