Yolsuzluk Öldürür: Türkiye Depremi

Yolsuzluğun kaynakları tükettiğini, çevreye zarar verdiğini, insanları yoksullaştırdığını biliyoruz ama aynı zamanda öldürüyor da!
Yolsuzluğun nasıl ölümcül olabileceğine ilişkin dünyada pek çok olay gördük. Bangladeş’teki 2013 Rana Plaza fabrikasını, uyarıların dikkate alınmaması ve işçilerin çatlaklarla dolu bir binaya girmeye zorlanması nedeniyle bir binada 1134 kişinin öldüğü kazayı hatırlayın. Ya da 2020’de Beyrut’ta yaşanan patlama. Limanda uzun süredir devam eden yolsuzluk ve kötü yönetim ve 218 kişinin ölümüne neden olan resmi işlem, eylemler ve ihmalin sonucuydu bu.
Haiti depreminin yıldönümünde yayınlanan bir araştırmaya göre, son 30 yılda meydana gelen depremlerde bina çökmelerinden kaynaklanan ölümlerin %83’ünün aşırı derecede yolsuzluğun yaşandığı ülkelerde meydana geldiği hesaplanıyor. Endonezya, Çin, İran ve benzeri ülkelerde büyüklüğü 7’nin üzerindeki bir depremin nasıl çok daha fazla can kaybına yol açtığı sorusunun cevabı aslında yolsuzluklarda saklı. Kötü inşa edilmiş binalar, yönetmeliklerin uygulanmaması, standartların altında malzeme kullanımı, uygun olmayan şantiye binaları vb.
Bir insani felakete dönüşen depremin son örneği, son olarak Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremdir. 7,7 büyüklüğündeki yer sarsıntısı 13,5 milyon insanın yaşadığı alanı etkiledi. Şimdiye kadar, ölü sayısının 46.000’de sabit bırakıldığı üzerinde, binlerce insanın kayıp olduğu depremde en az 120.940 konut yıkıldı veya ağır hasar gördü. Ülke, 1999’da 18.373 kişinin hayatını kaybettiği bir başka ölümcül deprem daha yaşamıştı. Bunca zaman ders alınmamış gibi görünüyor ama bu 24 yılda gerçekte ne oldu?
AKP iktidarının son 20 yılında inşaat sektörü patlama yaşıyor. İnşaat, dünyadaki en yozlaşmış endüstrilerden biri olarak bilinirken, Türkiye’de yolların, havaalanlarının, köprülerin, hastanelerin vs. büyük devlet imtiyazlarıyla gelişti. Ancak fayın üzerinde, hastane gibi kritik kamu binaları ile birlikte çöktü. İronik bir şekilde AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) bile yıkılan devlet binaları arasındaydı.
(

Önceki ve Sonraki Yazılar
Oya Özarslan Arşivi