Tır şoförleri çıkmazda: Yola çıkmamalıyım, ama mecburum

Artan maliyetler, teslim baskısı, ağır cezalar ile dinlenme kuralları arasında sıkışan tır şoförlerinin ortak duygusu, “Durursan yetişmiyor, devam edersen ceza geliyor… Yola çıkmamalıyım ama mecburum…”

Tır şoförleri çıkmazda: Yola çıkmamalıyım, ama mecburum

Özgecan Siyez

GAZETE PENCERE - Yakıt fiyatları, otoyol ücretleri, teslimata yetişme baskısı, ağır cezalar… Tır şoförleri yasal dinlenme sürelerine uyamıyor ve onlara göre sorun yalnızca trafik ya da yoğunluk değil. Sistem, onları zamanla yarışmaya zorluyor. Bir yanda geçim kaygısı, diğer yanda takograf denetimleri ve ceza puanları var.

1996’dan bu yana ağır vasıta şoförlüğü yapan Ali Geç, şehirler arası seramik ve seramik hammaddesi taşıdığını söylüyor. Günlük ortalama dokuz saat araç kullandığını belirten Geç’e göre kurallar kâğıt üzerinde uygulanabilir görünse de sahada durum farklı:

“Bazen gece varıyoruz, sabah yük boşaltıyoruz, sonra ikinci yükü sarmaya gidiyoruz. Dokuz saat dinlenmem gerekiyor. Ama çoğu zaman mümkün olmuyor.”

Geç, özellikle İstanbul hattında yoğun trafik nedeniyle sürüş sürelerinin daha da zorlaştığını belirterek, bazen takograf ihlali yapmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor:

“İstanbul’da trafiğe yakalanmamak için süreyi aşmak zorunda kaldığımız oluyor. Çünkü gecikirsen iş aksıyor.”

25 yıldır şoförlük yapan Aydın Uslu da benzer bir tablo çiziyor. Kuru yük taşıdığını söyleyen Uslu, çoğu gün direksiyon başında dokuz saate yakın zaman geçirdiğini, ancak günlük dinlenme süresinin çoğu zaman 6-7 saate düştüğünü anlatıyor:

“Kurallara tamamen uyduğumuzda iş yetişmiyor. Şirket baskısı oluyor. Teslim süreleri gerçekçi değil. Yorgun araç kullanmak zorunda kaldığımız çok oluyor.”

"EKMEK İÇİN KURALLARI ESNETİYORUZ"

Şoförler, sürüş ve dinlenme ihlallerini bilinçli bir tercih olarak değil, ekonomik zorunluluk olarak anlatıyor.

Ali Geç, “Zaten ekmek parasını kazanmak için kurallara uymadığımız oluyor” derken, Aydın Uslu ise baskının yalnızca trafikten kaynaklanmadığını söylüyor:

“Teslim saati var, yük bekliyor, yetişmek zorundasın. Durduğunda iş aksıyor, devam ettiğinde ceza riski başlıyor.”

d35ee547-04fe-4228-a8c1-7640549b679a

TAKOGRAF SİSTEMİ NEDİR?

Şoförlerin en çok konuştuğu konulardan biri “takograf sistemi.” Tırların içinde bulunan dijital takograf cihazı aracın ne kadar süre kullanıldığını, ne zaman mola verildiğini ve sürücünün ne kadar dinlendiğini kayıt altına alıyor. Trafik ekipleri ve denetim birimleri bu kayıtları geriye dönük inceleyebiliyor.

Mevzuata göre şoförler kesintisiz en fazla 4,5 saat araç kullanabiliyor. Ardından en az 45 dakika mola verilmesi gerekiyor. Günlük sürüş süresi ise çoğu durumda dokuz saatle sınırlandırılıyor. Kurallara uyulmadığında hem sürücüye hem de firmaya ceza kesilebiliyor.

Uluslararası Tır ve Ağır Vasıta Şoförleri Derneği Başkanı Sedat Kaplan da denetimlerin artık daha sıkı yapıldığını belirtiyor. Kaplan’a göre sürüş süresi ihlalleri, takograf manipülasyonları ve hız sınırı aşımı ciddi yaptırımlara neden oluyor:

“Takograf kayıtları artık geriye dönük inceleniyor. Şoför fazla araç kullandıysa, dinlenme süresine uymadıysa sistem bunu gösteriyor. Sürüş süresi ihlallerinde hem sürücüye hem firmaya ceza uygulanıyor.”

