Ünlü eşlerin gölgesinde ‘Yan Yana’ ama çağlarının ötesinde iki kadın ressam

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin “Yan Yana” başlıklı yeni süreli sergisi Türk resim sanatının iki önemli çiftinin, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiriyor.

Ünlü eşlerin gölgesinde ‘Yan Yana’ ama  çağlarının ötesinde iki kadın ressam

İZZET DOĞAN - GAZETE PENCERE

Sanatseverlerin İstiklal Caddesi’ndeki gözde mekanı Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin “Yan Yana” başlıklı yeni süreli sergisi yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Türk resim sanatının iki önemli çiftinin, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiren sergi, kadın sanatçıların sanat tarihinde hak ettiği yeri alması noktasında da önemli bir görev üstleniyor. Muhteşem eserlerden derlenen serginin iki ciltlik kataloğu da raflarda yerini aldı.

yanyana-afis

Cumhuriyet’in 100. yılına armağan olarak 29 Ekim 2023 tarihinde İstanbul’da İstiklal Caddesi’ndeki tarihi binada açılışı yapılan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, İstanbul ve Türkiye’nin kültür sanat dünyasında büyük hızla ayrıcalıklı bir yer edindi, kazandığı ödüllerle de şimdiden Türk müzeciliğinde iz bırakmaya başladı.

101 yılı geride bırakan Türkiye İş Bankası tarafından yıllar içerisinde biriktirilmiş ve özenle korunmuş eşsiz eserlerin yer aldığı kalıcı serginin büyüleyiciliğinin yanı sıra bu eserlerden seçkilerle oluşturulan tematik sergiler serisi, Türk sanat dünyasından iki önemli çiftin, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiren “Yan Yana” ile sürüyor.

İKİ CİLTLİK YAN YANA KATALOĞU

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen ve İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, ikili serginin iki ciltlik kataloğu Yan Yana’nın tanıtımında gazetecileri ağırladı. İş Sanat koordinasyonunda hazırlanan iki ciltlik Yan Yana kitabı RHM Dükkan ve İş Kültür mağazalarında satışa çıktı.

Müzenin iki katına yayılan ve geçen eylülde açıldığı günden beri yoğun ilgi gören çifte serginin kitabı da iki cilt olarak tasarlandı. Çiftlerin sanat yolculuğuna dair kapsamlı incelemelerin yer aldığı kitaplarda eser görsellerine, arşiv fotoğrafları, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler eşlik ediyor. Kitabın tasarımını, serginin de tasarımcısı Timuçin Unan yaptı. Kitaptaki eser fotoğraflarını ise Hadiye Cangökçe ve Tolga İldun çekti.

473bc306-4857-43c5-9571-5a76f6975c3b

KOLEKSİYONLARDAN SERGİYE

Müzenin iki katına yayılan süreli sergide, sanatçıların Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserlerinin yanı sıra özel koleksiyonlardan derlenen eserleri farklı temalar etrafında bir araya geliyor. Resimlerin yanı sıra, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler de sergiye eşlik ederek izleyicilere zengin ve katmanlı bir anlatım sunuyor.

Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde derinlikli sunumlarıyla sanatseverlerle buluşuyor.

Sergi, İş Sanat’ın muhteşem işlere imza atan ekibinin lideri Zuhal Üreten’in dediği gibi, “Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini ‘güzellikleri ve zorluklarıyla sanatı ve hayatı paylaşmak’ parantezinde izleme imkânı’’ sunuyor.

KADIN SANATÇILARIN YERİ

Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, Füreya Koral, Mihri Hanım, Aliye Berger, Azade Köker ve Semiha Berksoy gibi Türk sanatının önemli kadın temsilcilerinin yakın zamanda eklenen eserleriyle kalıcı serginin zenginleşmeye devam ettiğini de hatırlatalım.

“Yan Yana” sergisi, yalnızca iki sanatçı çiftin yaşamını ve üretimini aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda her bir sanatçının birbirinden farklı, ancak kesişen sanat yolculuklarını da izleyiciye taşıyor. Eren Eyüboğlu ile Melahat Üren’in kendilerine özgü duyarlılıkları, Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Eşref Üren’in anlatımlarıyla bir araya geldiğinde, ortaya yalnızca bir çiftler hikâyesi değil, çok sesli bir sanat tarihi anlatısı çıkıyor. İzleyiciyi hem sanatçı çiftlerin ortak yaşamına hem de dört ayrı sanatçının iç dünyasına davet eden sergi, “yan yana” olmanın; birlikte üretmek, birbirinden beslenmek ve bazen de çeşitli nedenlerle görünmez olan emeği yeniden hatırlamak gibi farklı anlamları üzerine düşündürüyor. Hiç kimsenin başka hiç kimsenin gölgesinde kalmasına izin verilmemesi gerektiğini de…

YAN YANA AMA YALNIZ…

Eşref Üren (1897-1984) ve Melahat Üren (1918-1969) çiftinin müzenin üçüncü katındaki sergisini hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp, “Melahat ve Eşref Üren çiftinde yan yana olmak ama aynı zamanda yalnız olmak arasındaki ince dengeyi vurgulamaya çalıştık” diye özetledi bakış açısını. Küratör Dr. Kayaalp, Eşref Üren’in varlığını geri plana atmadan ancak Melahat Üren’e de eşit alan açmaya gayret ettiklerini söyledi sergiyi hazırlarken.

Küratör Kayaalp, Eşref Üren’in akademi mezunu olduğunu, Paris’te çalışmalar yaptığını anlattı, ‘‘Eşref Üren, ressam gibi bir ressam ama Melahat Hanım okullu değil’’ dedi. Melahat Hanım, Eşref Bey’in Erzurum Lisesi'nden öğrencisi ve resim sanatıyla ilgili eğitimini ondan alıyor, akademik geçmişi yok. 16 yaşındayken Melahat Hanım, 40’ına yaklaşan Eşref Bey ile evleniyor.

esref-melahat-uren-sergi

KİŞİSEL SERGİ AÇAMAMIŞ

Dr. Ali Kayaalp, sergiyi gezerken Üren çiftinin hayatlarından bazı anları paylaşırken Melahat Üren’in kişisel sergi açamadan hayata veda ettiğini anlattı:

‘‘Detayları hakkında daha çok şey bildiğimiz bir ilişkiydi. Ve zaten Eren Hanım Bedri Bey (Rahmi Eyüboğlu) kadar olmasa da tanınan ve bilinen bir ressamdı. Aynı şeyi Melahat Hanım için söylemek söz konusu değildi. Türk sanat tarihine bakarsanız Melahat Hanım'la ilgili olarak göreceğiniz şey onun öncelikle Eşref Üren'in eşi olduğudur ve onun da resim yaptığı bilgisine erişirsiniz. Dolayısıyla bir ressamlık faaliyetinin bile ona çok kolay bahşedilmediğini söyleyebilirim. Bu serginin en belirleyici taraflarından bir tanesi Melahat Üren gibi bir figürü su yüzüne çıkarmış olmasıdır. Melahat Hanım, bir sergi açamadan sanat hayatını noktalamaktan dolayı ne kadar hicap duyduğunu özellikle belirtmiştir. Dolayısıyla bu vesileyle Melahat Hanım'ın bir önemli dileğini belki de tek önemli dileğini hayata geçirebildiysek ve gerçekleştirebildiysek ne mutlu bize.’’

melahat-uren-sergi

KAFADA PARÇALANAN TABLO

Melahat Hanım’ın eşi Eşref Bey’in tablosunu bir kızgınlık anında kafasına vurarak parçalamış olması, bu çiftin sanat ve ilişki dinamiklerini anlamak açısından da önemli ipuçları veriyor kuşkusuz…

Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp, Eşref Üren’le ilgili araştırmalarında ‘‘Bir kara kuyunun dibine bakıyormuş gibi hissettim açıkçası kendimi. Bu sergiyi yaparken en büyük korkularımdan biri Eşref Üren’in bir canavar ve Melahat Hanım’ın da bir çeşit kurban gibi görülmesiydi. Hakikaten de öyle oldu’’ diyerek paylaştı yaşadığı duyguyu. 30’lu, 40’lı yılların kadına bakışındaki ‘zamanın ruhu’na dikkat çekti, kadın sanatçıların o dönemlerde yaşadıkları zorluklara değinirken.

uren-cifti

MELAHAT ÜREN ÇOKYÖNLÜ AMA…

Ali Kayaalp, Melahat Üren’le ilgili pek az şey bilindiğini belirtirken, araştırmalarında Melahat Üren’in çizdiği karikatürlere, Melahat Hanım'ın mektuplarına, Melahat Hanım'ın şiirlerine, Melahat Hanım'ın yazdığı piyeslere ulaştığını anlattı, çokyönlülüğünü vurguladı:

‘‘Kafası kıvrak, eli çabuk, hayal gücü kuvvetli bir sanatçı kadından bahsediyoruz. Fakat bütün bu özelliklerini ortaya koymasını sağlayacak olan malzeme bu zamana kadar hiç sergilenmemiş. Dolayısıyla sergide göreceğiniz pek çok iş ilk defa seyirci önüne çıkıyor ve bize bizim bildiğimizden başka türlü bir Melahat Üren manzarasını da gösteriyor.’’

TRABZONLU BEDRİ RAHMİ

Müzenin ikinci katındaki Eyüboğlu çiftinin sergisini hazırlayan Ömer Faruk Şerifoğlu, “Bedri Rahmi Eyüboğlu, hayatı ve eserleriyle Türk sanatını evrensel boyuta taşımış bir mite dönüştü. Eren Eyüboğlu ise evrensel düzeydeki sanatçı kişiliği ve birikimiyle Türk sanat ortamında haklı bir yer edindi” dedi.

Şerifoğlu, Bedri Rahmi’nin Trabzon’dan sanata kaçışını anlattı: Trabzon Lisesi’ndeyken matematikle arası pek de hoş olmayınca Bedri Rahmi’nin eğitim hayatı tehlikeye girer. Okulu bırakıp odasına kapanır, resim yapar şiirler yazar. Babası Rahmi Bey ne yapacağını bilemez, Fransa’nın Lyon kentinde devlet bursuyla okuyan büyük oğlu Sabahattin’e ‘Ne yapmalı?’ diye sorar. Oğlu ‘Bedri’yi Trabzon’dan gönder’ deyince resim öğretmeninin de desteğiyle İstanbul’a sanat akademisine gönderir ve Bedri Rahmi’nin sanat yolculuğu başlar. Nazmi Ziya’nın İbrahim Çallı’nın öğrencisi olur. Türk resminin büyük üstadı Çallı, babası Rahmi Bey’e ‘‘Bu çocuk bizden alacağını aldı. Akademiden alacağı daha bir şey yok. Sen bu çocuğu Avrupa'ya gönder’’ dediğinde Bedri Rahmi’nin henüz bir yılı geçmiştir akademide. Ağabeyi Sabahattin Bey’in çağrısıyla Bedri Rahmi önce Lyon’a ardından Paris’e gider.

bedri-rahmi-sergi

RESİM AŞKIYLA BAŞLAYAN AŞK HİKAYESİ

Ömer Faruk Şerifoğlu, serginin giriş tablosu olarak Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Eren Eyüboğlu resmini seçtiklerini belirtti, Romanya kökenli Eren Eyüboğlu (Ernestine Leibovici -5.21907, Yaş – 30.8.1988, Kalamış) ile nasıl tanıştıklarını anlattı…

Bedri Rahmi, Cemal Tollu ile buluşmak için 1931 yılında André Lhote Atölyesi’ne gider. Adresi bulup kapıyı çaldığında öğle vakti olmuştur. Ernestine açar kapıyı. Cemal Tollu yemeğe çıkmıştır ama kadın Bedri Rahmi’yi içeriye davet eder. Bedri Rahmi beklerken atölyedeki tabloları incelemeye başlar. Ernestine, hangilerini beğendiğini sorduğunda Bedri Rahmi’nin seçtiği tablolar Ernestine’in çıkar. Ve böylece Rumen kızı Ernestine ile başlayan aşk 1935’te İstanbul’da Eren Eyüboğlu adını almasıyla taçlanır. Büyük bir aşkla başlayan bu evlilik, Bedri Rahmi başka kadınlarla Eren Hanım’ın kalbini kırsa da devam eder.

eren-eyuboglu-sergi

BİRİMİZ RESMİ BIRAKIRSA…

Küratör Ömer Faruk Şerifoğlu, Eren Hanım'la yapılan bir röportajı da paylaşırken Bedri Rahmi’nin de söze girdiğini belirtti, ‘‘Biz diyor 1935'te Eren'le sadece evlenmedik diyor. Yani sadece nikâh defterine imza atmadık. O gün diyor birbirimize söz verdik. İkimizden birimiz bir gün resmi bırakırsa ayrılalım’’ dediğini aktardı. Ve o yüzden hayatlarının sonuna kadar resmi bırakmadıklarını anlattı, ‘‘Bu iki dev sanatçının 40 küsur yıllık birliktelikleri ve o aşkın ürünü olan işler sergide’’ dedi.

Şerifoğlu, Türk resminin önde gelen isimlerinden Bedri Rahmi’nin ve Eren Eyüboğlu’nun resim teknikleri için de ‘‘Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu hep yan yanalar, ama bazen neredeyse ayırt edemezsiniz. Onun resmi mi, bunun resmi mi? Ama bazen de o kadar uzaklaşırlar. Birbirleriyle hiç alakası yokmuş gibi’’ diye tarif etti.

eyuboglu-cifti

Yan Yana sergisi pazartesi hariç her gün

10 Temmuz 2026 tarihine dek sanatseverleri ağırlayacak olan “Yan Yana” sergisi, salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00 saatleri arasında ziyarete açık. İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi ile İmren Erşen koleksiyonlarının işbirliğiyle sergi seçkilerini hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp ile Ömer Faruk Şerifoğlu, sergi ve iki ciltlik sergi kitabının tasarımında Timuçin Unan ile birlikte çalıştı.

eyuboglu-sergii

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar