Alaaddin Dinçer

Alaaddin Dinçer

Boş Kontenjanlar ve Yabancı Uyruklu Öğrenciler

Karabük’te yaşanan ve Türkiye ile dünya kamuoyunda büyük tepkilere neden olan Gabonlu kadın üniversite öğrencisinin ölüm olayı, üniversitede okumak üzere Türkiye’ye göç eden yabancı öğrencilerin durumunu tartışma gündeminin ilk sıralarına taşıdı. 

Neden ve Niçin Karabük Üniversitesi? Karabük Üniversitesi’nde 2022-23 Öğretim yılında 40 bin 258 öğrenci öğrenim görmekte, 48’i yabancı uyruklu olmak üzere toplam bin 156 akademisyen görev yapmakta. Karabük iller nüfus sıralamasında 68.sırada yer alırken, üniversitesi 208 yükseköğretim kurumu arasında nüfus itibarı ile 19.sırada yer almakta. Karadeniz Bölgesinde ise 19 Mayıs Üniversitesi’nden sonra ikinci büyük üniversitedir. 208 yükseköğretim kurumu arasında Karabük Üniversitesi 3 bin 313’ü kadın, 8 bin 995’i erkek olmak üzere toplam 12 bin 308 yabancı uyruklu öğrenciye ev sahipliği yapma özelliği ile dikkat çekmekte. (Üniversitenin öğrenci sayısı içinde yabancı uyruklu öğrenci oranı %30,57) 

EN ÇOK AFRİKA VE ORTA DOĞU’DAN ÖĞRENCİ GELİYOR

Üniversitenin 2022 idari faaliyet raporunda yer alan yabancı uyruklu öğrenci geliş göç haritasında gelinen ülkeler ağırlıklı olarak Afrika ve Orta Doğu ülkeleri. Bu geliş göç haritasına bakarak talebin yoğunluk nedenlerine ilişkin bir değerlendirme yapmak çok olanaklı değil. Yine de üniversitenin yabancı uyruklu öğrenciler için bu denli ilgi görmesinin ve çekim merkezi olmasının bir alametifarikası olsa gerek. 

Ülke yurttaşı gençler okumak için başta Avrupa ve Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelere doğru yoğun bir göç yaşarken, gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelerden ülkemize doğru yaşanan öğrenci göçünde son yıllarda kayda değer bir artış görülmekte. 2019’da 154 bin 505 olan yabancı uyruklu öğrenci sayısı 2020’de 184 bin 46,2021’de 223 bin 998,2022’de 300 bin olmuş. 2019’da %2 olan yabancı uyruklu öğrenci oranı 2022’de %7,89’a çıkmış durumda. Üniversitelerimize gelen yabancı uyruklu öğrencilerin tamamına yakınının üçüncü dünya ülkelerinden geliyor olması olumlu bir gelişme olarak görülmekle birlikte yeterli olmadığı, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu ülkelerinden de öğrenci akışının olmasının gerektiği bizzat YÖK Başkanı Özvar tarafından dile getirilmekte. 

28 Kasım 2022 tarihinde Ankara’da düzenlenen, Yükseköğretimde Uluslararasılaşma ve Türkiye’deki Üniversitelerin Uluslararası Görünürlüğü Çalıştayı’nın açış konuşmasında, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, şunları ifade ediyor:

“UNESCO verilerinin önümüzdeki yıl güncellenmesi durumunda, Türkiye dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip olan ilk 10 ülkeden biri olacaktır. Toplam yayın sayısı itibariyle geçen 20 yılda Türkiye, sadece yükseköğretim kurum sayısı ve öğrenci sayısını artırmakla kalmayıp, niteliğini de artırmıştır. 198 ülkeden gelen 300 binden fazla uluslararası öğrenci ile 3 bin 132 öğretim elemanına sahip olmanın gururunu yaşamaktayız.”

Özvar, “Yükseköğretim Kurulu olarak uluslararası etkileşimi, yükseköğretim açısından kritik bir konu olarak gördüklerini ve uluslararası öğrenci ve akademisyen hareketliliğine fevkalade önem verdiklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yükseköğretime büyük desteklerle sağladığını” da İfade etti.

Açıklamasının devamında ise Özvar, “Türkiye’nin günden güne büyüyen ve gelişen bir uluslararası akademisyen ve öğrenci topluluğuna sahip olduğunu, dünyanın her bir köşesinden eğitim almaya gelerek bu çeşitliliğe katkı sağlayan öğrenciler sayesinde Türkiye’nin, tüm yetenekli öğrencilere ve akademisyenlere açık, nitelikli ve rekabetçi bir yükseköğretim sistemine sahip olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte olduğunu” vurguladı.

TÜRK ÖĞRENCİLERİN TERİHİ AVRUPA ÜLKELERİ

Yorum ve sonuç; Türkiyeli öğrenciler yoğun olarak Avrupa ülkelerine gitmekte. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) verilerine göre 2019 yılında 47 bin 628 Türkiyeli öğrenci yurt dışında üniversite eğitimine gitti. Türkiyeli öğrencilerin en çok tercih ettiği iki ülke ABD ve Almanya oldu. ABD’de 9 bin 354 Türkiyeli öğrenci bulunurken Almanya’ya 8 bin 494 öğrenci gitti. Türkiyeli öğrencilerin gitmeyi tercih ettiği 39 ülke sıralamasının 32’sini Avrupa ülkeleri ile ABD oluştururken, diğer 7 ülke ise Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan, Ürdün, Gürcistan ve Suudi Arabistan. 

Aynı verilere göre, 2019 yılında Türkiye’de üniversite eğitimi alan yabancı öğrenci sayısı 154 bin 505 olurken YÖK Başkanı 2022’de sayının 300 bin olduğunu açıkladı.

Türkiye’ye gelen 39 ülke öğrencilerinden 31’ini Orta Doğu ve Afrika ülkeleri oluştururken, geriye kalan 8 ülke ise Avrupa ülkeleri ile ABD’den oluştu. Türkiye’ye gelen öğrencilerin ilk sırasında 27 bin 34 öğrenci ile Suriye, Azerbaycan 19 bin 383 öğrenci ile ikinci sırada bulunakta.

Yukarıda yer alan bulgular “giderlerse gitsinler” söyleminin gereğinin gençler tarafından yerine getirildiğini göstermekte. Gidenlere sevinenler ve uyguladıkları politikalar nedeniyle ülkeden gidişi teşvik edenler, ülkeye özellikle üçüncü dünya ülkelerinden gelişler arttıkça sevinç gözyaşları dökmekte. Gelenlerin ülkemiz üniversitelerindeki eğitimin nitelik ve bilimselliğinin güçlü olduğu kandırmacasına kanarak mı yoksa başka amaçlarla mı gelmekte oldukları tam bir muamma. 

YABANCI ÖĞRENCİLERİN NE YAPTIKLARI BİLİNMİYOR

Yabancı uyruklu öğrencilerin mezun olduklarında gidip gitmedikleri, gitmiyorlarsa ne yaptıkları ise bilinmiyor. Ancak ülkemiz yurttaşı olan gençlerin gidiş nedenlerini çok iyi biliyoruz. Bu nedenlerin başında, üniversitelere duyulan güvensizlik, nitelik ve bilimsellikten yoksunluk, politik iklimin yarattığı olumsuz havaya tepki ve mezun olduklarında işsiz kalma kaygısının geldiği kesin. Boş kontenjanları doldurmak, barajları kaldırmak veya yabancı uyruklu öğrencileri üniversitelere doldurmakla olmaz. Günü kurtarmak için atılan bu adımlar rasyonel olmaktan uzaktır. Rasyonel olmayan politikalar yeni sorunların doğmasına neden olmakta. O nedenle yapılması gereken, üniversitelerin niteliğini yükseltmek, bilimi ve bilimsel özgürlükleri geliştirmek, üniversiteyi demokratikleştirmek, gençlerin Türkiye’de kalmasını sağlayacak politikaları uygulamaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Alaaddin Dinçer Arşivi