11 buçuk milyon metreküp suyu çekiyorlar: İznik Gölü’nü kim kurutuyor?

İznik Gölü’nde su seviyesi kritik seviyenin altındaki seyrini sürdürüyor. Sadece Cargill ve Gemlik Gübre yılda 11 buçuk milyon metreküpe kadar suyu, gölden çekebiliyor. Gölün günden güne çekilmesinin sorumlusu kim? Çiftçiler mi fabrikalar mı?

11 buçuk milyon metreküp suyu çekiyorlar: İznik Gölü’nü kim kurutuyor?

Aylin Keser Yiğit

GAZETE PENCERE - Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye'nin beşinci büyük doğal gölü İznik Gölü'nün su seviyesindeki düşüş durdurulamıyor. Kış ve ilkbahar yağışlarının Bursa’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Nilüfer ve Doğancı barajlarını doldurduğuna, ancak İznik Gölü’ndeki krizi bastırmadığına dikkat çekildi.

Gölün su seviyesinde 2016 yılından bu yana istikrarlı bir düşüş görüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre su seviyesi 2022 yılında 83,30 metreye, 2023 yılında 83,14 metreye, 2024 yılında 82,91 metreye kadar düştü.

YAĞIŞLAR 43 SANTİM YÜKSELTTİ

Gölün seviyesi Ekim 2025’te 82,09 metre ölçüldü. Mayıs 2026’da düzenlenen İznik Gölü Sempozyumu’nda konuşan DSİ Bölge Müdürü İnan Gündüz’ün verdiği bilgiye göre 14 Mayıs itibarıyla gölün su seviyesi.82,52 metre. Bu, yağışlar sayesinde su seviyesi 43 santimetre yükseldi demek. Ama sorunu çözülmedi, çünkü riskli sınır 83,30 metre.

Bursa Su Kolektifi ve İklim Adaleti Koalisyonu üyesi Caner Gökbayrak, göldeki su kaybının tek bir faktöre indirgenemeyeceğini belirtti.

Gökbayrak’a göre sorunun nedenlerinden biri, “fabrikakondular.” Kentte yaklaşık 1500 kaçak fabrika var:

“Arazi satın alınıyor, DSİ’den kuyu izni alındıktan sonra meyve ağaçları kesiliyor ve adeta bir ‘fabrikakondu’ inşa ediliyor. Hiçbir denetime tabi olmadan su çekiliyor, kirli su da yeraltına veya derelere bırakılıyor.”

Dünya genelinde tatlı suyun yüzde 70’inin tarım, yüzde 15’inin kentler, yüzde 15’inin de sanayi için kullanıldığını söyleyen Gökbayrak’a göre, Bursa’da sanayinin kullandığı pay, en az yüzde 50:

“Bu da tespit edilebilen kısmı. Genelde her şirketin yasal kuyusuna karşılık yaklaşık 10 kaçak kuyusu var. Tesisler yeraltı sularını gizlice tüketip arıtılmamış atık suyu toprağa gönderiyor.”

Gökbayrak, suyun fabrikalar tarafından çekildiği ile ilgili iki örnek verdi: Gemlik Gübre Sanayi A.Ş. Ve Cargill.

GEMLİK GÜBRE’YE YILLIK 10 MİLYON METREKÜP

İznik Gölü’nü en büyük tüketicisi Gemlik Gübre’nin gölden yıllık 10 milyon metreküp su çekmek için izni var. Kamu İktisadi Teşebbüsü olan Gemlik Gübre, 2004 yılında özelleştirildi. Şirkete, DSİ ile 27 Mayıs 2021 tarihinde imzalanan protokole göre 10 milyon metreküp su tahsis edildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre ise şirket izin verilenden daha az suyu çekiyor. Buna göre şirket, 2022 yılında gölün 8 milyon metreküp, 2023 yılında 4 milyon metreküp, 2024 yılında da 8 milyon metreküp suyunu kullandı.

İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar’ın iddiası ise daha büyük bir denetimsizliğe işaret etti:

“2020 yılında yapılan incelemede su sayacı dahi bulunmadı. Gemlik Gübre’nin gölden su çektiği noktada eskiden tek boru vardı, şu an ise üç boru var.”

İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan’ın daha önce yaptığı bir açıklama, Çakar’ın sayaç iddiasını doğruladı. Buna göre Bursa Büyükşehir Belediyesi, Gemlik Gübre’nin özelleştirildiği 2004 yılından 2020 yılına kadar gölden su çektiği pompaya sayaç takmadığını tespit etti.

Müşküle Köyü sakini Taner Sargın’ın ise başka bir iddiası var:

“Gemlik Gübre, ‘10 milyon metreküp su hakkı tanındı bana’ diyor. Ama bizce bu suyu bir ayda çekip limitini dolduruyor.”

18

CARGİLL’E YILLIK 1,5 MİLYON METREKÜP

ÇED başvurusundaki bilgilere göre Cargill’in mısır şurubu için yıllık 1,5 milyon metreküp su kullandığını belirten Gökbayrak, İznik Gölü’nden doğrudan su almadıklarını iddia ediyorlar ancak kullandıkları su, yeraltından İznik Gölü’nü besleyen su kaynağı” dedi.

Vedat Çakar, ÇED dosyasındaki yıllık su kullanımı bilgisine karşı “Cargill’in de gerçekte ne kadar su kullandığını resmi verilerle bilmiyoruz” diye konuştu.

Çiftçi Taner Sargın, İznik Gölü kıyısında 1997 yılında kurulan, 2000 yılında üretime başlayan fabrikayı o yıllarda protesto ettiklerini anlattı:

“Cargill kurulurken kamyon kasalarında eyleme gittik, dayaklar da yedik ama engel olamadık. O dönem ‘Bölgeye istihdam sağlanacak’ diyorlardı; bugün koca fabrikada sadece 400 kişi çalışıyor.”

Gölden su çeken iki şirketin, Cargill ve Gemlik Gübre’nin bir yılda toplam su kullanımı 11 buçuk milyon metreküp.

ALBAYRAK DA YOLDA

Albayrak Grubu’na ait Varaka Kağıt Fabrikası’nın İznik Gölü’nün kıyısında fabrika kurmak istedi. Gökbayrak; iptal edilen ÇED raporlarının küçük değişikliklerle yeniden onayladığını söyledi. Gökbayrak, açılan davada henüz karar verilmemişken araya Cumhurbaşkanlığının girdiğini belirtti. Albayrak Grubu’na ait Varaka Kağıt Fabrikası için İznik Gölü’ne 350 metre mesafedeki 2 bin 550 metrekarelik alan, “özel endüstri bölgesi” ilan edildi:

“Kağıt üretimi yüksek miktarda su gerektirmesine rağmen, toz pembe ÇED raporunda fabrikanın çok az su kullanacağı, suyu belediyeden alıp atığını da BUSKİ kanalizasyonuna bırakacağı iddia ediliyor. Bu imkânsız. Madem öyle, fabrika neden ısrarla İznik Gölü kenarına kurulmak isteniyor?”

ZİRAAT ODASI: TARIM DEĞİL SANAYİ

İznik Ziraat Odası Başkanı Çakar, “Gölün suyu tarımdan değil, sanayiden dolayı azalıyor. İznik iki bin yıldır tarım yapan bir kent ve bu bölge üretmek zorunda. Bugün zaten ürettiğinin karşılığını alamayan köylü, 20 liraya mal ettiği domatesi 15 liraya satmak zorunda kalıyor. Biz İznik halkı olarak gölümüzün etrafında suyumuzu tüketen fabrikalar istemiyoruz” dedi.

DÜŞÜŞ DURDURULABİLİRDİ

Ziraat Odası Başkanı Çakar’ın anlattıkları, sorunun çözümü için gösterilen çabanın sonuç vermediğini gösterdi:

“Su kaybını önlemek için Boğazköy Barajı’ndan Sakarya’ya bırakılan suyun İznik Gölü’ne yönlendirilmesini istedik. Proje 2023’te plana alındı ama tek bir çivi çakılmadı. Ayrıca Marmara’ya dökülen beş derenin göle aktarılması da bu düşüşü durdurabilirdi.”

BABAMDAN KALAN ZEYTİNLİKLER…

Çiftçi Tamer Sargın, gölün güneyinde kalan kendi köyü Müşküle ile Mustafalı, Göllüce ve Atiye köylerinin zeytin üreticisi olduğunu anlattı:

“Bizim suyumuz kesilirse biz nasıl zeytin üreteceğiz? Türkiye’nin her ihtiyacı sanayiyle karşılanamaz. Babamdan kalan zeytinlikler yarın ben öldüğümde yok olup gidecek. Çocuğum bile artık bir değeri kalmadığını gördüğü için gelecekte bu işi yapmayacağını söylüyor.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar