Göbeklitepe’nin sırlarına yeni yorum: Taş Tepeler Paganizmi raflarda

Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından Göbeklitepe ve çevresine dair tartışmalar sürerken, bu kez farklı bir yorum gündeme geldi. Erhan Altunay’ın kaleme aldığı “Taş Tepeler Paganizmi” yerleşik hayatın değil kutsalın önce geldiğini savunuyor.

Göbeklitepe’nin sırlarına yeni yorum: Taş Tepeler Paganizmi raflarda

GAZETE PENCERE - Erhan Altunay’ın “Taş Tepeler Paganizmi” kitabı, Göbeklitepe ve çevresindeki yapıları yalnızca arkeolojik değil, inanç temelli bir perspektifle ele alıyor. Çalışma, yerleşik hayatın değil kutsalın önce geldiğini savunuyor.

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, yalnızca arkeolojik bulgulara odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda bu yapıların arkasındaki inanç sistemlerini ve sembolik dünyayı da çözümlemeye çalışıyor.

“ÖNCE TARIM DEĞİL, İNANÇ VARDI” TARTIŞMASI

Kitapta öne çıkan en çarpıcı tez, insanlığın yerleşik hayata geçiş sürecine dair klasik anlatıya itiraz ediyor. Yaygın görüşte “önce üretim, sonra inanç” sıralaması kabul edilirken, Altunay bu sıralamayı tersine çeviriyor ve kutsalın toplumsal dönüşümde belirleyici rol oynadığını savunuyor.

Göbeklitepe, Nevali Çori ve Taş Tepeler kültürü üzerinden yapılan analizlerde; ritüeller, semboller ve anıtsal yapılar yalnızca estetik unsurlar olarak değil, güçlü bir inanç sisteminin parçaları olarak ele alınıyor.

2

SEMBOLLER, RİTÜELLER VE İNSANIN ANLAM ARAYIŞI

Kitapta mağara resimlerinden taş kabartmalara kadar uzanan görsel dilin, dönemin insanının dünyayı nasıl algıladığını ortaya koyduğu vurgulanıyor. Hayvan figürleri, ritüel alanları ve sembolik anlatımların, insanın kutsalla kurduğu ilişkinin izlerini taşıdığı ifade ediliyor.

Altunay’ın çalışması, arkeoloji ile mitoloji, antropoloji ile dinler tarihi arasında bir bağ kurarak Anadolu’nun yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda erken dönem inanç üretiminin merkezi olduğunu ileri sürüyor.

erhan-altunay

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar