Suudi destekli Yemen hükümeti Babu’l Mendeb'i aldı

Suudi destekli Yemen hükümeti, Babu’l Mendeb Boğazı’nın kontrolünü geri almak için İran destekli Husilere yönelik saldırılara başladı. Kızıldeniz kıyılarında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Suudi destekli Yemen hükümeti Babu’l Mendeb'i aldı

GAZETE PENCERE - ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş düşük gerilimle devam ediyor ve savaşın sonlandırılmasına yönelik diplomatik girişimler belirsizliğini koruyor. Savaşın bir diğer cephesi olarak öne çıkan Yemen’de ise çatışmalar yeniden şiddetlenmiş durumda ve odakta Babu’l Mendeb Boğazı bulunuyor.

Yemen’de İran destekli Husi militanları, Temmuz ayında yeniden tırmanan çatışmaların ardından Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetine karşı Kızıldeniz kıyılarında başarı gösterdi ve 10 Eylül’de küresel ticaret ve petrol ihracatı açısından kritik önemde olan Babu’l Mendeb Boğazı’nın kontrolünü ele geçirdi.

Suudi Arabistan ve Yemen hükümeti Babu’l Mendeb Boğazı ile kıyı kentlerinin kontrolünü yeniden sağlamak için karşı saldırıların arttırdı. Yemen Hükümeti Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani yaptığı açıklamada, Suudi destekli Yemen hükümet güçlerinin Babu’l Mendeb Boğazı’nın kontrolünü etkin bir şekilde ele geçirdiğini, ancak bölgede Husi güçleriyle çatışmaların devam ettiğini söyledi. Yemen hükümetinin bu karşı saldırılarında Suudi Arabistan yoğun hava desteği sağladı. Suudi Arabistan Husi mevzilerine yönelik yüzlerce saldırının gerçekleştirildiğini duyurdu.

Yemen hükümeti ayrıca güçlerinin Babu’l Mendeb Boğazı çevresindeki kıyı şeridinde Mucha kentine kadar ilerlediğini ve İran destekli Husi milislerini geçen ay ele geçirdikleri bölgelerin çoğundan çıkardığını açıkladı. Yemen hükümeti Savunma Bakanlığı Mucha kentinin düştüğünü duyurdu.

Hükümet güçleri, boğazın ağzındaki Dhubab bölgesinde bulunan ve hayati öneme sahip bir petrol güzergahı olan bir havaalanı da dahil olmak üzere kilit noktaları da ele geçirmişti.

Bu havaalanı dahil Babu’l Mendeb Boğazı kıyısındaki bölgelerin çoğunluğu geçen ay Husiler tarafından ele geçirilmişti.

Husiler daha önce hükümet güçlerinin ilerleme kaydettiğini reddetmiş ve bu tür iddiaları “tamamen asılsız” olarak nitelendirmişti.

Boğaz çevresindeki kıyı bölgesinin geri alınması, Husilerin Akdeniz ve Hint Okyanusu arasındaki gemi trafiğini aksatmasını zorlaştıracak olsa da, Husiler yine de kıyıdan daha yukarıdan ve iç kesimlerden insansız hava araçlarıyla gemileri hedef alabiliyor.

Buna karşılık Husiler, Suudi Arabistan’da Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Rabigh’deki Aramco rafinerisi, Abha uluslararası havalimanı ve Khamis Mushait askeri üssü de dahil olmak üzere önemli noktalara saldırdıklarını açıkladı.

Yemen hükümeti, ayrıca Husilerin kontrolündeki Sanaa vilayeti de dahil olmak üzere birçok cephede de saldırılar başlattığını açıkladı. Husi yönetimindeki sağlık bakanlığı, Sanaa vilayetinin Sanhan ve Sa’wan bölgelerine düzenlenen saldırılarda iki kişinin öldüğünü ve yedi kişinin yaralandığını açıkladı.

Husi milisleri ise Taiz şehri yakınlarındaki ilerlemesini sürdürüyor. Bu bölgedeki dağ yolunun bazı bölümlerini ele geçirdiği kaydedilen Husilierin, oradaki hükümet güçlerini kuşatma altında aldığı bildiriliyor. Yemen hükümeti ise kuşatma iddiasını reddediyor.

Yemen’de savaş birçok cephede şiddetle devam ederken, en ağır çatışmalar güneybatıda, hem boğaza yakın kıyı bölgesinde hem de Husi milislerinin hükümet güçlerini kuşatmak için savaştığı Taiz çevresindeki tepelerde yaşandı.

Geçtiğimiz hafta Husilerin saldırıları Taiz-Aden yolundaki bir menfeze hasar verdi ve yol geçilmez hale geldi.

Yemen’in güney yaylalarında yer alan Taiz, iç savaşın başından beri cephe hattında bulunuyor ve sık sık Husilerin topçu ve keskin nişancı ateşi altında kalıyor.

Yemen’deki çatışma, Husi milislerinin 2014’te başkent Sanaa’yı ele geçirmesiyle başladı ve bu durum, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun ertesi yıl hükümeti yeniden kurmayı ve İran destekli grubu devirmeyi amaçlayan bir hava harekatıyla müdahale etmesine yol açtı.

Çatışmalar hızla kanlı bir çıkmaza dönüştü, cephelerin çoğu tıkandı ve bu durum zaten en yoksul Arap devleti olan ülkede büyük bir insani krize yol açtı. 2022’de varılan ve bu yaza kadar süren ateşkes anlaşmasıyla durum düzeldi.

Ancak İran’daki savaşla birlikte Yemen’de gerilim ve çatışmalar yeniden baş gösterdi. Temmuz ayında İran ile görüşmelerin tıkanması ve 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının çökmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesin sona erdiğini duyurmasıyla Babu’l Mendeb Boğazı da yeniden gündeme gelmeye başladı. İran destekli Husiler, İran’a yönelik ABD deniz ablukası nedeniyle Babu’l Mendeb Boğazı’nda gemi geçişlerini durduracağını duyurdu. Bu hamle, İran’ın şartlarını kabul ettirmek için Hürmüz’de uyguladığı stratejinin Suudi Arabistan’ın öbür yakasında da devreye girmesi anlamına geliyordu.

RUBIO: SUUDİ ARABİSTAN’IN KENDİNİ SAVUNMA HAKKI VAR

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avrupa ülkelerine gerçekleştireceği ziyaret öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın, Husilerin saldırıları karşısında “kendini savunma hakkı” olduğunu söyledi. Rubio, “ABD’nin Suudi Arabistan ile bir savunma ve güvenlik anlaşması var ve biz buna bağlı kalmayı amaçlıyoruz” dedi.

Rubio, hem Yemen hükümetinin hem de Suudi Arabistan’ın Babu’l Mendeb yakınlarında Husi hakimiyetini istemediklerini ifade etti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar