Karavancılık bir yaşam tarzı: Karavanda yaşama geçmeden nelere dikkat etmeli?
Karavancılık bir yaşam tarzı. Karavanda yaşamanın olumlu ve olumsuz yönleri neler? Karavan almadan önce hangi kriterlere dikkat etmek gerek?
Ahmet Engin Yavuz
GAZETE PENCERE -Günümüzde Türkiye'de 500 atölyede yılda 22 bin karavanın üretildiği 600 milyon dolarlık sektör oluşmuş durumda. Peki karavanda yaşamaya başlayanlar bu kararı nasıl aldı? Karavanda yaşamanın olumlu ve olumsuz yönleri neler? Karavan almadan önce hangi kriterlere dikkat etmek gerek?
Covid salgını ve 6 Şubat 2023 depreminin ardından talebin arttığı karavan, tatil için konaklanacak otel fiyatlarının astronomik rakamlara ulaşmasıyla bir yaşam tarzına da dönüşüyor. Karavan İmalatçıları ve Tedarikçileri Derneği (KAİTED) verilerine göre, karavan üreten atölye sayısı 500’e, yıllık çekili karavan üretimi 20 bine, motokaravan üretimi 2 bine ulaştı. Üreticiler ihracata da yönelince 600 milyon dolarlık sektör oluştu. Türkiye genelinde karavan parklarının sayısı 249’a, karavan sayısı ise yaklaşık 250 bine ulaştı.
İzmir Kamp ve Karavan Derneği Başkanı Erdal Altın'ın verdiği bilgiye göre, son yıllarda karavancılığa olan ilginin artmasının birincil nedeni, pandemi salgını oldu. Karavancılığın daha önceleri belirli maddi imkanı olan kişilerin ya da ikramiyesini almış emeklilerin tercihi olduğunu belirten Altın "Salgınla birlikte insanlar karavancılık konusunu araştırmaya ve bilgi sahibi olmaya başladı. O dönemde üreticinin az olması maliyetleri de etkiliyordu. Zamanla üretici sayısı ve tedarik olanakları artınca maliyetler düştü ve karavan uygun bütçeyle alınabilir hale geldi. Öte yandan ülkenin deprem kuşağında olması, karavanın daha güvenli bir barınak olarak tercih edilmesinin yolunu açtı. Ayrıca otellerde tatilin bedelinin katlanması da karavanın tercih edilmesinin bir başka nedeni” dedi.

'ORTA GELİRLİLER İÇİN EKONOMİK BİR TERCİH'
Karavanda yaşam, orta gelir düzeyine sahip kişiler için ekonomik bir tercih. Karavanın hem ulaşım hem de uyku olanağını bir arada sunarak tatilcileri yüksek otel ücretlerinden kurtardığını vurgulayan Altın, bu tercihin olumlu ve olumsuz yönlerini ise şöyle özetledi:
OLUMLU YÖNLERİ: Karavanınızla bütün ülkeyi dolaşabilir, ev kadar rahat bir alana da dönüştürebilirsiniz. Karavan dostlarınızla sosyal ilişkilerinizi geliştirebilirsiniz. Daha deneyimli karavancılardan yeni bilgiler edinebilirsiniz. Karavanınızda özgürsünüz, istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz. İstediğiniz saatte, istediğiniz gölün, nehrin ya da kumsalın yanı başında uyanabilirsiniz. Manzaranın değişmesi size bağlıdır. Karavan, kentin gürültüsünden uzak, sakin ve huzurlu bir yaşam sağlar size. Minimalist bir yaşam sunar. Gereksiz eşyaların cenderesinden kurtulursunuz.
OLUMSUZ YÖNLERİ: Yaşadığınız alan küçüktür. Depolama imkanı sınırlıdır. Tesisatlar, elektrik sistemi, aracın motoru sürekli bakım ister. Su deposunu doldurmak, atıksu tankının boşaltılması sürekli yapılması gereken işlerdir. Hem çekili karavanların hem de motokaravanların park sorunu vardır. Güvenli, yasal ve sakin bir park alanı bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Özel karavan parklarında talep edilen yüksek ücretler karavancılar için yük olmaya başladı. Ayrıca havanın çok soğuk ya da çok sıcak olduğu zamanlarda karavan içinde konforlu yaşamak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulur. Karavancılık özgürlüktür ama düzenleme ve temizliğin ön planda olacağı bir disiplin gerektirir.
'EKONOMİK NEDENLERLE KARAVAN ARTIK İHTİYACA DÖNÜŞÜYOR'
İktidarın ve yerel yönetimlerin karavan turizmine yönelik projeler üretmesi gerektiğini belirten Altın, şu önerilerde bulundu: “Hem Türkiye hem de yurt dışından gelecek karavancılar için daha düzenli, kent merkezlerine yakın, elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı olan park alanları yapılması gerekiyor. Karavancılık bir yaşam tarzıdır. Fakat ekonomik nedenlerle artık bir ihtiyaca dönüşüyor. Maddi koşullar ağırlaştıkça karavanlarda yaşama ihtiyacı artıyor.”
'BELEDİYELERİN GÖREVİ YASAK LEVHASINDAN İBARET OLMAMALI'
Karavancılar, karavanı yaşam biçimi olarak görüyor. Bu isimlerden biri de, gazetecilik yaşamının ardından Covid salgını döneminde motokaravan alan Seçkin İyener. Gençlik hayalini gerçekleştirdiğini belirten İyener, karavanıyla binlerce kilometre katetmiş. Gezdiği ve kamp yaptığı yerlerdeki sokak hayvanlarını da unutmayan İyener, sosyal medyadaki takipçilerinin bağışlarıyla bugüne kadar 2 ton mama almış.
İyener, karavanda yaşamanın nasıl bir his olduğunu şöyle anlattı:
"Karavanın önünde sabah kahvenizi yudumlarken bir sincabın yanınıza gelip muziplikler yapması, kelimelerle ifade edilebilecek bir mutluluktan çok fazlası. Ormanların uğultusu, kuşların şarkıları, mis gibi hava ve hep farklı yerlerde uyanmak harika. Gezdikçe yeni insanlarla tanışıyor ve anılarımı da sırt çantamda biriktiriyorum. Bence karavan bir ihtiyaç değil yaşam biçimidir. Ruhun o dört tekere bağlandığı zaman insan başka bir boyuta geçiyor. Bir zamanlar sende üzüntü yaratan birçok olaya artık gülümseyerek bakmaya başlıyorsun. Eskiden keyfini kaçıran ne varsa hiçbir önemi kalmıyor. Karavanla her şey güzel. Ancak belediyelerin görevi sadece ‘yasak’ levhası koymaktan ibaret olmasa, sorunların çözümüne yönelik hizmet verseler çok daha güzel olacak."
OTOBÜSÜ YÜRÜYEN EVE DÖNÜŞTÜRDÜ
Eşi Barış Ertekin ile birlikte uzun yıllar kentten uzak büyük bir sitede yaşadıktan sonra ne varsa satıp, aldıkları otobüsü yürüyen eve dönüştürmeye karar veren Rifat Gencooğlan da tekerlekli özgürlüğü seçenlerden.
Sağlık sektöründe tıbbi ürünler satarak hizmet verdiklerini ve bunu çoğu zaman internet üzerinden yapabildiklerini belirten çiftin, karavan için karar verme süreçleri şöyle gelişmiş:
"Barış’a daha böyle ne kadar yaşayacağız dedim. Eski bir servis otobüsünü satın aldık. Buca’da bir atölyenin önüne park ettik. 12 metrelik otobüsün iç tasarımını kendimiz çizdik. Bu işten anlayan tesisatçılar, marangozlar bulduk. Otobüsün motorunu, karoserini yeniledik, boyattık. Motorunu elden geçirttik. İç dekorasyon için gereken malzemelerin tamamını, iyice araştırarak uygun fiyatlarla kendimiz bulduk.”
Karavan aynı zamanda minimalist yaşam demek. Bu nedenle sadece ihtiyaçları kadar eşyayı yanlarına aldıklarını anlatan Rifat Gencooğlan, yakında karavanlarının yapımının tamamlanmasıyla iki kedi ve iki köpekleriyle birlikte İzmir Selçuk’taki Antique Lodge kamp alanında yeni yaşamlarına ilk adımı atacaklarını söyledi.
'HEMEN SATIN ALMAYIN, ÖNCE KİRALAYIP DENEYİMLEYİN'
Karavan almayı düşünenlere ise önerileri şöyle:
“Yıllarca farklı karavanlarda yaşadık ve yaşadıklarımızdan birçok deneyim edindik. Eğer karavanda yaşamak istiyorsanız hemen gidip satın almayın. Önce kiralayıp deneyin, içinde bir hafta yaşayın. Sizin için uygun olup olmayacağına karar verin. Çünkü bir ay içinde alıp satanlara çok tanık olduk. Karavanda yaşamak özgürlük ama bunun için neleri feda edip edemeyeceğinizi karavanda bir süre yaşayarak görün. Eşyalara bağımlılıktan kurtulun.”
'İNCİRALTI’NDA ÇOK EKSİK VAR'
Öte yandan karavanda yaşam özellikle Ege Bölgesi'nde yoğunlaşmış durumda. Talep nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, İnciraltı Kent Ormanı’ndaki park alanlarından birini karavan otoparkına dönüştürdü. Güvenlik görevlileri de bulunan park alanı 161 karavan kapasiteli. Alana karavan sahipleri için tuvaletler, duşlar, bulaşık yıkama bölümü yapıldı. Çamaşır makinesi ve kurutma makinesi yerleştirildi.
Yine de burada kalıcı olarak yaşamayı tercih edenler eksikliklerden şikayetçi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nden emekli olduktan sonra çekili karavan alan ve bu alana yerleşen Şahin Gündüz bu eksiklikleri şöyle sıraladı:
“Burada eşim Eylem Gündüz ile birlikte kalıyoruz. Çocuklar ara sıra gelip gidiyor. Alan harika ama çok eksik de var. Burası karavan alanı gibi değil, park alanı gibi. Ayda 3 bin lira ödüyoruz. Ancak karavana çekilecek elektrik hattı ile içme suyu ve kanalizasyon bağlantısı yok. Suyu 100 metre ötedeki çeşmeden taşıyoruz. Elektriği aküden sağlıyoruz. Bu sorunlar çözülmediği sürece burası otopark alanından öteye gidemez. Oysa Türkiye’nin birçok yerinde karavan kamp alanları açıldı ve hizmetlerin hepsini aynı anda verebiliyorlar.”

EŞME’DE KARAVAN FESTİVALİ
Uşak’ın Eşme ilçesi ise bu yıl da 14-17 Mayıs tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelecek karavan tutkunlarına ev sahipliği yapacak. Eşme Belediyesi tarafından düzenlenen ve Doğa ve Kültür Parkı’nda gerçekleşecek Kamp ve Karavan Buluşması, hem sosyal yönü hem de turizme sağladığı katkıyla önem taşıyor.
Yaklaşık 200 karavanın konaklayacağı etkinlik, Eşme'nin tanıtımına ve alternatif turizmine önemli katkı sağlıyor. Etkinlik kapsamında doğa yürüyüşleri, çevre temizliği etkinlikleri, kültürel sohbetler ve konserler gerçekleştirilecek. Konuklar yerel lezzetleri tatma fırsatı da bulacak.
ÇEKME KARAVAN PARK ALANLARI
Türkiye'de resmi verilere göre kamp alanları ile motorlu karavan ve çekme karavan park hizmeti veren yaklaşık 226 tesis bulunuyor. Ancak 200’den fazla potansiyel kamp alanı ve çeşitli belediye/özel işletme noktalarıyla bu sayı artış gösteriyor.
Karavan sektörü raporlarına göreyse Türkiye genelinde 217 doğa, 20 kültür, 10 deniz ve 2 sağlık konseptli olmak üzere 249 kamp alanı var. Özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri için hazırlanan rehberlerde kamp yapılabilecek alanlar yer alıyor.
Motokaravan park yasağı olmayan her yerde otomobil gibi park edilebiliyor, ancak elektrik, su, atık boşaltımı gibi altyapı hizmetleri yalnızca karavan parklarında var.
Karavanlara verilen hizmetler; konaklama, elektrik/su bağlantısı, atık su ve tuvalet boşaltımı, teknik bakım-onarım, kiralama, temizlik ve temiz su temini gibi temel ihtiyaçları kapsıyor. Kamp alanlarında aydınlatma, güvenli park ve sosyal imkânlar (duş, restoran) sunuluyor. Ayrıca teknik servisler mobilya, elektrik tesisatı ve araç mekaniği hizmetleri sağlıyor.
UYULMASI GEREKEN KURALLAR
Yerleşim bölgelerine park ederken çevre sakinlerini rahatsız etmemeye özen gösterilmesi gerekiyor.
- Park yasağı olan sokaklar, trafik akışını engelleyen alanlar ve bazı belediyelerin yasakladığı sahil kesimlerine kesinlikle park edilmemeli.
- Karavan bir yerde uzun süre bırakılacaksa hırsızlık olaylarına karşı mutlaka önlem alınması gerekiyor.
Kaynak:Haber Merkezi