Kaplan’ın verdiği bilgilere göre 2026 itibarıyla sürüş süresi ihlalinde sürücüye 1.246 TL ceza ve 20 ceza puanı uygulanıyor. Takograf manipülasyonu veya cihazın usulsüz kullanımı halinde cezalar 15 bin TL ile 44 bin TL arasında değişebiliyor. Hız sınırı ihlallerinde ise rakamlar ihlalin oranına göre 30 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

Kaplan, kuralların güvenlik açısından zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Bu sadece ceza konusu değil, trafik güvenliği konusu. Yorgun şoför hem kendisi hem trafikteki herkes için risk oluşturuyor” diyor.

49b449dc-886a-407f-b0ee-ad598578a10e

“EVİME YARIM SAAT KALMIŞTI AMA CEZA YEDİM”

Yaklaşık 5-6 yıldır tır şoförlüğü yapan Serkan Davet, yaşadığı bir olayı anlatırken sistemin şoför üzerinde yarattığı baskıyı gözler önüne seriyor.

İstanbul dönüşünde saatlerdir direksiyon başında olduğunu söyleyen Davet, Manisa Turgutlu’ya geldiğinde evine yalnızca yarım saat kaldığını ancak takograf süresi dolduğu için ceza yediğini anlatıyor:

“Evime yarım saat kalmıştı ama süre dolduğu için ceza yedim. Durduğunda yük yetişmiyor, devam ettiğinde ceza geliyor. Puanlar birikti, ehliyetime el konuldu.”

Davet’e göre özellikle uzun yolda maliyetler de şoförü sürekli baskı altında bırakıyor:

“Yavuz Sultan Selim Köprüsü 2.286 TL, Kuzey Marmara 1.600 TL, yeni yol ücretleri 2.900 TL. Yakıt zaten yaklaşık 40 bin lirayı buluyor. Daha yükü teslim etmeden ciddi masraf oluşuyor.”

“MAZOTA ÇALIŞIYORUZ”

2000 yılından bu yana taşımacılık yapan Alican Alp ise ekonomik tabloyu rakamlarla anlatıyor. Her türlü yük taşıdığını söyleyen Alp’e göre bugün şoförlerin en büyük sorunu, kazancın giderleri karşılamaması.

“70 bin liraya iş alıyorsun. Bunun içinde mazot var, yemek var, komisyoncu payı var, lastik var. Ceza gelirse zaten tamamen zarar.”

Alp’in verdiği örneğe göre yalnızca bir seferde mazot maliyeti yaklaşık 44 bin TL’yi buluyor. Yemek gideri yaklaşık 5 bin TL’ye çıkarken, tek bir lastik değişimi 25-30 bin TL arasında değişiyor.

Üstelik iş alınan sistemde komisyoncuların da pay aldığını söyleyen Alp, taşımacılığın artık “mazota çalışmak” anlamına geldiğini ifade ediyor:

“Buradan Erzurum’a gidiyorsun, boş dönmemek için Kayseri’den tekrar iş almaya çalışıyorsun. Mecbur kalıyorsun çünkü dönüş boş olursa tamamen zarar.”

Alp ayrıca sözleşmeler yapılmasına rağmen bazı ödemelerin zamanında alınamadığını da belirtiyor:

“Komisyoncu ile fabrika arasında sözleşme var ama uygulamada bazen haftalarca ödeme bekleniyor.”

“NAKLİYE BORSASI GİBİ”

İzmir Kara Nakliyeciler Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Adnan Çetin ise sistemi, “nakliye borsası” olarak tanımlıyor.

Sitede 152 firma bulunduğunu belirten Çetin, her sabah iş tahtalarında araç ve yük durumuna göre pazarlık yapıldığını söylüyor:

“O gün kaç araç varsa fiyat ona göre şekilleniyor. Arz-talep gibi düşünün. Fiyat bazen artıyor bazen düşüyor.”

Çetin’e göre maliyet baskısı her geçen gün daha da büyüyor:

“Mazot, lastik, yemek, yol gideri… Şoför kazandığını karşılayamıyor. Yolda mazota zam geliyor ama taşıma ücretine aynı oranda yansımıyor.”

Şoförlerin bazen hak ettikleri ödemeleri haftalar sonra alabildiğini söyleyen Çetin, savaş ortamının da sektörü etkilediğini ifade ediyor:

“Son dönemde savaş nedeniyle işler düştü. Ama savaş biterse İran tarafında yeniden inşaat süreci başlayabilir. Seramik, beton, demir gibi malzemelerin taşınmasıyla sektör yeniden hareketlenebilir.”

“KİMSESİZİZ”

Kurumlar kurallara uyulmasının zorunlu olduğunu vurgularken, şoförler mevcut ekonomik şartlarda bunun her zaman mümkün olmadığını söylüyor:

“Kimsesiziz… Hem yolda hem sistemde.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar