Tatvan’da kıyıya dolgu, Van Gölü’ne ekolojik tehdit
Bitlis’in Tatvan ilçesinde Van Gölü’nde su seviyesinin çekilmesiyle ortaya çıkan kıyı alanlarında yürütülen dolgu çalışması, çevresel etkileri ve hukuki boyutuyla tartışma konusu oldu.
HAKAN OKAY
GAZETE PENCERE - Van Gölü'nün Tatvan sahilinde son dönemde yaşanan su çekilmesi nedeniyle genişleyen kıyı alanlarında çalışma gerçekleştirildi. Tatvan Belediyesi yetkilileri, söz konusu çalışmanın, göl suyunun kıyıdan çekilmesiyle ortaya çıkan geniş alanlarda bulunan kirlilik ve atıkların temizlenmesinin ardından oluşan eğimli ve düzensiz kıyı görüntüsünün giderilmesi amacıyla yapıldığını açıkladı. Dolgu çalışmasıyla kıyının daha düzenli, bütüncül ve estetik bir görünüme kavuşturulmasının hedeflendiği ifade edilirken, göl kıyısındaki doğal alanların dışarıdan getirilen toprakla doldurulmasının ekolojik açıdan ne gibi sonuçlar doğurabileceği tartışılmaya başlandı.
EKOLOJİK YAPI BOZULABİLİR
Uzmanlara göre, Van Gölü kıyısında gerçekleştirilen bu tür müdahaleler yalnızca görsel açıdan değerlendirilmemeli. Gölün kendine özgü ekolojik yapısı nedeniyle kıyı alanlarına dışarıdan malzeme taşınmasının su kalitesi, kıyı morfolojisi, canlı yaşamı ve göl ile yeraltı suları arasındaki doğal ilişki üzerinde çeşitli riskler oluşturabileceği belirtiliyor. Ayrıca dolgu amacıyla kullanılan toprağın içeriğinde bulunan organik maddeler, azot ve fosfor gibi besin elementleri ile olası tarımsal kimyasalların zaman içerisinde göl suyuna karışmasının, özellikle sığ kıyı kesimlerinde suyun kimyasal dengesini etkileyebileceği endişesi var. Bu durumun alg çoğalmasını hızlandırabileceği, sudaki çözünmüş oksijen miktarını azaltabileceği ve kıyı ekosistemindeki canlı yaşamını olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu nedenle Van Gölü kıyısında kısa vadeli çalışmalar yerine gölün ekolojik dengesi gözetilerek uzun vadeli düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ediyor.

PROF. DR. AVŞAR: VAN GÖLÜ KENDİNE ÖZGÜ BİR EKOSİSTEM
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Koruma Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Edip Avşar, Tatvan sahilindeki çalışmaların bilimsel açıdan yürütülmesi gerektiğini söyledi. Van Gölü'nün yüksek alkaliye sahip, kendine özgü bir ekosistem olduğunu belirten Avşar "Dışarıdan getirilen toprağın içerdiği organik maddeler ile azot, fosfor ve olası tarımsal kimyasallar zamanla göle karışarak suyun kimyasal dengesini bozabilir. Bu durum özellikle sığ kıyı kesimlerinde alg patlamalarına neden olabilir ve sudaki çözünmüş oksijen miktarını azaltabilir" uyarısında bulundu.
Toprağın göl suyuyla temas etmesi halinde kıyıda kalıcı bulanıklık oluşabileceğini ifade eden Avşar, bu durumun güneş ışığının suyun alt katmanlarına ulaşmasını engelleyerek sucul bitki yaşamını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Su seviyesinin yeniden yükselmesi durumunda dolgu malzemesinin erozyonla göle taşınabileceğine de dikkat çeken Avşar, bunun göl tabanındaki sedimantasyon yapısını ve kıyı morfolojisini değiştirebileceğini belirtti ve ekledi:
"Dolgu çalışmasının yalnızca estetik gerekçelerle yapılmasının uzun vadeli çevresel sonuçları ayrıca değerlendirilmeli. Kıyı alanlarının toprakla doldurulması ilerleyen süreçte su kalitesi, çamurlaşma ve koku gibi yeni sorunlara neden olabilir."
'HUKUKİ BOYUTU DA BULUNUYOR'
Öte yandan çalışmanın yalnızca çevresel değil, hukuki açıdan da değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Prof. Dr. Avşar, anayasanın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu hatırlatarak, kıyılarda dolgu yapılmasının belirli şartlara ve gerekli izin süreçlerine tabi olduğunu ifade etti.
Van Gölü'nün sulak alan niteliği taşıyan hassas bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Avşar, bu tür uygulamaların ilgili çevre mevzuatı, sulak alanların korunmasına ilişkin düzenlemeler ve gerekli izin süreçleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tatvan sahilindeki çalışmanın ardından gözler, dolgu işleminin hangi alanı ve ne kadar kıyı kesimini kapsadığına, kullanılan dolgu malzemesinin niteliğine, çalışma öncesinde herhangi bir bilimsel veya çevresel değerlendirme yapılıp yapılmadığına ve gerekli izinlerin alınıp alınmadığına çevrildi. Belediyeden konuya ilişkin açıklama yapılmazken, Bitlis Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri inceleme başlatarak, ilçe sahilinden ve göl suyundan numune aldı.
Kaynak:Haber Merkezi