Özgür Özel'den Bursa'ya operasyon açıklaması
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a erken seçim çağrısı yaptı.
ANKARA - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2026 Dünya Kupası play-off final maçı için Kosova'ya gideceğini hatırlatan Özgür Özel, "Milli takımımıza destek vermek ve bir gururu hep birlikte yaşamak üzere Priştine'ye gitmeyi planlamıştık. Ancak bugün maalesef yine karanlık, kötü, kasvetli, can sıkıcı bir güne uyandık" dedi.
"Bugün 31 Mart 2026. 31 Mart 2024 seçimlerinin yıl dönümü" diyen Özel, "CHP'nin 47 yıl sonra 1. parti olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir partiye nasip olan en büyük yerel seçim zaferini yaşadığı günün ikinci yıl dönümü" ifadelerini kullandı.
Gece milli takımın Dünya Kupası hasretinin bitmesi için dua ettiğini anlatan Özel, "Şu düşüncelerle uyumuştum, 31 Mart bize uğurlu gelmişti, 47 yıllık hasret bitmişti. Bizim zaferimizin Kosova’da milli maç ile 31 Mart’ın uğurlu gelmesi duasıyla uyumuştum. Ama sabah Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne operasyonuyla uyandık" diye konuştu.

"2023 SEÇİMLER TRAVMA YARATTI"
İktidarın galip çıktığı 2023 seçimlerinin, muhalif seçmende umutsuzluk yarattığını söyleyen Özgür Özel, "Bizim başarı hikayemiz 2023 yılı Kasım ayına dayanıyor. Mayıs 2023 seçimi sonucunda seçmen travma yaşadı. O travma bizi bir felakete sürüklüyordu" dedi.
Genel başkan seçildiği kurultayı hatırlatan Özel, "İmkansız dedikleri, bahse girdikleri bir şey oldu. Lafın kendisi Muharrem İnce’ye ait, 'Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanılmaz' diyen delegelerimizi biz değil gençler, anneler, kadınlar ikna etti. Torunlar dedeleri ikna etti. Olmaz denilen oldu bir değişim oldu partide. Nasıl Bülent Ecevit başardıysa girdiği dört seçimde partiyi birinci parti yapmıştı. Biz de öyle yapacağız yoksa partiyi bırakacağız dedik" ifadelerini kullandı.
"SEÇMEN BU PARTİYE NÜFUSUN YÜZDE 65’İNİ YÖNETME ŞANSI VERDİ"
Yerel seçimde genç adaylara ağırlık verdiklerini dile getiren Özel, "Adaylaşmada gençlere, kadınlara ağırlık vermeye çalıştık. Yerel seçimlerde bunun örneği İzmir oldu. Bu parti 'Sevinip de dağılma, ıslak imzalı tutanakları bırakma' diye mesaj attı 31 Mart günü. Seçmenler bu partiye öyle böyle bir şans vermedi, 47 yıl sonra birincilik verdi, nüfusun yüzde 65’ini yönetme şansı verdi" şeklinde konuştu.
Özgür Özel'in konuşmasından başlıklar şöyle:
"O KONUŞMAYI 4 BELEDİYE KAZANDIĞIMIZDA YAZDIM"
"Yerel seçimler günü kaybedenlere yönelik sevinmeyelim dedim, çünkü 'Türkiye kazandı' diye konuşma yaptım. 'O konuşmayı ne zaman yazdın' dediklerinde önce Manisa’da 4 belediye kazandığımız zaman yazmıştım sonra şimdi bu seçimlere hazırlanırken son aylarda her sabah seçimleri kazanacağımızı biliyorum diye hazırlandım dedim. Belediye başkanlarına size teslim edilen kasaların anahtarı, CHP’nin yüzyıl sonra yeniden iktidar olmasının anahtarıdır, öyle kullanın o anahtarları dedim."
"ERDOĞAN'A İKİ PARTİNİN TOKALAŞMAMASI YAKIŞMIYOR DEDİM"
"(Normalleşme politikası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi) Türkiye’nin birinci partisi olarak kendi yüzüne söylediğim kişiye, şehit cenazesinde tokalaşmayanlar bu ülkeye yakışmıyor dedim. Birinci parti ile ikinci partinin tokalaşmaması yakışmıyor dedim. Sen genel iktidarda sorumlusun, bugün ben yerel iktidarda sorumluyum. Biz bu sorumluluğu yerine getireceğiz dedim. Gittim ziyaret ettim, davet ettim, kapıda karşıladım, kapıda uğurladım. Kendimle ilgili de bir şey söylemedim."
"BUGÜN OLSA TEKRAR AYNISINI YAPARIM"
"Bugün olsa o noktaya gelsen tekrar aynısını yaparım. Millet bana görev verdi. Kavga istemiyorum, hizmet istiyorum, düşmanlık istemiyorum dedi. Bu bütün Türkiye’ye iyi geldi. Bütün o dönemki anketlere bakınız. Sürece o yumuşama dedi, ben normalleşme dedim. Kimse o döneme yumuşama demiyor, normalleşme diyor. Çünkü millet bunun normal olduğuna inanıyor."
"BİZE BALTA ÇEKTİLER"
"Ama bu iş onlara yarıyor diye O'nu dürttüler. Bu iş millete yarıyordu. Ben defolup giderdim.
Bakan yardımcısı siyasi diye sen dedim. Bakan Yardımcısını (Akın Gürlek) aldı İstanbul’a başsavcı yaptı.
Esenyurt’a kayyım atandığı güne kadar Erdoğan ile benim hakaret durumum, davam yok. O güne kadar 105 yerel mitingi yapmışım, bir şey olmamış, bir kötü söz söylememişim. Sonuç, bize balta çektiler balta."
ABDULKADİR SELVİ'NİN YAZISINA TEPKİ
"Çıkmış yapmadığı tehdit, şantaj kalmamış... Bugün yazdırtıyor: Butlan meselesi ciddi olabilir, Özgür Özel'in dokunulmazlığı kalkabilir, yok bilmem ne olabilir. Lan kardeşim, daha ne şantaj yapacaksınız, daha ne tehdit edeceksiniz. Biz bunlara kanacak, sinecek olsak Atatürk'ün koltuğuna mı talip olurduk! Burası idam fermanı boynunda yola çıkanların yeri, işgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. Bunu anlayın önce. Okudum, aldım mesajı. Bugüne kadar yapılan ahlaksız tekliflere teslim olmadı bu parti."
Abdulkadir Selvi'den mutlak butlan iddiası: Bu kez iş ciddiye bindi
"BAK DAHA NELER OLACAK"
"Dokunulmazlıkla, kayyumla, butlanla korkutacağım seni... Görünüyor ki biz korkutuyoruz seni. Bunlara gel diyorsan, yazdırıyorsan, çizdiriyorsan aha da teslim olursam ne olsun? Aha da partiyi teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak! 377 gün oldu, 1377 gün olsun direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte."
"MAFYA MISINIZ LAN SİZ?"
"Mafya mısınız lan siz? 31 Mart'ın tam yıl dönümünde Bursa'ya operasyon. Çünkü belediye meclis çoğunluğunun AK Parti'de olduğu tek büyük şehir orası. Başkanı içeri atacak, Bursa'yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Bu millete böyle bir diklenme nedir?"
"ÖNÜMDE SIRAYA GİRİYORDUNUZ"
"Bu millet askere istersin evladını yollar, tabutta gelir, vatan sağ olsun der. Ne istiyorsan yapar. Devletini sever ama devleti milletin karşısına diktin mi o karşısına diktiğin devleti perişan eder. FETÖ'cüler denedi. O gece beraberdik. Sıraya giriyordunuz önümde. 'Tutumunuzdan dolayı teşekkür ederiz Özgür Bey' diye. Ne yapacaktım ya? Kurduğum parlamentoyu FETÖ'cülere mi bırakacaktım? Sana saldırıyorlar diye seçilmişi mi yalnız bırakacaktım? Ben saldırılan Tayyip Erdoğan da olsa millet seçtiyse sahip çıkarım kardeşim. Şimdi yaptığımda ondan ibarettir.
