Yeni Parti'den fon krizi açıklaması: 'Bu soygununun peşini bırakmayacağız'

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, fon krizine ilişkin iktidarı eleştirdi. Emre "Kendi vatandaşını dolandıran partinin adı AK Parti'dir. Biz bu olayın peşini bırakmayacağız. Ekonomi uzmanlarımızla birlikte sürekli değerlendiriyoruz, takip ediyoruz" dedi.

Yeni Parti'den fon krizi açıklaması: 'Bu soygununun peşini bırakmayacağız'

GAZETE PENCERE - Yeni Parti MYK, bugün Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Saat 12.00 itibarıyla başlayan toplantı sürüyor.

Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantı sürerken MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Fon krizinde yurttaşın 20 milyar dolarının buhar olduğunu söyleyerek iktidarı eleştiren Emre "Bu şişirilmiş değerler, kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür" ifadelerini kullandı.

“KENDİ VATANDAŞINI DOLANDIRAN PARTİNİN ADI AK PARTİ’DİR”

Zeynel Emre, şunları kaydetti: "Çeyrek yüzyıllık AK Parti iktidarında, adeta görmediğimiz yolsuzluk tipi, vurgun, soygun, talan düzeni kalmadığı gibi, yaşamadığımız kötülük de kalmadı. Son günlerde medyada sıklıkla tartışıldığı üzere, bir fon soygunundan ve ortaya çıkan kamu zararından bahsedilmekte. Sermaye piyasalarında yaşanan olayda vatandaşın 20 milyar doları buhar olmuş durumda. İnanın, böyle bir olay başka herhangi bir demokratik ülkede yaşanmış olsa o hükümeti götürür. Çünkü AK Parti iktidarı, kendilerine yandaş portföy şirketlerine, dünya çapında bir dolandırıcı olan Charles Ponzi adını alan ponzi sistemi kurup milyonlarca vatandaşın dolandırılmasına sebep olmuştur. Kendi vatandaşını dolandıran partinin adı AK Parti'dir. Biz bu olayın peşini bırakmayacağız. Ekonomi uzmanlarımızla birlikte sürekli değerlendiriyoruz, takip ediyoruz. Burada bu fonlardan zarar görenler, hissedarlar, işlem yapanlar sayıya baktığımız zaman milyonları geçen insanın mağduriyeti söz konusu. Hele hele bu milyonlarca insanın mağduriyeti bir de kamu tarafından toplanan paralarla karşılanmaya çalışılırsa bu ikinci bir mağduriyet doğuracaktır."

"TASARRUF SAHİPLERİ PUSUYA DÜŞÜRÜLDÜ"

Türkiye'nin sermaye piyasalarında göz yumulan kara düzenin sonuçlarına bugün ülke olarak maruz kalındığını kaydeden Emre, "Birkaç aracı şirket, birkaç kurum, birkaç portföy yönetim şirketi ve fonlar üzerinden ekonomik gerçeklikle bağdaşmayacak şekilde hisse değerleri oluşturulmuştur. Bu şişirilmiş değerler, kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür. Sermaye piyasalarında yıllardır büyümesine göz yumulan yapılar vardır. İktidarın verdiği izinlerin, geciken denetimin ve siyasi sorumluluğunun açığa kavuşturulması lazımdır. Aradan geçen günler içerisinde suç duyurusunda bulunduğunu, 131 fon ve yedi portföy yönetim şirketinin tasfiyesinin gündeme geldiğini, bu konuda açıklamalar yapıldığını değerlendirdik. Bu tasfiye sürecini yürütmek üzere de Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirdi. Elbette şu anda yapılması gereken en hızlı şekilde bu tasfiye sürecini teknik olarak tamamlamak ancak kimlerin zamanında müdahale etmediğini, kamunun hangi kararının bu düzenin büyümesine imkan verdiğinin ortaya çıkarılmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

"HANGİ ÜST DÜZEY SİYASETÇİ BU SİSTEMDEN KAZANÇ SAĞLAMIŞTIR"

10 ay önce, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanında dönemin SPK Başkanı ile birlikte "Fonlarda manipülasyon var. İzin vermeyeceğiz" dediğini hatırlatan Emre sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimşek'e sormak lazım: Kapsamlı müdahale için neden beklendi ve neden bu süre içerisinde şu anda işlem yapılan portföy şirketlerinin dört-beş kat kadar daha büyümesine izin verildi? Neden yüz binlerce yeni yatırımcının mağdur olmasına izin verildi? Neden zamanında müdahale edilmedi? SPK'nın kendini savunmak için yayınladığı düzenleme takvimi, aslında itiraf metni gibi. 131 fon tasfiye sürecine alınmışsa gecikmenin sorumlularının ortaya çıkarılması lazım. YENİ Parti Genel Merkezi’nden soruyorum: Hangi üst düzey siyasetçi ve kamu görevlisi, bu yüksek getirili kazanç sisteminden kazanç sağlamıştır? Hangi kamu görevlilerini denetlemekle görevli yapılarda, yatırımı veya çıkar ilişkisi bulunmaktadır? Hazine ve Maliye Bakanı'nın uyarısından sonra 10 ay neden beklenmiştir, zarar ne oranda katlanmıştır, kimler servetine servet katmıştır? Bu operasyonun ve el koymaların hemen öncesinde, kimlerin parasına para katarak çıkışı tamamlansın diye beklenmiştir? Siz manipülasyondan yararlananın varlıklarını, şimdi oradaki mağdurları, vatandaşın vergisiyle mi kurtaracaksınız?"

“ERDOĞAN’IN TÜRKİYE’DE CUMHURBAŞKANI OLMA İHTİMALİ YOK”

Seçim tarihi ile ilgili de konuşan Emre, "Adalet Bakanı'nın açıklaması hakikaten ibretlik, diyor ki ‘2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.’ Anayasamıza göre Sayın Erdoğan'ın görevi süresi bitmiştir. İki dönemdir. Bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa’daki gerekli sayı 360’tır. Bugün Cumhur İttifakı 360 sayısına haiz olmadığına göre, Genel Başkanımızın; ‘Yarı süresi geçinceye kadar erken seçim kısmında Meclis karar almak oy veririz. Yoksa döneminin bir daha uzama ihtimaline asla kapıyı açmayız’ şeklinde bir açıklaması olmuştu. Cumhur İttifakı'nın 360 sayısı yok. Sayın Erdoğan'ın Türkiye'de bir daha cumhurbaşkanı olma ihtimali yok.

“MİLLET 150 YILLIK SANDIK KÜLTÜRÜNÜ SİZE YEDİRMEZ”

Bu açıklamaların hepsi, aslında yapılan operasyonlarla birlikte Türkiye'deki seçimleri formalite haline dönüştürüp otoriter rejimin kurumsallaşmasına yönelik bir hazırlık ve çalışmalar olduğunu görüyoruz. Türkiye'ye açık cezaevine çevirseniz de bu millet 150 yıllık sandık kültürünü size vermez, bundan vazgeçmez, bunu size yedirmez. O sandık milletin önüne geldiğinde ponzi sistemiyle vatandaşı soyanların, çiftçiyi, emekliyi, esnafı perişan edenlerin iktidarı son bulacak. YENİ Parti, milletimizle birlikte bu ülkeye yakışan en başarılı iktidarı kuracak" dedi.

“CİNSEL YÖNELİMİN SUÇ SAYILDIĞI BİR SÜRECE DOĞRU GİDİYORUZ”

Emre, “Ailem Güvende” adıyla yürütülen operasyonlara ilişkin şunları söyledi:

"Gözaltına alınıp tutuklananlarla ilgili bazı ifadeler önümüze geliyor. Benim elimde o operasyon kapsamında tutuklanan bir akademisyenin gerek emniyet, gerek savcılık ifadesi, gerekse tutuklama ifadesi var. Suçlamalarla sorulan sorular arasında uçurum var. İnsanların hayat biçimine yönelik bir müdahale olduğu, cinsel yönelimin suç sayıldığı bir sürece doğru gidiliyor. Suçlamalar örgüt kurmak, fuhuş, fuhuşa aracılık, uyuşturucu madde kullanmak, kabul etmek... Bunlarla ilgili somut suçlamaları varsa telefon tapesini, tanıkları, raporları görmeniz lazım. İnsanlrı en son 11 yıl önce bulunduğu bir dernekten üyelik sebebiyle böyle gözaltına alınıp tutuklamanız olacak iş değildir.

“BİZİM BUTLANLA İŞ BİRLİĞİMİZ OLMAZ”

Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın Adalar Belediye Başkan Vekilliği seçimine YENİ Parti ile yapılan işbirliği doğrultusunda katılmadıkları yönündeki açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

“Bizim butlanla hiçbir işimiz olmaz. Ne işbirliği, ne bir şey... Ama görülüyor ki saray kararıyla o koltuğa oturanlar, bir meşruiyet bulamamanın verdiği endişeyle kendilerine yaslanacak bir yer arıyorlar. Bizim butlancılarla işimiz olmaz. Seçilmemiş hiçbir iradeyle işimiz olmaz. Hiçbir yerde işbirliğimiz yoktur. Olmaz da.”

ÖZGÜR ÖZEL’İN BAKAN GÜRLEK İLE İLGİLİ AÇIKLAMARININ CHP’NİN SİTESİNDEN KALDIRILMASI

Emre, Genel Başkan Özgür Özel’in 18 Mart’ta, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığına ilişkin yaptığı açıklamanın CHP’nin sitesinden kaldırılmasına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Sayın Özgür Özel'in orada CHP'de genel başkanıyken yapmış olduğu açıklamalar duruyor. Benim yapmış olduğum basın açıklamaları duruyor. Özetleri duruyor. Her şey duruyor. Bir orası yok. Sayın Gürlek ile ilgili Genel Başkanımızın basın toplantısında açıkladığı bölüm çıkartılmış. Aslında bunun gibi durumlar sarayla butlan iş birliği, yani Cumhur İttifakı'na eklemlenme düşüncesinin ispatı. O teşekkür mahiyetinde verilen bir iş. O kadar çok tepki görülen bir yapı ki artık bir şeyden de çekinmiyorlar. Bizim ülkemizdeki siyaseti sıradanlaştıracak, seçimleri formalite haline düşürecek bu çalışmaların yapıldığı vatandaşımız bunu biliyor. Biz vatandaşla kucaklaştığımız her yerde görüyoruz. Gerçek anlamda iktidara talip olan bir parti olduğumuzu, samimiyetimizi canı gönülden biliyorlar. Bunun dışında diğer alınan kararlar mevcut iktidarın iktidarını uzatmak amacıyla yapılan operasyonlar. Her geçen gün bir şekilde deşifre olmaya devam ediyorlar.”

İSİM İÇİN İLTİBAS BAŞVURUSUNDA SON DURUM

Emre, YENİ Parti’nin isminde iltibas olduğu yönündeki başvuruya yönelik son durumun sorulması üzerine şunları söyledi:

“O konuda bize gelen bir şey yok. Siyasi partilerin kuruluş aşamalarında bunlar olmuştur. Ama bu itirazlar karşısında bu iki ismin karıştırıldığı yönünde kararlar çok istisnadır. Sandıkta gördüğü zaman iki amblemi, kimse bunu karıştırmaz. Burası açık. Kurucular Kurulumuz bu konuda yetkili henüz kurultay toplanmadığı için. Kurucular Kurulu’nda da şu ana kadar aksi yönde bir değerlendirme ya da temas olmadı, istek olmadı. Yenilik Partisi başvurusunu geri çekebilir. AYM başvuru konusunda hızlıca ‘İltibas yoktur’ şeklinde karar verebilir. İltibas olduğuna yönelik bir düşünce oluşursa zaten biz bunu hızlıca düzenleyebiliriz. Seçime girme yeterliliğiyle ilişkili tartışılmasını hiç doğru bulmuyoruz. Partinin tüzel kişiliği, kurumsallığı, kuruluşu, örgütlenme aşaması, kendi içinde yaptığı seçimlerde hiçbir problem yok. 14-15 Kasım'da da kurultayımızı gerçekleştireceğiz zaten.”

“HEDEFİMİZ CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZIN 60+1 ALMASI”

Emre, “YENİ Parti bir ittifak içerisinde yer alır mı” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bu mevcut Anayasal düzeni biz istemedik. Bu anayasa değişikliği gerçekleşirse bugünlere ilişkin analizlerimiz maalesef tuttu. Ama bu Anayasal sistem, siyasi partileri ittifaklara zorluyor. İttifak siyasetinde zorluyor. Çünkü 50 + 1'i arıyorsunuz. Dolayısıyla ittifaklara kapalı değiliz. Ancak seçim takvimine girilmeden herhangi bir partiyle ittifak görüşmesi içerisinde bulunmayız. YENİ Parti olarak hedefimiz çok açık. Kendi oyumuzu 50 + 1'e çıkarmak için çalışacağız. Çıkartacağımız cumhurbaşkanı adayımızın da 60 + 1 alabilmesi için çabalayacağız. Bu kapsamda biz bunu kendimiz sağlarız, ittifaklar süreç içinde gelişir gelişmez onu zamanı gelirse değerlendiririz.”

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar