Özgür Özel, grup toplantısında konuştu: Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum
CHP lideri Özgür Özel, CHP TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
GAZETE PENCERE - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında konuşma yaptı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün grup toplantısı düzenlemek istediğini hatırlatan Özel, "Bugün bu kürsüde kim olacak, günlerdir bu konuşuldu. Bu kürsüde ilan edilen saatte konuşmayı bir başarı, zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye'deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum" dedi.
"BURADAKİ DURUŞ ÜLKESİNİ DÜŞÜNENLERİN ZAFERİDİR"
"Bugün buradaki bu duruş, başlangıç çok anlamlıdır" diyen Özel, "Bu bir zafer değil bir bütünün diğerleri kadar kıymetli parçasıdır, vazgeçmemektir, direnmektir, bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir" ifadelerini kullandı.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümü nedeniyle kentteki anma programına katılacağını hatırlatan Özel, bu kararının ardından Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı kararı aldığını söyledi.
Özel, "Bir basın mensubu sordu, Ferdi’nin vefatının yıldönümü, orada oluruz dedim. Bir süre sonra olmayacak bir şey oldu, gözlerime inanamadım. Manisa’ya gideceğim deyince toplantı yapmak için bir fırsat görüldü. Günlerce düşündüm, herkese danıştım" dedi.
"Kim gelecek? Son dört kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, seçilmiş yöneticileri olmayacak. Son üçünde geçerli oyların hepsini alan genel başkan olmayacak" diyen Özel'in konuşmasından başlıklar şöyle:
"FERDİ'NİN SESİYLE KARAR VERDİM"
"Kimin geleceğini gördük. Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük ve buranın ne olduğunu gördük. Milli irada burada tecelli eder. Burası seçilmişlerin yeridir ve eğer bir seçilmiş ona verilen görevi yani bugün bu kürsüdür ona verilen görev ele verilen bayrağı bir kere bırakmaya koysun, o bayrağı bir bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Onun için herkese danıştım
En son Ferdi’nin sesiyle kararı verdim. Dedi ki hep Manisa’ya gitmem gerekir, hep burada bir şey çıkar. Orada da olmam lazım. Ararım, ya birader ne yapacağız? Daha derken anlar, abi biz burayı hallederiz sen orada lazımsın. Ben bugün burada lazımdım, ondan burada kaldım."
"DÖRT KOLDAN SALDIRI ALTINDAYIZ"
"Dört koldan saldırı altındayız. 3 yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay önce beş parti birden yüzde 25'lik cam tavandaydık. 10 ay sonra yüzde 38'le, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez geçtik ve o günden bugüne saldırı altındayız. Bunu bu kadar net koymak lazım."
"BİR MAHKEMEYİ İKNA EDEN HER ŞEYİ YAPABİLİR"
"CHP'nin iç işi diyorlar ya, bakarsan dışarıdan anlamazsın meseleyi. CHP'nin iç işi falan değil. Kim karışır CHP'nin kurultayına? Öyle bir noktadayız ki, o günün delegasyonuyla iki kere olağanüstü kongrede yapılmış, günü gelmiş, sıfırdan başlanmış, mahallelere tek tek sandık konmuş, YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş, dönüp son dört kongreyi iptal etsen... Daha doğrusu yok say, YSK'ye göre yok değil. Mazbatalar duruyor, her şey tamam.
Ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir istinaf mahkemesi olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukukuyla, itirazlara ve kesinleşmeye bağlı seçim hukukuyla sonucunun kesinleşemeyeceği bir asliye mahkemesini ikna edenin, bir istinaf mahkemesinin gözünü döndürenin her şeyi yapabileceği bir acayip sistemin içine düşürdüler Türkiye'yi. Ondan kurtulmaya çalışıyoruz."
"İSPATLAMAZSANIZ NAMERTSİNİ DEDİM İSPATLAYAMADILAR"
"Çok anlattım yaptıklarını da mesela bugün için neredeyiz biliyor musunuz? Hesabını veremediği, doğru olduğunu herkesin bildiği, defalarca Murat Kurum'a buradan söylediğim belediyelerin ellerinde Murat Kurum'un yolladığı yazılar var. Vergi gelirlerinin arttırılması için hepsinde belli. Murat Kurum tek tek biliyor 16 tapuyu (Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ait olduğu iddia edilen tapular). O yüzden bir kelime söyleyemiyor. Onu söylediğimiz gün çıktı dedi ki, efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak, Özgür Özel'e Manisa'da para verdi o ortaya çıkacak. İçişleri Bakanlığı koruma ekibi çıktı ki ortaya, Özgür Özel o gün Ankara'da gün boyunca programı belli. Dedim ki bunu ispatlayamazsanız namertsiniz, alçaksınız. İspatlayamadılar."
(Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesi) Sonra ne yaptılar biliyor musunuz? Ne yaptılar? 110 gün yoğun bakımda yatmış, 20 tane ilaçtan yaşayan adamı kendisi defalarca açıkladığı halde, adaylığım için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim diye kendi yazıp açıkladığı halde.... Ne parası zaten seçilmesi garanti, o kadar belediye varken kimseden bir şey istenmemiş de bizden mi istenmiş diyordu. İki seçim üst üste hiçbir parti kazanamamış Antalya'yı. Adaylığından sonra son aday gösterilmesinden 3 gün öncesinin anketi var. Parti gitmiş, aday göstermek
için para almış da o parayla anket mi yaptırmış diyordu.
Böyle birisine en son ne ifade verdirttiler biliyor musunuz? En son gittim, kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim diye ifade verdirttiler. Ferdi Zeyrek nasılsa ölmüştür, savunamaz, inkar edemez. Özgür Özel'le de ilişkilidir. Böyle dersek, biz bu yalanın içinden tutarız, yalanı karadeliğe atarız, zaman tünelinde hakikati yok ederiz" Bütün hesabı böyle yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş insanlara iftira atan, ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş bir başka kardeşimizin namusuna dil uzatan ve içimizdeki bir çekişme bile değil, bir umut bile değil, bir inat mıdır, nedir bilinmez."
"BİR ŞEY VADEDİLİNCE EKREM BAŞKAN'A HIRSIZ DEMEYE BAŞLADILAR"
"Amerikan bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı Ekrem İmamoğlu ilk tutuklandığında her türlü yalana atan, şimdi saymayacağım tek tek ama hepinizin duyduğu... Popüler olan 1200 cep telefonundan tutun da, parke altında paralar, toplantıda görüntüler, bavul bavul para, hiçbiri çıkmadı ya.
TGRT bu yalanları atarken, A haber bu yalanları atarken, iddianamede olacak diye de söylerken, kanıtı ispatı var bunların derken, şimdi de yalan attım diyenler, videoyu ben de gördüm derken, Ekrem Başkan'ın evine desteğe koşanlar, ziyaret edenler, cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçiminde kullandığı oyla poz verenler şimdi kendilerine bir şeyler vadedilince bütün her şey yalan çıkmasına, itirafçılar tek tek caymasına, helallik istemesine, tel tel dökülmesine iddianame günlerinde Ekrem Başkan'a hırsız demeye başladılar. Arkadaşlarımıza hırsız demeye başladılar.
"ERDOĞAN'I RAKİPSİZLEŞTİRME MESELESİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL"
"Belediye başkanı diyor, bana geldiler, kurultayda para dağıttım de, kurultay iptal olsun, seni serbest bıraktıracağız dediler. Buralara geldik. O yüzden mesele ne öyle parti içi mesele, ne bir başka mesele.
Mesele, Cumhuriyet Halk Partisi'ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Kimse bu işi parti içi bir mesele sanmasın."
"BUNA ALET OLAN KİM VARSA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM"
"Dikmen Kapı'nın önündeki binlere seslenirken de söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye'yi kuruluş ayarlarına Gazi Mustafa Kemal'in emanetinden koparmaya çalışanlara karşı o kopmayan halkasınız, kopmayan halkasınız. O yüzden hem Ferdi'min ölüm yıl dönümünde bize bunları yapanlara o kararı alanlara, aldırtanlara o karara uyanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu meclisin altında cüret edilen bu meseleye o kötücül akla, o AK Parti'nin kara düzeninin kötü planına kim eğer alet olup yol veriyorsa, varsa şu kadarcık hakkım, hakkımı helal etmiyorum. Şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum."
KILIÇDAROĞLU'NA SİTEM: NE DİYECEĞİMİ ŞAŞIRIYORUM
Ömrüm boyunca bir kez kötü söz söylemedim, söyletmedim. Ona söz söyleyenler için şu Meclis Genel Kurulu'nda neler geldi başıma neler. Darp edildim, kürsülerin altında kaldım, neler yaşadı bu grup, neler. Yine de asla ve asla partinin geçmişine saygımdan ağzımı açmıyorum, susuyorum. Ama gerçekten bu
yaşatılanlar, bu yaşatılanlar, bu partiye yaşatılanlar, benim kendi, kendi meselemin ötesinde genel başkan olarak partime yaşatılanları gördükçe gerçekten ne diyeceğimi şaşırıyorum".
"SALDIRIDA KILIÇDAROĞLU'NUN ÜZERİNE KAPANAN SEYİT TORUNU KOLUNDAN TUTUP ATTILAR"
"O binada kimler var, kimler? O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz bile o gün CHP ile hiç ilgisi olmayan seçmenlerimiz bile, bugün aynı duygu durumunda, aynı kararlılıkta o zinciri kopartmamak için kendi kol kola girmesiyle herkes gözümde bambaşka bir yerdedir, en üst mertebededir.
O binada bugün Kemal Bey'e çubukta organize bir linç girişimi yaşatılıyordu, ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesela Murat Emir yok orada. Ama 1980 öncesi 7 TİP'li genci öldüren Haluk Kırcı'nın ekibi selam veriyorlar objektiflere.
Kemal Bey Şavşat'ta saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikasta uğrayan ve onunla birlikte saldırı altında kirpinin içinde olan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey'e oradan ateşler edilirken Kemal Bey'in üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup da attılar o binadan dışarıya."
"ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NÜN İSİM VE FİKİR BABASI O BİNADA DEĞİL"
"Ya hapse gireceksin ya Ak Parti'ye katılacaksın dendiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız yok orada. Ama bir sonraki operasyon şu CHP'li belediyeye deyip belediye başkanlarının kendilerine, ailelerine haysiyet suikastı yapanlar, o haberleri yapanlar o binada geziyorlar.
Adalet Yürüyüşü'nün biri isim babası, biri fikir babası, Aykut Erdoğdu'yla Bülent Tezcan yok. Aykut Silivri'de, 12 metrekarelik zindanda ama İBB borsasında tutuklananları ziyaret edip 2 milyon lira vereceksin, şu iftirayı atarsan çıkarsın diyen avukat, Yunanistan'a kaçarken yakalattığım avukat, göstermelik ev hapsi kaldırılan avukat, o binada arınma başlanmış burada diye paylaşıyor.
O binada Ak Parti'yi yenen kadrolar yok. O binada yenilgiye itiraz edenler, o binada direnenler, mücadele edenler yok. O binada Cumhuriyet Halk Partisi bu yolu yürüyemezsin diye tarihin görülmüş en büyük iftira, kumpas, karalama ve algı yönetim kampanyalarının yöneticileri partinin aklı olmuşlar güya. Bizi yıpratacak diye partiyi perişan eden işlerle meşguller orada.
"PARALEL CHP VARMIŞ, BU MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR"
"Şimdi çıkmışlar oraya, buraya efendim bir paralel CHP varmış. Bizim Meclis'i paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis'e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık ve CHP'nin bir binadan ibaret değil, bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı, çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet'e inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik.
Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir."
"O TERMİNOLOJİYİ HİÇBİR CHP'LİYE YAKIŞTIRMAM"
"Her şeyi yapın ama bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ayaklanma, her meydana sokak çağrısı, her mitinge sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini bu CHP'de görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla CHP'ye paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp, yok arınacağız, yok atacağız, yok satacağız. Böyle bir şeye teslim olursak biz CHP olmaktan çıkarız."
"İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZ KİMSENİN ELE GEÇİREMEYECEĞİ BİR YARGI DÜZENİ KURMAK İÇİN"
"Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette yargının bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz. Ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız.
İktidar yürüyüşümüz geldiğimizde yargıyı ele geçirmek için değil bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzeni kurmak içindir. İktidar yürüyüşümüz milletin bankasının parasından kendisine yandaş yaptığı medyayı bu sefer bizim tarafa almak değil bir daha kimsenin yandaşlaştıramayacağı bir medya, basın düzeni kurmaktır."
"TARİHİ BİR EŞİKTEYİZ"
"Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum, butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var. 2 bin tane kurultay istemeyen bulamazsınız."
"CHP SEÇİLMİŞ BİR YÖNETİMLE YOLUNA DEVAM ETMELİ"
"Bütün muhalefet partileri, derhal kurultay yapılmalıdır' diyor. CHP'yi kayırmak için demiyorlar bunu. Kendilerinin de tabi olduğu bu sistem ortadan kalkarsa, demokrasi ortadan kalkacağı için söylüyorlar.
CHP kurultayını yapmalıdır ve CHP seçilmiş bir yönetimle yoluna devam etmelidir. Efendim, tedbir var kurultay yapılamaz', Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları aynı anlayışta birleşiyorlar. Diyorlar ki, bu yırtığı hızla dikmezsek kamu düzeni ortadan kalkacak bu kararla diyorlar."
"BAŞKA ÇARE YOK"
"Tek görev hızla kurultaya gitmektir, görev budur, başka görev yoktur. Genel başkanlık, PM'cilik bu kararla oynanamaz, yapılacak ilk iş yeniden bir seçime gitmektir.
Günlerce söylediler seçim olamaz, seçim olamaz... İkişer avukat dedik, birisi alanında Türkiye'nin en iyisini götürelim dedik, reddettiler. Konuşup konuşup, biz bu kurultayı yapamayız dediler. Şimdi bu yaşananlarla birlikte kurultay sürecini başlatacağız açıklamasını duyduk. Burada tarihi fırsat ve eşik şuradadır; madem ki kurultay yapılacağına yapabileceğinize ikna oldunuz ki başka yolu yoktur.
Madem ki mahalle, ilçe, il seçimleri tamamlanmış, bir tek kurultayı ortadan kaldırmış istinafın kararı, o kurultayı yapmalısınız. Yapacaksınız başka çaresi yoktur."
KURULTAY İÇİN TARİH VERDİ
"Efendim, birkaç ay sonraya söyleyelim, bir takvim ilan edelim, 1 yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçime o şekilde yakalanalım. Burada yapılacak iş, daha önce milletvekillerimizin, 111 milletvekilinin imzayla çağrıda bulunduğu, 26 Temmuz tarihini geçirmeden bir kurultay yapmaktır. Aksi takdirde parti 6 yıldır kurultay yapmamış pozisyonda kalmaktadır. Seçime girmesi tehlikeye girmektedir.
Kurultay yapabileceğinizi gördünüz, şimdi takvim başlatacağım, 1 yıla, 1,5 yıla yayacağım, seçimlere 1 yıl kala nasılsa ertelenecek, ben bu partinin başında seçime gideceğim derseniz, bu memlekette, bu memlekette tek umudu Cumhuriyet Halk Partisi, tek umudu önümüzdeki seçim olan 10 milyonlarca kişinin, herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara bir kabusu yaşatır ve onları ebediyen sandıktan koparır. Onların umutlarını kırar, onları geri dönülmez bir şekilde kaybedersiniz, kaybettirirsiniz.
Kurultay kararını 26 Temmuz'u geçirmeden verilecek olması partiye tarihi bir şahlanış, kimsenin bir daha geri döndüremeyeceği büyük bir demokratik yürüyüş imkanı verir. Bunun heba edilmemesi son derece önemlidir."
"34 YAŞINDA AMA DEMOKRATİK OLARAK ÖRÜMCEK KAFA"
"Yorulan, yaşlanan, tükenen bir siyaseti geride bıraktık. Eski nesil, köhneleşen siyaseti geride bıraktık. Yeni nesil bir siyaseti kuruyoruz. Ama bunu yeni nesille kurmuyoruz, 10. yıl marşındaki gibi her yaştan gençlerle birlikte kuruyoruz.
Butlancılar var orada. 34 yaşında, demokratik olarak örümcek kafa. Nasıl vaktiyle yapılmış olan darbelerden medet umanlar, aman paşam diyenler varsa, 30-34 yaşında örümcek kafa butlancı da var, 74 yaşında evden terlikle fırlamış gelmiş, burada Cumhuriyet Halk Partisi'ni korumaya gelen gençler de var. O yüzden o yüzden, hep beraber yürüyeceğiz, arkamıza bakmadan.
"MİLLETLE SAVAŞ GİRMEYE KALKMAYIN"
Kimse milletle savaşa girmeye kimse kalkışmasın. Birilerinin milletle girdiği savaşın kimse maşası olmasın, ona alet olmasın. Çalışacağız. Acı çektik, çekiyoruz, çekeceğiz. Bedeller ödeyeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz.
Koşup kapıya gelenlere, bu grubu yaptıranlara, burada olanlara dimdik arkamızda duranlara bir teşekkürüm var. O da şudur; buradan, kürsüden belki de en kısa konuşmalardan biri oldu. Bu konuşmayı tamamlayacağım, sonra Mansur başkanımızla birlikte bulduğumuz bir uçakla Manisa'ya gideceğim, sizin sevginizi, duanızı Ferdi kardeşime ileteceğim. Beni Ferdi'den, Manisa'dan koparamadılar çünkü arkamda dağ gibisiniz vardınız."
Kaynak:Haber Merkezi