Saldıran Tayyip Erdoğan da olsa milletin seçtiğine sahip çıkıyoruz. Ne konuşuyorsunuz siz? Ne anlatıyorsunuz bize? Bu millete ne anlatabilirsin sen? Sandıkta alamadığın Bursa'yı hakim tokmağıyla savcı cübbesiyle alacağım diye yola çıkana yol verir mi bu millet? Meselenin özü burada."
"YA AK PARTİ'YE KATIL YA HAPSE ATIL"
(Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınması) 7 yıl önce Nilüfer Belediyesi'nde görevi yapmış o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, soruşturma izni verilmiş, aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş. Kazanmış 2 yıl büyükşehir belediye başkanlığı yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok. 7 yıl önce yapılan bir yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele.
Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar AK Parti'ye katılacak. Katılmam diyor. Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıl. Hapsi göze alırım ama Bursa'dan aldığım emaneti vermem diyor. Arkadaşlar Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış."
"SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİNE FATURA ÖDETMİŞSİNİZ, BİZDE BİR TANE YOK"
"Şimdi bugün yapmaya çalıştıkları iş AK Partili milletvekillerinin hırsız dediği topuklu Efeyi topuklayan Efe olup yanlarına koymak. CHP'ye oy veren yerlerdeki hizmeti durdurup AK Parti'ye oy veren yerlere hizmet ettirmek. Faturayı ödetirmiş kadın suç örgütü liderine dışarıda gezdiriyorsunuz ya bizimkilere iftira attı diye. Bizde bir fatura koyamıyorsun ortaya. Faturaları ödetirmiş Aziz İhsan Aktaş'a rozeti taktılar kol kola girdiler.
İsmail Güler Gaziantep Şehitkamil AK Parti ilçe başkanı. CHP'den seçilen Umut Yılmaz hakkında sayısız suç duyurusu, belediyeyi soydu soğana çevirdi, yolsuzun önde gideni dedi, ağzına geleni söyledi. Geçen gün birlikte esnaf geziyorlar. Bu lafın sahibiyle muhatabı. Dava açılmıştı. AK Parti'ye kaçtı. AK Parti'ye gidince davayı ayırdılar. Gidenler iki kişi geri kalan burada. Burada dava devam bunlara takipsizlik. Sebep AK Parti'ye intikal. Görmüyor mu bunu Gaziantep. Görmüyor mu bunu Türkiye?"
BAHÇELİ'YE SESLENDİ: BAYRAMPAŞA'DA İSİMLERİ BEN VERDİM SİZE
"Açık söylüyorum Sayın Bahçeli, Bayrampaşa'da belediye başkanı bana verdi. Ben size verdim isimleri. Bayrampaşa belediye başkanına 1 milyon lira verdim de serbest kal dediler. Yalandan korkarım diye oğlumla beni Silivri'ye getirdiler diyordu. Oğlu MHP ilçe yöneticisiydi. Size ben duyurdum, bir ilgilenin ya dedim. Gittiniz bir tek kendinle ilgilenip onu bıraktırdınız. Bizimkini içeride bıraktınız.
Sayın Bahçeli adam diyor ki 'İftira atsam girmeyecektim, Devlet Bey sesimi duysun'. Sen gittin onu bir tek kurtardın oradan. Bizimki duruyor. Çünkü iftira atanlar oldu. Atmam diyeni MHP'li de olsa içeri attılar. Bir şekilde onu sen çıkardın. İftira yiyen orada Bayrampaşa Belediyesi'nde alt belediye AK Parti'ye geçti bir farkla. Hileli oylamalarla.
Gaziosmanpaşa sırf çoğunluk sizde diye geldiniz, Belediye Başkanı içeriye koydunuz. Aylardır iddianame yok. Kasadan TRT paraları gösteriyordu, mühür çıktı. Paralar stok görüntü çıktı. Yalan görüntüymüş. Kardeşim nasıl oluyor da, nasıl oluyor da oruç tutarken namaz kılarak secdeye varınca başını koyunca Gaziosmanpaşa'ya bunu yapıp da halen daha bu duaların kabulünü istiyorsun ya bu ibadetin nasıl oluyor bu? Bunu soruyoruz sana. O çocuğun günahı sadece sevilen Gaziosmanpaşalı bir figür senin adayı yendi."
Özgür Özel, Bahçeli'ye seslendi:
— Gazete Pencere (@gazetepencere) March 31, 2026
"İftira atmam diyeni MHP'li olsa da içeri attılar gittin sen çıkarttın" pic.twitter.com/Qg09HFh8sr
ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI
"Milletin önüne sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum: Milletin önüne getir sandığı, partim seçimden birinci parti ve iktidar hatta daha da artırıyorum, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa o dakika siyaseti bırakırım. Önümüzdeki mayıs ayında getir sandığı kazanırsan güçlenerek yürü. Ol aday oluyorsan, bırak adayımı... Bırakmazsan o adayın yerine, o adayı çıksın diye imza veren 25 milyondan bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel erken seçini yapalım niye korkuyorsun?"
Özgür Özel'den Erdoğan'a
— Gazete Pencere (@gazetepencere) March 31, 2026
"Nisan Mayıs ayında sandığı getir, adayım kazanmazsa o dakika siyaseti bırakacağım" pic.twitter.com/JA7FhfznG4
"YEREL SEÇİM SANDIĞINI DA GETİRELİM"
"AK Parti kabul ederse, mesela AK Parti kabul ediyorsa İstanbul Büyükşehir'de belediye meclis üyelerimizi birlikte istifa ettirip, hemen seçim başlatırız. Türkiye'de seçtiği kişiler tarafından seçilmeyen tüm belediyeler için İstanbul'dan Antalya'ya, Aydın ya da kayyımdaki Ovacık. Oralarda bizim gücümüz olmayabilir ancak kayyımla yönetilen DEM Partili belediyelere de önerim aynısıdır. Sandık gelsin sandık.
Bursa'ya sandığı koy. Hadi Aydın'a. Hafta sonu söyledim Aydın'a sandık konulsun. Bir kifayetsiz yetkisiz yeteneksiz çıkmış diyor ki oraya koymayalım Uşak'a koyalım. Koymayan namerttir. Nereyi istiyorsanız sandığı koyalım. Kararı millet versin. Gel genel seçimi yap. Oy vereceğim bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım. Aynı pazar günü yapalım.
Sen getir mayısa hazirana genel seçim sandığını bütün yerel seçim sandıklarının yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan? Buna hazırız.
Türkiye'de güçlü bir iktidar mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. İç cepheyi güçlendireceğim, güçlendireceğim... Bırak millet güçlendirsin iç cepheyi. Sen kaybettiğin seçimin yıl dönümüne sabahın körüne milli maç gününe, darbeyle başlar mı adam ya? Bir gün bekleyemedin. Bir gün önce yapamadın. Bugüne yaptın. Mesaj veriyorsun millete mafya gibi."
ÖZKAN YALIM ELEŞTİRİLERİNE YANIT
(Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın gözaltına alınırken özel hayatına dair görüntülerinin yayınlanması ve kesin ihraç talebi olmadan disipline sevk edilmesine yönelik eleştiriler) "Çanakkale ve Kuşadası'ndaki sözlerim ortada. Bu milletten o bu adiliğe fırsat verip de o görüntülere sebebiyet verdiğimiz için özür diledim.
Bu bir demokraside olacak iş değil. Polis kamerası görüntüsünü yandaş basına yollayacak kadar rezaleti göze almışlara bu fırsatı verdiğimiz için utanç içindeyim.
Oradaki ortaya çıkan durumun ortaya çıkış şekli hukuksuzdur ama bu mesele konusunda daha önce de söylediğim gibi arkadaşım ailesine partisine biz de Uşak'a karşı sorumluyuz ve bu sorumlulukta üzerime düşen partinin genel başkanı olarak özür dilemekti. Bunu diledim.
Ayrıca kim söylüyorsa onu. Kesin ihraç talebiyle yollayacaksın ama kişi ortada yok. Gözaltında ve orada o kişinin bunu tebliğ etmen de mümkün değil. Soru sorman da mümkün değil. Biz olmadığına kaniyiz ama tutup kendini savunacak diyelim ki bir kumpas var. Kumpas var diyecek durumu da yok. Görüşme imkanınız yok. O yüzden dün de çok güzel arkadaşımız anlattı. İkinci bir karara gerek olmadan disiplin işlemlerinin başlatılabilmesi için yetki alındı MYK'da. İki hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle de görüşülecek.
Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı. Bu konuda yok yumuşatıldı yok bilmem ne yapıldı gibi yaklaşımları iyi niyetli yorumlar değil. Bu durumda öbür türlü bir karar verseniz hukuken tartışmalı. Yarın öbür gün mahkemelerin bozacağı bir karar verirsiniz. Verilebilecek en net ve en sert karar verildi."
KILIÇDAROĞLU VE KAFTANCIOĞLU'NU TAKİPTEN ÇIKMASI
(Özgür Özel'in Instagram hesabından eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu takibi bırakması) "Bir siyasi mesaj olarak bir şey yapılacak olsa, bunu hani aklı başında her siyasetçi veya siyasi parti Twitter'da yapar. Twitter'da takip ettiğimiz insanları fotoğraf paylaşım sitesinden çıkarıp da bir mesaj verilecek halimiz yok.
Bizim sosyal medya ekibi ki canları sağ olsun, benim geçmişten kalabalık bir takip listem var. Bunların çoğu kapanmış, çok az takipçili, yerine yeni hesaplar açılmış, eski aday adaylıkları takipleri falan. Pazar günü akşam aslında ama herhalde gün değişince bugün akşam gibi anlaşılmış, 400'ün üzerinde hesabı teker teker teker akşam çıkarmışlar.
Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nu takipten çıktı mı? pic.twitter.com/vEXwTfJxTU
— Gazete Pencere (@gazetepencere) March 31, 2026
Bunlardan bir tanesi Kemal Bey'e ait iki hesaptan bir tanesiymiş. Bir tanesi de Canan Hanım'ın hesabı. Onu da eski hesap olarak gördüler, etkileşim alınmayan birtakım kıstaslarla yapıyorlarmış, olmuş. Sabah duyar duymaz ikisini yeniden takibe aldık.
Canan Hanım da bana bir mesaj atmış, şaka, esprili bir mesaj. Ben de ona esprili bir yanıt verdim: 'Eski sevgilim değilsin ki Instagram'da seni takipten çıkarayım. Çıkaracak olsam Twitter'dan çıkarırım' dedim. O da bana gülücük yolladı, kalp yolladı.
Kemal Bey ciddi insandır. Böyle bir mevzu için 'Efendim biz sizi Instagram'da takipten yanlışlıkla çıkmışlar, iki hesaptan birini' deyip de Kemal Bey'i bu gayriciddi, biraz mizahi konuyla meşgul etmemek için aramadım. Ama şeyle böyle Canan Başkan'la emojili bir mesajlaşmamız oldu. Mesele böyle bir mesele."
"BELEDİYE MECLİS ÜYELER İSTİFA EDERSE SEÇİM OLABİLİR"
"Çağrım ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size.
AK Parti kabul ederse. Mesela AK Parti kabul ediyorsa İstanbul Büyükşehir’de belediye meclis üyelerimizi birlikte istifa ettirip hemen seçim başlatırız. Kayyım atanan bölgelerde bizim gücümüz yok. AK Parti ile DEM birlikte hareket ederlerse oralarda da seçimler olabilir. Onu söylüyoruz. Bunun yanında, bunun dışında bize milletin önüne sandık getirmeye yönelik olarak, seçimlere yönelik olarak yani ‘Anayasa sandığı dedi Özgür Özel’ derler şimdi. Bu kadar lafın üzerine üç saat yalan yanlış şey döndürmesinler. Seçime yönelik, genel ve yerel seçime yönelik her türlü sandık uzlaşısına açığız, getirsinler. Millet kararı versin nerede verecekse."
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu