Ebeveynlere uyarı: Dijital ekranlar emzik değil
İngiltere’de yapılan güncel bir araştırma, çocukların kitap sayfalarını çevirmek yerine tablet ekranı gibi “kaydırmaya” çalıştığını ortaya koydu. Araştırmaya göre her üç çocuktan biri, okula başladığında kitabı doğru kullanmayı dahi bilmiyor.
GAZETE PENCERE - Dijitalleşmenin etkisi çocukların dünyasında derinleşiyor. Uzmanlara göre artık birçok çocuk, kitapla tanışmadan okula başlıyor. Bu durum yalnızca bir alışkanlık sorunu değil, aynı zamanda bilişsel gelişimi de doğrudan etkiliyor.
“TABLET NESLİ”NİN ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞİYOR
Üsküdar Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, çocukların okuma alışkanlıklarında ciddi bir dönüşüm yaşandığını belirterek dijital içeriklerin dikkat süresi üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Özkan, “Artık zihnin, belleğin, hafızanın, sinir sisteminin kullanım şekli değişmeye başlamıştır. ‘Tablet nesli’ veya ‘dijital yerli’ diye isimlendirilen neslin dikkat sürelerinde ve okuma alışkanlıklarında değişiklikler dikkati çekmektedir.” ifadelerini kullandı.
DİJİTAL İÇERİK DİKKAT SÜRESİNİ KISALTIYOR
Hızlı akışlı içeriklerin çocukların odaklanma becerisini zayıflattığını belirten Özkan, dijital platformların sürekli uyarıcı yapısının çocukların sabır gerektiren okuma süreçlerinden uzaklaşmasına yol açtığını söyledi.
Kitap okumanın ise zihinsel çaba gerektirdiğini vurgulayan Özkan, bu sürecin çocuk için daha “zorlayıcı” hale geldiğini ifade etti.
“EKRAN ‘DİJİTAL DADI/BAKICI’ OLMAMALI”
Ailelere önemli uyarılarda bulunan Özkan, çocukların kitapla bağ kurabilmesi için rol model ihtiyacına dikkat çekti. Özkan, “Çocuklar çevrelerinde ellerinde somut kitap okuyan, kitap okuma alışkanlığı olan, kitaba para ve zaman ayıran yetişkinler görmeli.” dedi.
Ekran kullanımına ilişkin ise şu uyarıyı yaptı: “Özellikle ekranın hiçbir türü ‘dijital dadı/bakıcı’ gibi olmamalı çocuğun hayatında.”
KİTAPLA ERKEN TEMAS KRİTİK
Uzmanlara göre çocukların kitapla erken yaşta kurduğu bağ, yalnızca okuma alışkanlığı değil; empati, iletişim ve hayal gücü gibi birçok beceriyi de güçlendiriyor.
Özkan, “Bir çocuğun yetişkinle kitap okuması, bakması, incelemesi, sayfaları çevirmek, resimler üzerine konuşmak gibi basit eylemler, beyin ve sinir sistemini dijitalle parçalanmış dikkatten koruyacaktır.” ifadelerini kullandı.
YASAK DEĞİL DENGE ÖNERİSİ
Teknolojinin tamamen hayat dışına çıkarılamayacağını belirten Özkan, çözümün yasaklamak değil denge kurmak olduğunu vurguladı.
Özkan, “Teknolojinin tamamen sınırlandırılması mümkün değil çünkü bizler dijital göçmenlerken yeni nesiller bu olgunun içine doğuyorlar yani dijital yerliler.” diyerek doğru kullanımın önemine dikkat çekti.
Kaynak:Haber Merkezi